Kahinler ve Uygarlıkların 2012 Kehanetleri

   

Birçok eski çağ medeniyetinin gerek yazıtlarında,gerek mağaralarda, gerekse taşlar üzerinde 2012 yılını vurgulamaları ve 2012 ve sonrası hakkında gelecek nesillere birşeyler anlatmak istemeleri,söylediklerinin neredeyse birçoğu şaşırtıcı şekilde doğru çıkmış birçok ünlü kahinin yine 2012 yi işaret ederek Dünya için birtakım kehanetlerde bulunmaları bu yılı diğer yıllardan ayırmış ve gündem konusu oluşturmuş durumda.Peki bu medeniyetler ve şifreleri hala çözülmeye çalışılan bazı ünlü kahinler 2012 için neler öngörmüşler,gelecek nesillere neler anlatmaya çalışmışlar?

UYGARLIKLAR VE 2012 KEHANETLERİ

Maya uygarlığı 2012 kehanetleri

Astronomi ve matematik uzmanı bir uygarlık olarak kabul gören maya uygarlığına ve kehanetlerine daha önceki maya takvimi 2012 300x300 Kahinler ve Uygarlıkların 2012 Kehanetleriyazılarımızda ayrıntılı şekilde değinmiştik.21 Aralık 2012 denince aklımıza ilk gelen uygarlık olan maya uygarlığı ,Dünyanın dönüş hızını,bütün Ay ve Güneş tutulmalarını,584 yıllık Venüs döngüsünü neredeyse tam bir doğrulukla hesaplamışlardır.Herbiri 394 yıldan oluşan 13 tane baktun denilen evrenin sonucunda gün döngüsüyle samanyolu galaksisinin kesişeceğini hesaplayan mayalar, takvimlerini bu 13 baktunun tamamlanmasıyla sonlandırmışlardır.Bu 13 baktun hesaplandığında 21 aralık 2012 sonucuna ulaşılmakta ve 21 aralık günü gün döngüsü olarak bilindiğinden kehanetleri bu yönden tutarlılık kazanmaktadır.Mayalar bu tarihten sonrasını 6.Dünyanın başlangıcı farklı bir boyuta geçiş olarak öngörmüşlerdir.

Aztek Uygarlığı 2012 Kehanetleri

Aztekler kendi takvimlerinde Maya uygarlığından farklı olarak daha önce yaşanıldığına inandıkları ve içinde aztec takvimi Kahinler ve Uygarlıkların 2012 Kehanetleribulundukları çağları birinci,ikinci,üçüncü ve dördüncü güneş çağı olarak isimlendirmişerdir.Bu çağların canlılarını ve yokoluşlarını takvimlerinde anlatmışlardır.Aztekler Mayalar kadar kesin bir tarih öngörememişler fakat içinde bulunduğumuz çağ beşinci Güneş çağı ve son çağdır.

Kızılderililerin 2012 kehanetleri ve İnka Uygarlığı

Cherokee yerlileri kutsal takvimlerinde 4.çiçek günü olarak adlandırdıkları 21 aralık 2012 yi devrin sonu olarak belirtmişlerdir.Tiero kızılderilileri 2012 sonrasında zamanın duracağını belirtmekte ve 1990 ile 2012 yılları arasını insanın kendisiyle yüzleşme ve yeniden tanışma dönemi olarak vurgulamaktadırlar.Hopi yerlileri ise 9 kehanet ileri sürmüş bunlar gerçekleştikten sonra beyaz insanlar gelecek ve dünya savaşları başlayacak ,5. zamanın insanları ortaya çıkacak ve zaman bu insanlarla son bulacak diye belirtmişlerdir,İnka uygarlığıda 5.zaman insanlarından söz ederken bu insanlardan ışıltılı parlak insanlar olarak bahsetmiştir.

KAHİNLER VE 2012 KEHANETLERİ

Nostradamus 2012 kehanetleri

kahin nostradamus Kahinler ve Uygarlıkların 2012 Kehanetleri

Büyük Fransız kahin Nostradamusa göre de insanlığı çok parlak bir dönem ve altın çağ dediği farklı bir boyut beklemekte ancak bunu 2015 yılından sonra öngörmektedir.Bu dönemden önce özellikle 2010 ila 2012 yılları arasında insanlık için büyük su dalgaları,seller ,kuraklıklar,açlık ve dinsel, ırksal değişmelerle büyük savaşlar öngörmekte ve 2015 yılına kadar karanlık dönem olarak belirtmektedir.

Baba Vanga 2012 kehanetleri

Bir diğer büyük kahin Baba lakaplı Bulgar Vanga söylediklerinin büyük çoğunluğunun çıkmasıyla tanınmaktadır.11 Eylül saldırılarını ,Rusyanın Gürcistana gireceğini yıllar önce haber veren Vanga,ABD nin Bushtan sonra siyah bir lider kahin baba vanga Kahinler ve Uygarlıkların 2012 Kehanetleriyönetiminde olacağını (Obama) ve bu liderin gelmesiyle ekonomik krizin patlak verceğini söylemiş ve tüm bunların gerçekleşmesiyle şaşkınlık yaratmıştır.Ayrıca Vanga ya göre siyah liderin ABD nin son lideri olacağını ve ölmeden 2 yıl önce de Rusyanın Dünyanın süper gücü olacağını belirtmiştir.Baba Vanganın 2012 kehanetleri de hayli ilginçtir.Net bir tarihte veren Vanga ekim 2010 yılında devletler arasında siyası anlaşmazlıklar ve bunun neticesinde kasım 2010da büyük bir dünya savaşı çıkacağını ve müslümanların hristiyanları kimyasal silahla yokedeceğini belirtmiştir.21 Aralık 2012 tarihini de vurgulayan Vanga bu tarihte zaman dalgası sıfır adını verdiği dönemin sona ereceğini vurgulamıştır.

Edgar Cayce 2012 Kehanetleri

kahin edgar cayce1 229x300 Kahinler ve Uygarlıkların 2012 KehanetleriCayce 1998 yılından itibaren batının Dünya üzerindeki üstünlüğü sona ermeye başlayacağını ve doğunun, müslüman devletlerin batıya göre daha üstün hale geleceklerini belirtmiştir.Cayce ye göre bu çok kolay olmayacak ve insanlık açlıkla kıtlıkla,savaşlarla ve büyük felaketlerle karşılaşacaktır.Bunun sonucunda doğruluk yeryüzüne hakim olucak ve insanlık altın çağını yaşayacaktır.

Kehanetler çıkar veya çıkmaz bunun hakkında bilimsel bir yorum getiremeyecek olsakta hem eski uygarlıkların hemde kahinlerin ortak noktaları 2012 ve bunu takip eden süreç.Yine hepsinin ortak noktası önce insanlığı büyük felaketlerin beklediği ardından ise insanlığın altın çağını yaşayacağı.Zaten bir süre açlık ,kıtlık,sefalet ve savaşlardan sonra ,barışın,huzurun ve bolluğun olduğu,İslamiyetin tüm insanlığa yayıldığı bir Dünya hadislerde de belirtildiği gib ahir zaman Dünyası.

Bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz?
Çok beğendim (84) Faydalı (41) İlginç (50) Sıkıcı (10) Saçmalık (30)
:, , ,

İlgili diğer yazılar...


  • Kahin Baba Vanga’nın İnanılmaz Kehanetleri
  • Marduk’un Geçmişi ve Keşif Öyküsü
  • 2012 ve Dünyamızın Marduk Gezegeni Randevusu -1-
  • 2012 Filmi Geliyor
  • Efsanevi Mu ve Atlantis Uygarlıkları

  • 79 Adet yorum yapılmış

    • erhan yay

      Ne kadar saçma sapan düşünüyoruz…
      Şimdi şu mayalar, yada mu veya atlantis yada mısırlılar, ne zaman yaşamış ve uygarlıkları ne zamandı. M.Ö. 3000 li yılar değilmi ?
      işte size sorum şu
      1) M.Ö.3000 yılında yaşayan insan 2012 yılını nasıl işaret edecek…
      2) bu işaret etme kahinlik o zaman 3000 sene sonra tarih sıfırlıyacak sonra yeniden başlayıp 2012 e kadar sayın diyemi başlayacak.
      3) onlara göre böyle bir şey için 2012 değilde 5012 olmalı değilmiydi
      4) yani velhasıl kelam bu tür düşünceler sadece ve sadece abesle iştigaldir vesselam

    • admin

      M.Ö 3000 yılında yaşayan bir insan 2012 yılını nasıl işaret edecek cevap vereyim arkadaşım.Maya takvimi 13 baktundan oluşur, yani 13 bölümden oluşurmuş diyelim.Bu 13 bölümün herbiri 394 yıldan oluşuyor.Bu 13 bölüm yıl olarak hesaplandığında 13.baktunun sonu yani maya takviminin son günü bugünkü takvime göre 21 aralık 2012 gününe denk geliyor.Bu benim hesabım,düşüncem ve fikrim değil.Arkeologlar ve ilgili uzman kişilerin hesaplamaları.Bunun 2011 olarak hesaplayanlarda var ancak genel görüş 21-22 aralık 2012..Senin düşündüğün gibi mayalar,aztekler vs.. 2012 yılı diye yazmıyor arkadaşım bunlar şifrelerin çözülmesinden ve hesaplanmalarından sonra kabul görmüş gerçekler.

    • muhammet

      5012 gibi saçma birşey söyliceğine bu adamlar zamanın başlangıcını nereden biliyolar da zamanın sonunu nasıl hesaplamışlar desen belki daha mantılı birşey olurdu ve gelen cevapla birşeyler öğrenebilirdin

    • SERAP

      2012 kıyamet günü filminden sonra tüm dünya sanarım benim gibi tırsmaya başladı…

    • furkan

      islam inancı hiç mi yok bu insanlarda anlamıyorum ki…. ya kardeşim.. mayalar dediğiniz kavim kimdir sizin. batılılar gibi eski insanları biz eski uygarlık garip uygarlık diye tanımıyoruz değil mi. zaten müslüman bir kişinin bunu yapması garipsenecek bir olaydır. bu mayalar bir peygamber kavmidir. nitekim her kavime bir peygamber gönderilmiştir. işte kuran okumayan gençlik ve sonu…. bu kavim bir peygamberin kavmidir biliyorsunuzdur ki peygamberlere her ilim açıktır. onlar herşeyi bilir Allahın hikmeti ile… zülkareyn as onlardan sadece biridir;)

    • rend38

      öncelikle saygılarımı sunmak isterim 2009 un son günlerindeyiz beyler az çok matematik biliyoruz bi hesapta ben yaptım desem benim hesabıma görede 21 haziran 2012 tarihi çıkyor yani meşhur maya takviminin son günü bi kağıt kalem alın sizde hesaplayın bakalım ne bulacaksınız bence doğru bitane olmalı doğru hesap benim yaptığım hesap hepsi ne yapıp edip 21 aralık 2012 ye getiriyorlar bilerek yanlış yapıyorlar 28 ekim 2011 diyen arkadaşlarda hatalı o tarihte evrensel alt dünyanın başlama tarihi evrensel alt dünyayı hiçe sayıp takvimi bitiriyorlar ancak daha 234 gün daha olmalı niyemi 18 er günlük 13 parça daha var maya takvimi 21 haziran 2012 de bitiyor bu ne demek bilemem benim fikrime göre birileri 2012 de bişeyler yapacak adınada marduk dicekler güneş patlamaları diyecekler diyecekler diyecekler….. tekrar saygılar cürretimi bağışlayın lütfen işin içine matematik girince dayanamadım :)

    • adem baba

      arkadaşlar madem hesap diyosunuz açıkça yaptıgınız hesapları görelim bilime saygılar

    • Ramazan

      selamlar… öncelikle ben bu gibi sacmaliga inanmiyorum… Dünyanin baT$INI sadece Allah bilir kehanetciler yada baska birileri bilemez sadece sallarlar… Cok merakli bi insan oLdugumdan matematiksel olarak bi hesap yaptim ve cikcan sonuc 2122.. admin arkada$ demi$ki maya takvimi 13 baktundan olu$mu$( pek bilgim yok ama admin arkadasin verdigi sayilar üzerinden hesap yaptim) her bi baktun 394 yil ise? 13 baktun kac yil yapar? yani 13*394=5122 ve bu kavim M.Ö. 3000 yilinda ya$ami$ yanii 3000 yil sonra takvim yada tarih herneyse 0 liyor… 5122-3000=2122 yani maya takvimine göre hesap yaparsak bu tarih cikiyo ve hem bu tarihi kimse bilemez nede 2012 gelecegi Allah tan ba$ka kimse bilemez ztn.. tskler saygilar..

    • melek

      yazıları o küçültmüşsünüzki okunmuyor bile reklamların alttında geçen küçük yazılara benziyor şu siteyi bi dogru düzen yapamdınız gitti

    • admin

      Site tasarımında çalışmalar devam ettiğinden henüz herşey tam olarak oturmadı,ilgili ziyaretçi de fazla olduğundan kaptmak istemedik.Yazı boyutlarıyla da en kısa sürede ilgilenilicektir.İlginize teşekkürler.

      İstek ve önerileriniz için: Fotonkusagi.net@gmail.com

    • Fotonkusagi.NET

      Öncelikle islam inancıyla konumuzun bi alakası yok arkadaşlar.Mayalara inanmak veya inanmamak,2012 yi beklemek veya beklememek islam inancımızı bağlamaz.

