“Büyük Değişim” 2012′ye ilerlerken, dünyamız, kendimiz ve bilincin evriminde olan değişmeler hakkındaki önemli bilgi kaynaklarını bir araya topluyor.
“Büyük Değişim” alandan gelen bir gelişim raporudur ve mesajlar olumlu: ” Mantıken ‘spiritüel niyetinle’ varolmanın dışında hiçbir şey yapmak zorunda değilsin ve DNA kuantum alanı bedeninde aktive olur,” diyor Kryon. Bize, yaşamlarımızda görmeyi hiç ummadığımız değişimler ve barış bildirileri beklememizi söylüyor, Orta Doğu’da bile. “Tanrı kontrol edici bir güç değildir, sevgiyi arayın”.
Bir bilinç varlığı grubu olan Hathorları ifade eden Thomas Kenyon, bize hatırlatıyor; “Bir olayı var eden ona yönelttiğiniz dikkatinizdir.” Kenyon aynı zamanda kanal yoluyla iletişim konusuna da değiniyor; “Nöropsikoloji noktasından bakıldığında, kanal yoluyla alınmış bilgi, beyin/zihin potansiyelinin bir başka ifadesidir sadece”..
Hathorların mesajı şimdi olan ve gelecekte olacaklar için “Çok basit, unutulmuş.. Yaşamınızı neşe ve mutluluk içinde sürdürmenin bir yolunu bulun.” Sirius Yüksek Konseyi’ne kanal olan Patrica Cori, bize geleceğin asla önceden belirlenmediğini ve geçmişin de bir illüzyon, hepimiz için farklı olduğunu hatırlatıyor.
“Büyük Değişim” Mayalıların, Mısırlıların ve daha pek çoklarının sözünü ettiği kozmik bilinç yükselişi için bir yolculuktur. Eserleri milyonlarca satan bu yazarlar, uzun yıllardır bu alanda çalışıyorlar. Onların sesleri farklı, güvenilir ve bize, yeni bir dünya düzeni yaratmak için ne yapmamız gerektiğine dair basit talimatlar sunuyorlar.
Büyük Değişim
2012 VE ÖTESİ için YENİ BİR DÜNYA YARATMAK adlı kitabı edinmenizi ve okumanızı tavsiye ediyorum. Çok ilginizi çekecek ve gerçekten bilgilendirecek bir kitap.
Kitap için bir de link vereyim; http://kitap.antoloji.com/buyuk-degisim-2012-ve-otesi-icin-yeni-bir-dunya-yaratmak-kitabi/
Yazar: Onur Arslan
Arif Baştürk
Seda Kübra Küçükaslan
Ece Bostancı
Nisan 3rd, 2010 on 11:00
2012′ de bir şeyler olacağına yada hiç olmayacağına dair bilgilere tarafsız gözle bakmaya çalışmama rağmen son zamanlarda özellikle telepati konusunda sıkça tecrübe yaşamaya başladım. Biraz daha ilerleme olsun, artık ailemle telefonla iletişime gerek kalmayacak neredeyse.
Nisan 3rd, 2010 on 19:44
berk kardeşimi tebrik ediyorum. bunu yapabilen bununla uğraşabilen , uğraşmaya vakit ayırabilen nadir insanlardansın.
Nisan 5th, 2010 on 16:25
Arkadaşlar bildiğiniz birşeyler, telepatik yetenekleriniz vs varsa paylaşabilirsiniz, Nasıl çalışıyorsunuz, neler yapıyorsunuz veya yapabiliyorsunuz.