      Gelelim 2. konuya herkez biyerlerden bi hesaplar yapmaya çalışmış tabi biz sadece matematik hesabı yapıyoruz,işin ayrıntıları arkeologların ve uygarlıklar konusunda uzmanlaşmış kişilerin işidir.

      Ramazan arkadaşım Admin’in verilerine göre bi hesaplama yapmış ve 2122 bulmuş.Kabaca bakıldığında hesap doğru ancak maya takvimi M.Ö 3000 değil 3114 yılında oluşturulmuştur.2122 sonucundan 114 yıl düşersek buda 2008 yapar,ancak oradaki her biri 394 yıldan oluşan baktunlar yaklaşık 394 yıldır.1 yılın tam olarak 365 gün olduğunu tam olarak söyleyemediğimizden 394 yılın ufak bir küsüratıda mevcuttur.İşin uzmanları bunu hesapladığında 21 Aralık 2012 demişler.

      Aksi 1 görüş ise 28 ekim 2011 olduğu yönünde,bu hesaplama insanlığın geçirdiği değişimlerin maya takvimiyle ilişkilendirilerek tutarlı sonuçlar elde edilmesine dayanıyor.Bunun ayrıntıları ise yazılarımızda mevcut.

      2012 Filminden sonra tırsmaya başlamış bazı arkadaşlar :) Ancak film sadece felaket üzerine kurulu olmuş.Hani Maya uygarlığı,hani foton kuşağı,hani marduk …Neyse sonuçta kötü bir film değildi izlenilesi tarafları vardı.

      Son olarak yazı boyutlarıda düzelmiş galiba,en azından ben okuyabiliyorum:)

    • Ramazan

      seLamlar..

      Fotonkusagi(büyük ihtimal site sahibi tam bi bilgim yok) arkasa tsk ediyorum yorumladigi icin :) … anlamadigim bisey hala kafamda soru i$aretleri olu$turuyor… bu i$in uzmanlari niye görsel bi hesap yapmiyolar..? acaba maya takvimi ne kadar dogru? aslinda bu sorulari sormak lazim?..

      saygilar..

    • Fotonkusagi.NET

      CEVAP:Ramazan:

      Ramazan arkadaşım ilk olarak şunu söyleyelim Fotonkusagi.net site sahibi olmasada site içeriğini oluşturan arkadaşlardan oluşmaktadır.Şunu da belirtelim ki ilgili konularda yazı yazmak isteyen arkadaşlar buradan veya iletişim yoluyla bu ekibe dahil olabilirler.

      Aslında sizin kafanızdaki soru işaretleri bilmiyorum ne kadar kişinin kafasını meşgul ediyor ama benim de kafamda soru işareti.Ve bunu araştırıyorum.Hesaplamalar konusunda yazılı dökümanlar mevcut ancak birbiriyle çelişen sonuçlar var ve bunlar tam net değilller.Hep birşeyler gizemli kalmış.Dediğiniz gibi görsel olarak şu şöyle ise şu da şöyledir ,bunu böyle yaparsak bu böyle çıkar türünden bi hesaplamaya henüz rastlamadım.Fakat maya takvimi uzmanlarından Fatih Keçelioğlu tv veya radyo programlarına konuk oluyor ve konunun detaylarına iniyor ancak o da sözlü oluyo ve algılamamız yazılı olanlardan pek farklı olmuyor.Nette bi gezinti yaptığınız zaman maya takvimi ve 2012 kehanetleriyle ilgili güzel belgeseller var ama onlarda detaylı bir hesaplama sunmuyor.

      Sözün özü şimdilik elimizdekilerle,kısıtlı verilerle birşeyler yazmaya çalışıyoruz.Zaman çok şeye gebe ve zaman geçtikçe birşeyler anlaşılacak neyin ne olduğu biraz daha oturacaktır.Her yeni gelişme, her bulduğumuz yeni bilgi de burada paylaşılacaktır.Amacımız da zamanla hem kendi kafamızdaki hem sizin kafanızdaki soru işaretlerini gidermek.

    • melek

      siteylen ilgilenin ne olur yazıları o kadar küçük yazmışsınızki okunmuyor önceden böyle deildi ana sayfa güzel fakat yazılar çok küçük

    • seyhan

      nasıl ya benim pc de yazılar çok büyük eskiden bukadar büyük deyildi pc debn pc ye deyişiyomu bu yazılar anlamadımki :)

    • fatih

      hesap yapan arkadaşlara diyorum: amerika kıtası keşfedilmiş, sen neden gidip yeniden keşfetmeye çalışıyorsun?? eline kağıdı kalemi alıp maya takvimini hesaplayacağına konunun özü nedir, ne diyorlar bunları anlamaya çalış bu daha mantıklı..
      maya takvimini hesaplasan 2012 yi tuttursan bu sefer inka takvimini hesaplamaya çalışacaksın böyle nereye varacaksın?
      hesaplarla kafa yoracağınıza 2012 de gerçekten BİŞEYLER OLACAK… bunu düşünün…

    • Ramazan

      @fatih:

      Hesap yaptik diye hesaplara inanmadik sadece verilen sayilara göre bi sonuc cikarmaya cikardik ve cikan sonuca veya herhangi birisinin cikardi sonuclara inanmiyoruz… ki bu benim $ahsi görü$üm… .. :)

    • fatih

      ramazan arkadaşım çıkan sonuçlara inanmamanız demek 2012 de bişey olacağına inanmıyor olmanız demek. peki bu sitede ne işiniz var? hayatın sırrını mı arıyorsunuz? :) )

    • helal be

      Ya gercektenmi insanlar bu sacma sapan seylere inaniyorlar. Bakin dinlerin hepsi Asya kitasindan cikmis, dolaysiyle diger insanlari pek ilgilendirmeeyen istemlelen doludur, örnegin islamiyete kadinin örtünmesi sart getirirken allah, Afrikadaki kadini düsünmemis,,, ee onunda tanrisi degilmi? Oruc tutmak güne göre ayarli, ama gel görkü iskandinavyada yasayanlari 6 ay gündüz 6 ay gece yasamlarini sürdürmeleri söz konusu… onlar icin nasil olur, 640 larda saat yoktu. ne yapacakti burada müslümanlar olsaydi o zamanlar, tanri bunlari unutmusmu acaba? Ne bileyim böyle onlarca soru var kafamda, sonucta arap yarimadasini ilgilendiren yasam bicimi. sevgilerimlen…

    • yasin

      Cevap helal be: öncelikle arkadaşımın kafasındaki soruları elimden geldiğince yanıtlayayım. 1 aslında peygamberlerin tamamına yakını kudüs ve çevresinden yanı arap yarım adasında çıkmıştır.çünkü ilk kardeş kanı burada dükülmüştür ilk insan burada öldürülmüştür.bu nedenle ilk insandan son insana kadar bu topraklarda kardeş kavgası bitmeyecektir.2 allah hepimizin allahı islamiyet örtünmeyi emrediyorsa insanın kendi iyiliği için emrediyor afrikada ki kadınlar içinde örtünmeyi emrediyor 3 kutuplardaki gibi bölgelerde oruç tutan insanlar bildiğimize göre sıfıra yakın ve o nedenle güneş referansı gerekmiyor. Fakat şimdi böyle düşünelim, eğer oruç tutulan bölge kutuplarda olsaydı doğal olarak güneş dışında farklı ve başka doğasal referans alınırdı.

      ÖNEMLİ olan oruçda (muharrem orucu) maksat yemek saatini öğrenmek veya tam olarak bilmek önemli deyildir. Başka önemli unsurlar bulunuyor ilk başta insan saygı ve sevgisi, katliama uğrayan ve insanlık değerine saygısızlık edilişin matem orucudur.
      burda orucun farklı tanımlanmasıda olabilir, oruçlu olmak demek XX ve XX saatler arasında gıda almamak anlamına gelmez ve öylede görülmemesi gerekir.

      Kutuplar hakkında fazla bilgim yok fakat 6 boyunca göz gözü görmez kadar karınlık olduğunuda sanmıyorum sanırım orda yaşayan insanlar güneş ne zaman doğdu/battı anlıyorlar, bu konuda araştırma yapan biri olursa bilgilenmiş oluruz.

    • yasin

      ayrıca yazıma ek olarak mekke dolayısıyla kabeyi baz alırsak dünyanın tam ortasına geldiğini kendiniz elinize bir dünya haritası aldığınızda veya google den rahatça görebilirsiniz..yüce yaradanın elçilerini buraya her yere eşit mesafede göndermesinden daha doğal ne olabilirki arkadaşımın kafasındaki soruları yanıtlayabildiysem ne mutlu bana.

    • Ramazan

      Cevap fatih:

      sen inanio musun 2012 de kiyametin kopacagina ? inaniyosan aklindan süphe ediyorum acikcasi… ;) ben burda sadece bakiyorum ne anlatiliyo nasil anlatilio ve ne kadar dogru olabilir..? benim yaptigim hesap kaba bi hesap ve dogru oldugunu söylemedim ztn illla bu zmnda bisey olcak demedim… ;) ztn 2012 de kiyametin kopacaginada hic inanmiyorum… bunu ne sen ne ben neDE dünyanin en büyük professoru bilemez… ,)

    • fatih

      @Ramazan:
      güzel din kardeşim ramazan:
      ben hiçbir yorumumda 2012 de kıyamet kopacak demedim bu bir!
      ama anladığım kadarıyla ki bunu açıkça söylemek istemedim yüzüne karşı şimdi söylüyorum
      senin materyalist fikirlerin var kardeşim. yanlış yoldasın bukadar materyalist olma bak koyu materyalistler Allahada inanmıyorlar görmüyorlarya ;) eskiden puta taparlardı şimdilerde onuda bıraktılar direk ateist oldular. aman kardeşim yapma kendini bırakma :)

    • özgül

      yaklaşık birbuçuk saattir pcye gömülü şekilde yazılanları okuyorum ve yazılanların 2012 yılında bişeylerin olacağını düşündürdüğü kesin ancak bu kıyamettir denilemez. günümüz türkiyesinde gidişatın bizi sona yaklaştığımızı düşünmeye sevk ettiği de açık.
      her konuda hakkımızda hayırlısı olsun arkadaşlar, zira 2012 yılına çok az bi zaman kaldı
      sevgiler
      (güzel bi site)

    • Ramazan

      Cevap fatih:
      hehe ben yurt disinda kaliyorum türkcem o kadar ii deil senin gibi materyalistin ne oldugunuda bilmem senin dedigin gibi olsaydim.. ilk insan maymun derdim :D =) ve ateist din konusuna gelincede burda ezan sesi bile duyulmuyo yani islamiyetten uzak bi yer ama cok sükür öyle bi sorunum yok…

    • fatih

      Cevap Ramazan:
      sen hakkatten türkçe bilmiyorsun buna inandım gerçekten.
      ateistlik demek müslüman olmayanlar demek değildir, bugün hristiyanlarda, musevilerde Allah’a inanır.yani illa ezan sesi duymana gerek yok.:)
      önemli olan büyük yaratıcının varlığını kayıtsız şartsız kabul etmek. GENEL olarak konuşuyorum :kafasında bununla ilgili sorular olanlar olabilir, saygı duyarım bunları da seve seve cevaplandırırım, isterseniz bana özelden de ulaşabilirsiniz…

    • mahmut

      Arkadaşlar Merhaba sitenizde yeniyim bir arkadaşım vasıtasıyla tanıştım. Öncelikle şunu belirtmekte yarar görüyorum, bu sitenin kurulumunda emeği geçen tüm arkadaşlara ve fikirleri bizimle örtüşen tüm dostlara teşekkür ediyorum. Bir mühendis olarak hayata farklı boyutlardan bakabilmek ve sorgulamayı hayat felsefesi haline getirebilmek ne kadar zor biliyorum. Bazı arkadaşların saçmalık olarak gördüğü bir çok düşünceninde bunun eksikliğinden kaynaklandığını tahmin ediyorum. Ufku geniş, düşünüp-sorgulayan, hayal gücünü farklı boyutalara taşıyabilen bir nüfusumuz henüz oluşmadı toplumumuzda. Din ve bilimin çelişmeyip örtüştüğünü anlayabilmek okadar zor geliyorki insanlara; sadece bizim toplumumuz için değil global dünyanın sorunu bu! işte birileri çıkıyor böyle güzel siteler kuruyor bilgiyi paylaşıyor, ama ne yazık ki bazı ufku dar kesimlerin temsilcileri sadece yorum yazmak adına siteye gölge düşürüyor. Bence şunu yapın Fecebookta-myspace’de takılın, Youtube’da ajdar izleyin; bırakın siz kendi dünyanızda bizde bizimkinde yaşayalım, yani o güzel yorumlarınız içinizde kalsın olmazmı?Tabiki yorum yazmak en doğal hakkınız ozaman -Bunlar Saçmalık… ‘la başlayan cümleler yerine yararlı tartışma ortamı sağlayacak yeni fikirlerle gelin. Tezimizi çürütün ya da bişeyler öğrenmenin tadına varın. Unutmayın ki şuan baktığını ekranınızın icadı için birçok mühendis çalıştı, bir çok bilim adamı emek harcadı; ha bundan 50 yıl önceki insanlara bir gün bilgisayar icat edilecek deseydiniz onlarda -saçma,imkansız… gibi cümleler kuaracaktı. Siz onlardan olmayın lütfen siz 2000′li yılların fertlerisiniz. Hepinize kucak dolusu sevgiler…

    • admin

      Aramıza yeni katılan arkadaşlarımız olmuş Özgül, Mahmut öncelikle hoşgeldiniz arkadaşlar. Yorumunuzu, düşünce ve görüşlerinizi esirgmediğiniz için teşekkür ederiz. Site içeriği hakkında iyi yorumlar almak ve gösterdiğiniz ilgiyi görmek memnuniyet verici. Bu sebeple ben kendi adıma ve diğer yazar arkadaşlarım adına teşekkürlerimi iletiyorum.