Nisan 6th, 2010 on 00:42
arkadaşların telepati diye bahsettikleri şey gönül gözü,kalp gözüdür bunlar her insanda mevcuttur bazılarının ki tamamen kapalı bazılarının ki çok az bir miktar açıktır.mesela peygamberler zaten biliyoruz tamamen açık olduklarını.hz mevlana,beyaıd bestami,ibrahim bin ethem vs vs vs. yani halk arasında ermiş,evliya diye söz edilen kimselerin kalp gözleri açık olduğundan bir yere gitmeden orada olanları,daha söylemeden sorulmak istenen şeyin cevabını vermeleri vs vs gibi bize göre imkansız gelen şeyleri.hayatlarını okursanız daha iyi anlarsınız.gelelim konumuza bizler neden yapamayalım.yaparız ama bulunduğumuz zaman diliminde bu çok zor,sabah zar zor kalıp işe git akşama kadar binbir dert sıkıntı sinir stres,akşam trafik eve kendimizi zor atarız yemek yer ve yatarız hepsi bu kısaca modern çağ hayvanı,kim bilir bu gün neler kaçırdık insan doğasından uzaklaştıkça bu özelliklerimiz köreliyor,en basit örneği ile denizlerdeki balıklar yüzlerce kilometreden haberleşebiliyorlar ise,yüce yaratan tarafından en mükemmel şekilde yaratılan bizler neden bunu yapamayalım.okuduğunuz için teşekkürler
Nisan 6th, 2010 on 23:08
selam admin arkadaşım:
yasinin de bahsettiği gibi her insanda var olan yetenekelrdir, fakat çoğu insan ne yazıkki kullanamıyor. bu ekstra özelliklerimizi kullanmak öyle kolay olmamakla beraber imkansız değildir, lakin çalışmak gerekir. imajinasyon ile gelecek veya geçmiş görülebilmektedir zaten baba vanga ve nostradamus ”durugörü” ile bu kehanetlerini yapmışlardır. merak eden arkadaşlar internetten durugörü yü aratırlarsa bir sürü kaynağa ulaşabilirler. lakin biraz tehlikeleri de yok değildir…
saygılarımla…
Nisan 9th, 2010 on 06:57
Bunun için ekstra vakit ayırmıyorum ki.
Günlük yaşamda karşıma çıkan, yaşadığım şeyler bunlar.
Nisan 10th, 2010 on 15:25
Teşekkürler arkadaşlar, his ve sezgilerine güvenmek, kalbinin sesini dinlemekte böyle bişey zannedersem. Çünkü doğru olanı söylüyorlar sana eğer sen beyninle mantık aramaya kalkarsan o zaman daha fazla sıkıntı çekiyorsun. En azından benim tecrübem bu şekilde.
Nisan 22nd, 2010 on 09:45
Araştırmanın duru görü tehlikeleri neler olabilir.??
Nisan 24th, 2010 on 21:12
hayirli aksamlar siteye yazi eklendiginde haberim olmasi icin ne yapmam gerek üyelikmi lazim caba bilgi verirseniz sevinirim siteya üye olunmuyor mu?
Nisan 24th, 2010 on 21:16
Hathorların mesajı şimdi olan ve gelecekte olacaklar için “Çok basit, unutulmuş.. Yaşamınızı neşe ve mutluluk içinde sürdürmenin bir yolunu bulun.” Sirius Yüksek Konseyi’ne kanal olan Patrica Cori, bize geleceğin asla önceden belirlenmediğini ve geçmişin de bir illüzyon, hepimiz için farklı olduğunu hatırlatıyor.
BU O KISININ GÖRÜSÜ; GELECEK ÖNCEDEN BELIRLENMEMIS OLSAYDI HAYATIMIZ ALT ÜST OLURDU. BIR PLAN DAHILINDE HERSEY HIC BIRSEY TESEDÜF DEGILDIR!!!!!
Nisan 25th, 2010 on 01:57
İyi akşamalar yorumlarınız için teşekkürler,http://www.fotonkusagi.net/feed adresinden yazı abonesi olabilirsiniz.
Haziran 28th, 2010 on 10:02
gayet güzel bir yazı ve önerdiğiniz kitap için teşekkür ederim.
2012 hakkında çeşitli senaryolar mevcut, hepimiz az çok biliyoruz.. neye inanıp neye inanmayacağım konusunda kararsız ve hatta tarafsız olmama rağmen son yıllara kendimde gözlemlediğim bir takım değişimlere de tamamen kör bakamıyorum.. berk arkadaşımızın değindiği gibi telepati bunlardan sadece 1 tanesi. günlük hayatta telepati deneyimlerini oldukça sık yaşamaya başladım. bunun için özel bir çaba sarfetmiyorum. bunun haricinde algılarımın beni bile şaşırtacak düzeyde açık ve net olması, duyularımın ise daha güçlü hale gelmesi son 2 veya 3 yıldır kendimde gözlemlediğim şeyler. ayrıca sezgilerimin de gelişmesini de ekleyebilirim..
bu değişimleri sadece kendimde gözlemlememem de işin ilginç kısmı. bazı insanlarda da -ki çoğu kişide değil- bunlara benzer değişimleri gözlemleyebiliyorum.. bu değişim ise tamamen pozitif.
gelişen bir farkındalık mevcut.
daha yaşanılası bir dünya için bizlere düşen görev, niyetlerimizi tamamen pozitif tutmak bana kalırsa. evrenle barışık olmak, doğaya saygılı olmak…