      Mahmut arkadaşımın görüşleri ve tespitlerine katılmamak mümkün değil. 2012 yılında hiçbirşey olmayabilir, bunların hepsi uydurmaca, kandırmaca, sırf menfaat elde etmek için ortaya atılmış veriler olabilir, ancak 2012 de çok şeyde olabilir. Bu sitenin içeriğinde bulunan ve henüz bulunmayan, bilinmeyen bi çok şeyle karşılaşabiliriz. O yüzden bilmediğimiz bir konuda, daha önce başımıza gelmemiş, yaşamadığımız bu tip olaylar için saçma, ütopik vs diyemeyiz, diyebiliriz belki ama bu kadarıyla geçiştiremeyiz. Bişeyleri sorgulamak, araştırma, merak etmek, incelemek gibi erdemleri artık şahıs ve toplum olarak kazanmalıyız. Kazanmalıyız ki kendi foton kuşağımıza girelim önce. Bugün bize çok sıradan, hemen hemen her cepte bulunan, her evde ortalama 3 adet bulunan cep telefonu, babalarımızın çocukluğunda akıllarının ucundan geçermiydi hiç. O yüzden önümüze sunulan seçeneklere önce bir şans vermeliyiz. Hiç birşey yapamıyorsak merak etmeliyiz,okumalıyız, okumalıyız, okumalıyız.

      Bu arada arkadaşlar kimseyi dini ve inancı için yargılamayalım, ateistmiş, yahudiymiş, puta taparmış. Herkezin dini ve inancı kendinedir. Sahip olduğu bu inancın hesabını da kendisi verecektir.Fatih arkadaşımda bir yorumunda plüton gezegeninin kızarması haberlerinden bahsetmiş. Bu konudaki incelemeler sürmektedir arkadaşım. Birşeyler derleyebildiğimizde yayınayacağız.

    • Ramazan

      Cevap fatih:

      Ben Elhamdulillah müslümanim… sadece türkceyi pek ii bilmiyorum oda yurt disinda yetismemden kaynaklaniyo.. tskler.

    • fatih

      Cevap Ramazan:
      ramazan bey: ben sizi kast etmedim. dikkat ederseniz GENEL konuştum. sizin dininiz ne beni, nede birbaşkasını zaten ilgilendirmez. amacım kesinlikle yanlış anlaşılmasın
      teşekkürler

    • Financo

      Baba Vanga nın kehanetlerini daha önce de okumuştum adam birçok şeyi çok önceden söylemiş ve bir bir çıkmış.Sıradaki kehaneti ise 2010 kasımında büyük bir savaş çıkacak olması. Bana bu da mantıklı gelmiyor değil. ABD iranla zaten anlaşamıyor, Bizim başbakımızda İsraili Filistin konusunda her platformda eleştiriyor, laf dokunduruyor haklı olarak. Birde israilin Suriyeylede büyük sorunları var. Önümüzdeki aylarda bu siyasi anlaşmalar daha büyük boyutlara varırsa belki Vanga yine haklı çıkabilir diye düşünüyorum

    • fatih

      evet financo kardeşim. aynen senin dediğin gibi bende geçen gün gazetede iran cumhurbaşkanın açıklamasını duyunca şok oldum çünkü; baba vanganın 2010 tahminini biliyordum, bundan yaklaşık bir hafta önce ahmet nejatın yaptığı açıklama ( bu yazın israil bize saldırmayı planlıyor dedi adam!!) beni resmen şok etti. baba vanga ve onu n gibiler durugörü yöntemiyle geleceğei görebiliyor. durugörü yöntemini bende denedim aynen doğru, bende gelecekten bir kare gördüm, bunu zaten herkes yapabilir. her insan medyumdur.
      ben herzaman bilimsel temellerde incelerim konuları sanıyorum büyük bir savaş çıkacak yazın ağustos gibi.. yinede Allah korusun diyorum.
      saygılarımla…

      (şimdi birileri çıkıpta yok kardeşim geleceği kimse bilemez vs. gibi şeylere girmesin, maddedin zamanda yolculuğunu 2 tam sayfa olarak yazarım buraya….)

    • yasin

      De ki : Göklerde ve yerde Allah’dan başka kimse gaybı bilemez” (Neml, 65)
      Gaybın anahtarları O’nun katındadır. Onları ancak kendisi bilir” (En’am, 59)
      De ki: Gaybı bilmek Allaha mahsustur.) [Yunus 20]
      Göklerin ve yerin gaybı Allah’a aittir.) [Hud 123, Nahl 77]

      Gaybı Peygamberler de bilmez. Bu konudaki birkaç âyet-i kerime meali şöyledir:
      (Ben gaybı da bilmem.) [Enam 50, Hud 31]
      (Gaybın anahtarları Allah’ın yanındadır.) [Enam 59]

      fatih kardeşim istersen bende sayfalarca yazabilirim
      hem bazı şeyleri tahmin etmek için kahin olmaya gerek yokki allah akıl vermiş düşünüp anlayın diye

    • fatih

      Değerli Kardeşimiz;
      Gayb kelime olarak gizli olan, görünmeyen, hisler ile bilinemeyecek kadar belirsiz olan şey demektir.
      Istılahi olarak ise gayb, insanın duyu organları, maddi ve manevi cihazları ile algılayamadığı şeylere denir. İnsanın duyu organları ve maddi ve manevi cihazlar ile algıladığı şeylere malum, yani bilinen denir. Algılamadığı şeylere de gayb, yani bilinmeyen denir.
      Gayb genel olarak mutlak ve izafi olmak üzere iki kısma ayrılır.
      Bilinmesi imkansız Mutlak Gayb: Yaratılmışların sonsuza dek muttali olamayacağı gaybi hallerdir. Yani ebedi olarak ihata ile bilinemeyecek ve idraki mümkün olmayan şeylerdir. Bunlar Allah’ın zat-ı Akdesi ve sıfatlarıdır. Hiç bir mahluk ihatalı bir şekilde Allah’ın zatını ve sıfatlarını idrak edemez. Onun için Allah’ın zatı ve sıfatları ihata noktasından ebedi olarak bize gaybi olacaktır. “Gözler O’na erişemez. Onun ilmi ise bütün gözleri ihata eder” ( Enam 103)

      Bilinmesi Mümkün Mutlak Gayb: Allah’dan başka, yaratılmış hiçbir mahlukun kendi başına bilemeyeceği hissedemeyeceği şeylere denir.

      Mutlak gayba örnek olarak Allah’ın kendi zatına mahsus bıraktığı ve başka kimseye bildirmediği şeyler demek, daha doğru olur. Zira Allah gaybı başkasına bildiremez demek, sonsuz iradesini kısıtlamak ve icbar anlamına gelir ki, bu caiz değildir. Öyle ise Allah, mutlak gaybi olan şeylerden bazılarını bazı kullarına bildirip haberdar edebilir. Bunun akıl ve din ile çelişir bir tarafı yoktur. Mesela kişinin ne zaman öleceğini, kendi bilemez ama Allah ona ilham ile bildirebilir. Şayet bildiremez dersen, Allah’ı inhisar ve icbar altına almış olursun ki, bu caiz olmaz. Bildirebilir ama bildirmez dersen delilin nedir. Zira gaybı bazı has kullarına bildirebileceğini ifade eden çok ayet ve hadisler vardır.

      Kuran Açısından Gayb İlmi: Kuran-ı Kerimde gaybı bilme ile ilgili ayetler üç sınıftır.

      Birinci Sınıf Ayetler: Gaybı bilmenin sadece Allah’a mahsus olduğunu bildiren ayetlerdir.

      Bu ayetlerden bazıları şunlardır: Göklerin ve yerin gaybı (sırrı) yalnız Allah’a aittir.(Hud 123)

      De ki: Göklerde ve yerde, Allah’tan başka kimse gaybı bilmez.( Neml 65)

      İkinci Sınıf Ayetler: Gaybin sadece Allah’a mahsus kalmayıp, Allah’ın bildirmesi ile başkalarının da bilebileceğini ima eden ayetler.

      Bu ayetlere örnek: O görüleni de görülmeyeni de bilir; çok büyüktür, yücedir. (Rad 9)

      Sonra da görüleni ve görülmeyeni bilen Allah’a döndürüleceksiniz. ( Cuma 8)

      Üçüncü Sınıf Ayetler: Zahir ve açık bir şekilde Allah’ın bildirmesi ile bazı seçkin kullarının da gaybe muttali olabileceğini ilan eden ayetler.

      Bu ayetlerden bazıları şunlardır: Allah gaybı bilendir ve hiç kimseyi gaybına (sırlarına) muttali kılmaz; ancak kendi rızası ile bir resulünü haberdar edebilir ve Allah onun önünden ve arkasından gözcüler salar.( Cin 26-27 )

      yasin kardeşim: gayb konusunda yeterli açıklama yaptım. şimdide gelelim bilimsel açıklamalara:

    • fatih

      2. sayfa:
      yasin kardeşim gayb konusunda bilmediklerini yazarak seni aydınlatmaya çalıştım. şimdi gelelim işin bilimsel kısmına :
      geleceğe veya geçmişe gitmek mümkünmü?

      Bilim adamları fizik yasalarının zamanda yolculuğa izin verip veremeyeceğini tartışıyor. ünlü fizikçi stephen hawking ve albert einstein’in bu konuda önemli teorileri mevcut.işte bu teorilerden bazıları :

      Önce uzayda bir kurtçuk deliği teorisi. Gerçekten de Einstein’dan sonra ilk Kurt Gödel’in fark ettiği gibi genel görelilik kuramı aslında fiziksel bir maddenin ışık hızından daha düşük bir hızla yolculuk yaparak kendi geçmişine geri dönmesini mümkün kılıyor.

      MIT profesörü Alan Guth, Genel Görelilik kuramını özetliyor: “Uzay-zaman kütleye nasıl hareket edeceğini söylüyor. Kütle uzay-zamana nasıl büküleceğini söylüyor.” Uzay-zaman kavramını en kolay dört ucundan gerilerek tutulmuş bir çarşafa benzeterek düşünebiliriz.Kara delikler de, yerleştirilen bir bowling topunun çarşafı delmesi gibi uzay-zaman yüzeyinde oluşan sonsuz çukurlardır. Zamanda yolculuğun gerçekleşebilmesi için uzay-zaman yüzeyinin iki noktasının birbirine değecek şekilde bükülmüş olması gerekir. Evrenin bu bölümünde zaman kapalı olarak tanımlanıyor, çünkü zamanda ilerliyoruz ilerliyoruz sonra bir bakıyoruz başladığımız yere geri dönmüşüz. İşte fizikçilerin kurtçuk deliği dedikleri de böyle bir şey. Boğaziçi Üniversitesi fizik profesörü Metin Arık anlatıyor: “Elmanın yüzeyini evren gibi düşünürsek, kurt deliği gibi evren bir yerinden deliniyor ve öbür tarafından birleşiyor.” Böylece teorik olarak bu delikleri kullanarak bir zaman diliminden diğerine geçiş yapmak mümkün.

      Ama yinede Geçmişe yolculuğu düşlemek zor çünkü bildiğimiz dünyada nedensellik sadece bir yönde işliyor.Stanford Üniversitesi teorik fizik profesörü Leonard Susskind bu nedenle geçmişe yolculuğun mümkün olamayacağına inanıyor: “Eğer geçmişe gidebilseydik domuzların DNA’sıyla oynar, onları kanatlı bile yapabilirdik. Ama bu imkansız.” diyor.

      Önemli olan fizik kuramlarının felsefeye değil matematiğe uygun olması. Prof. Arık, nedensellik ilkesinin Kuantum Alanları teorisinden çıkarıldığını ve Einstein’ın genel görelilik kuramında yer almadığını belirtiyor. Zaten şu an teorik fiziğin problemi bu iki önemli teorinin birleştirilememesi.

      Diğer yandan Susskind’e göre geleceğe yolculuk gayet kolay. İşte bize gönderdiği özel tarifi: “Önce kendini bir karadeliğin etrafında dönmekte olan bir uzay gemisinin içinde bul. Gemiye bağladığın sağlam bir halatla kendini tam ufuk çizgisinin biraz üstünde kalacak şekilde karadeliğe bırak. Kendi saatine göre burada on beş dakika takıl. Daha sonra kendini yukarı geri çektiğinde yaklaşık 1000 yıl geçtiğini göreceksin. Geleceğe gitmek kolay, zor olan geri dönmek. Ben bunun imkansız olduğuna inanıyorum.”

      Bunlardan da anlaşılabiliceği gibi geleceğe teorik olarak gidilebilir, fakat geçmişe dönmek İMKANSIZDIR! Çünkü evrende geçmişe dönmeyi engelleyen bir sistemin olduğu anlaşılmıştır.Yani yüce Yaratan, bu evrenin sahibi: geçmişe dönmeye izin vermiyor, bu anlamda teknolojileri nekadar gelişmiş olursa olsun eğer varsa bir uzaylı toplumu bile GEÇMİŞE DÖNEMEZ! Çünkü buna EVREN KANUNLARI müsaade etmiyor. Zaman içinde tüm ”ANLAR” bir fotoğraf gibi evrenin bir köşesinde kaydedilir . Zaten öldüğümüzde ”bize bu dünyada ne yaptığımız kötü-iyi amellerimiz gösterilcektir.” diye ayetler de mevcut. İşte o bahsettiğim kayıtları insan beyni algılayabilir. (Zaman ifazi bir kavram olduğundan ve tamamen ışıkla bağlantılı olduğundan dolayı geleceğin kayıtları da orada mevcut. ) Allah herşeyi kıyamete kadar belirlemiştir. HEsap günü gelmiştir, azap çekilmiştir…….

      Geleceğe şu an, şu ana da geçmiş neden oluyor, şimdi daima geçmişe dönüşüyor, ama geçmişi gelecek açıklamıyor. Değerli arkadaşım yasin: unutmayınki görünen bu evrende ve görünmeyen diğer evrenlerde herşey bir enerjidir. enerji de ışıktır. ışıkta ışık hızında hareker eder, ama dikkat edinizki her ışık her zaman ışık hızında hareket etmez, ışık hızının üstüne çıkmak ta mümkündür, altına inmekte, nitekim bilim adamlarının; bir atomun ışık hızının üzerine çıkartılarak ”IŞINLAMAYI LABORATUVAR ORTAMINDA DA OLSA ” başardıklarını biliyoruz..
      sizleri aydınlatabildiysem ne mutlu bana..
      saygılarımla..

    • yasin

      Değerli arkadaşım fatih öncelikle yazdıkların için teşekkür ederim.yazını okudum.bunların hepsine katılıyorum zaten bunlar benim sölemek istediklerimi doğruluyor.Geleceğe gidilebileceği doğrudur uzaya giden astronotların bir kaç dakikada olsa zamanda ileri gittikleri ispatlanmıştır.benim söylemek istediğim KİMSE GELECEĞE GİDİP ORADA GÖRDÜKLERİNİ ÖĞRENDİKLERİNİ ZAMANIMIZA GERİ GELİP ANLATAMAZ(ALLAH.C.C) izin vermedikçe.gittiği yerde kalır.
      bir başka konuda ışınlanmayı başarıyorlar gerçekten yani atomu değil bildiğin maddeleri ama bir sorun var.ruhu yani canlı bilinci ışınlayamıyorlar.
      yani ikimizde aynı şeyi söylemeye çalışıyoruz ama farklı tarzlarda

    • ılgın

      arkadaşlar bence büyük patlamanın yapılması bununla alakalı.çünkü büyük patlama dünyanın nasıl oluştuğu ve yeni bir gezegen yapılıp yapılamayacağını araştırmak için yapıldı ve hala yapılıyor.ayrıca 2012 de öylesine yapılmış bir film değil ama tamamiyle gerçek de deil sadece bizi uyarmak istiyorlar

    • :Kıyamet ölemi:

      arkaşlar kıyamein ne zaman kopacagini allahtan baska kimse bilemez hem kıyamet sadece bize kopmayacak herkes ölecek daha neden korkuyorsunuz ölüm allahın emri hem öbür tarafta yaşayacagız en iyisi otaraf (yalnız insallah öteki taraftada bilgisayar olur internete girebiliriz :D ) Ben 12 yasındayim ve hiç korkmuyorum sizde korkmayin :) )

    • admin

      Güzel kardeşim sitedeki hiçbir yazıda 2012de, 2015de, şurda şu zamanda, yakın zamanda, tez zamanda, çok zamanda, eksi sonsuzda, artı sonsuzda, limit sıfırda, epsilon e’de vs… vs… kıyamet kopacak diye birşey yazmıyor.

    • AkeLdaN

      Cevap admin: Arkadaşlar hepinize cümleten selam olsun… Öncelikle bütün morumları tek tek okudum sizlere yanlış bir ithamda bulunmamak için… Ayrıca Site Yöneticilerinede emekleri için çok çok teşekkür ederim…

      KONU: 2012 Kehaneti = Dünyan’ın Sonu

      Birde şöyle baksak olaya 5000 yıl önce yazılmış bir takvim,takvimin belirtmiş olduğu 5 ayrı bitiş ve başlangıç noktası( her bitişten sonra dünya yok olmamış ki biz varız.. ;) ) İslamiyet bir din ve bir yaşam biçimidir HZ.MUHAMMET s.a.v. dahi yaşam biçimi ile peygamber olmadan islamiyeti işeret eden bir yaşam biçimine sahipti… Dönelim konumuza… insan evladı kaç defa KURAN-I KERİM’e göre helâk oldu saydınız mı? 1-2-3-4-5 :) ne alaka diyenlere hemen bağlıyorum… Rabbe yakın olmak müslüman olmak değil birazda yaşam biçimiylede alakalı ise ben bu kahin veya ırk ve veya topluluklardan birileri rabbe yakındı.. FATİH SULTAN MEHMET gibi YAVUZ SULTAN SELİM gibi PİRİ REİS gibi MİMAR SİNAN gibi bu adını verdiğim saygı değer insanlarda peygamber değildi yaşam biçimleri vardı ve düzgün insanlardı ve kimsenin bilmediği hatta PİRİ REİS gibi bilemeyeceği şeyleri bildi gördü ve çizdi :) ya kahin dediğimiz insanlarda böyle insanlarsa ve mayalar içinde ve aztekler içinde böyle insanlar mevcutsa sonuçta bu takvimleri haydaaa toplanın kabilecek bi takvim yazalım demediler.. onlarında ilim ve bilim adamları yaptı kendine göre….

      ben 21.12.2012 tarihine bir kıyamet günü olarak bakmıyorum açıkçası bir helak’ın bitiş günü olarak bakıyorum ve bir müslüman olarak içim rahat…. Bütün zamanların en iyi alimleri bir araya gelse KURAN-I KERİM i inkar edemeyeceği gibi müslüman olacak bir dünya var sonuçta ve BABA’ya görede KASIM 2010 medeniyet savaşları var ve hristiyanlar yok olacaksa müslüman bir dünya yani helak’ın başlangıç tarihi kasım 2010 ve son vurgun olarak 21.12.2012 tarihini düşünüyorum…daha sonrada Sadece RABBİN bildiği kıyamet günü beklemekle geçecek belirsiz bir zaman olarak bekliyorum…

    • admin

      Cevap AkeLdaN: Arkadaşım yazdığın yorum ile bir bakıma düşüncelerimize tercüman olmuşsun. Teşekkür ederiz. Burada her ne kadar 2012 için kıyamet kopacak propagandası yapmadığımızı, dediğin gibi birşleylerin 2012 de değişmesini ve belkide kıyametten önceki Müslümanların hakimiyetinin, iyiliğin, güzelliğin ve bollluğun geleceği bir döneme gireceğimizi vurgulamaya çalışsakta, siteye ilk defa giren ve sadece 2012 sayısını gören vatandaş hiçbir yazıyı ve yorumu baştan sona okumadan Siz nerden biliyorsunuz kıyameti, Kıyemti Allahtan başka kimse bilemez, 2012 de kıyamet kopmıycak görceksiniz, siteyi 2012de de açık tutun vs vs. Yorumlar yapıyorlar. Sizin yaptığınız yorum tamamiyle bizim de anlatmak istediklerimizdir. Bunun aksini de düşünmüyoruz. Kıyametin takdiri Allahtandır. Zaman ayırdığınız ve paylaştığınız güzel yorumunuz için tekrar teşekkür ederiz.

    • AkeLdaN

      KEHANET NEDİR? VE NASIL GERÇEKLEŞİR?

      Kehaneti, en yalın anlamıyla, duyular dışı bir sezgi yoluyla, doğrudan doğruya geleceğin bilinmesi olarak tanımlayabiliriz. Kehanet olgusuna en ilkel kabine kültürlerinden en gelişmiş uygarlıklara kadar her toplumda rastlamak mümkündür. Çünkü bu olgu biz insan şuuruna özgü bir yeteneğin eseridir ve bazı insanlarda doğuştan mevcut olmakla beraber aslında hepimizin içinde saklı durmaktadır. Nitekim hemen hepimiz yaşamlarımızda en azından birkaç kez geleceğe ait sezgiler ya da rüyalarımızın gerçekleşmesi gibi -gerek kendimizde, gerekse çevremizde- olaylara rastlamışsızdır.

      Dilimizde yaygın olarak kullanılan kehanet Arapça kökenli bir sözcüktür ve Türkçe karşılığı önbili’dir. Kehanette bulunan kişilere her çağda, her toplumda farklı isimler verilmiştir. Bu isimlerden dilimizde en yaygın olarak yerleşmiş olanı kahin (erkek) veya kahine’dir (kadın). Kahin sözcüğünün anlamı, gaipten haber veren ve Tanrı habercisidir.

      Ruhsal alem, beş duyumuzun algı sınırlarının üzerinde bulunan ve çok daha ince vibrasyonlardan oluşan, fizik kanunların dışındaki kanunlara tabi olan bir boyuttur ve insan her an bu boyutla iç içe yaşamaktadır.

      Duyular dışı yeteneklere sahip olan kişilere genel anlamda medyum adı verilmiştir. Özel yeteneklere sahip olan medyum tabiatlı kişiler, ruhsal alem veya ruhsal boyutun varlıklarıyla iletişim kurabilmektedirler. Alınan bilgiler, insanın günlük yaşamı içerisinde duyular kanalıyla algılayamadığı, fakat özel şuur durumları içerisinde uzanabildiği farklı boyutlardan ve bu boyutlarda varlığını sürdüren yüksek deneyimlere sahip, insanların gelişimlerinden sorumlu idareci ruhsal varlıklardan alınan ruhsal tebliğlerdir.

      Kehanetler büyük bir buz dağının su üstünde görünen küçücük bir bölümü gibidir. Asıl önemli olan suyun altındaki görünmeyen kısmıdır.

      Kehanete Duyulan İlginin Temeli
      Günümüzde bile gelecekte nelerin olacağı birey, toplum ve dünya insanlığı olarak herkesin ilgi duyduğu, merak ettiği bir konudur. Kehanete duyulan ilginin temelinde, insanın geleceğe karşı zayıf ve bilinçsiz durumda bulunmasından ötürü, yaşama karşı daha bilgili olarak direnebilmek, kendini emniyete almak, arzularının gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini öğrenmek, aşırı derecede eş koşulan hedeflerin gerçekleşmeme durumunda hayal kırıklıkları yaşamamak ve kaderinin ne olduğunu bilmek isteği yatmaktadır..

      Parapsikoloji ve Okültizm

      İki yüz yıl kadar önce, bugün paranormal olarak sınıflandırdığımız olaylar şimdikinden çok daha kolayca kabul ediliyordu. Ancak, bu olayların Şeytanla ilişki kurmanın sonucunda ortaya çıktığına inanılıyor, insan zihninden kaynaklandıkları düşünülmüyordu. Başkalarının zihinlerini okumak, geleceği bilmek, cisimleri dokunmaksızın hareket ettirmek ve özellikle, ölülerle konuşmak hep büyücülere özgü yetenekler sayılıp, çoğu kez ölümle cezalandırılıyordu.

      Bugün bile bir çok kişinin paranormale karşı duyduğu tedirginliğin ve yine birçoğunun paranormal güçlere sahip kimselere karşı gösterdikleri saygıyla karışık korkunun nedeni olan geçmişteki bu tutumdan henüz kurtulabilmiş değiliz. Oysa, paranormal olayların uzun ve saygın bir geçmişi vardır.
      Tarih kayıtlarının incelememize olanak verdiği en eski zamanlardan beri rahiplerle büyücüler çeşitli kehanet yollarıyla geleceği öğrenmeye çalışmışlardır.
      Gelişigüzel atılan renkli taşların oluşturduğu biçimleri yorumlamak bu yollardan biriydi. Eski Mezopotamya da tanrılara kurban edilen hayvanların karaciğerleri incelenerek bulunan biçim ve toprakların yorumlanması, tıpkı 19. Yüzyıl frenologlarının insanın kafasındaki şişkinleri ölçerek karakterini yorumlamalarına benzemektedir. Daha başka kültürlerde de, kurban edilen bir düşmanın bağırsakları incelenerek gelecekle ilgili bilgiler edinilirdi.

      Kendini Gerçekleyen Kehanet ( ALINDI )

      İçimizden geçirdiklerimiz gerçek olabilir yeryüzünde yaşayan insanların, kendileri ve hayatlarındaki yüzlerce şey hakkında binlerce inancı var. Ne büyük bolluk ve bereket gibi geliyor kulağa değil mi? Pek değil aslında. Hepimiz dünyayı ve kendimizi inançlarımız doğrultusunda görür, algılar ve yaşarız. Klasik bir benzetme ile açıklayacak olursak, inançlarımız arkasından hem kendimize, hem dünyaya baktığımız gözlükler gibidir. Olup biten her şey bize gözlüklerin kalınlığı, üzerindeki su lekeleri ya da rengi nedeniyle başkalarına göründüğünden farklı görünebilir. Bu aynı zamanda genellikle görüp görebileceğimizin o gözlüklere bağlı olduğu anlamına da gelir. İşte o gözlükler inançlarımızdır..

      Hadi bir düşünün bakalım, içinizden kendi kendinize yapamayacağım diye defalarca tekrarlayıp, sonuçta başarılı olamadığınız kaç iş oldu? Aslında yapabilme ihtimaliniz daha yüksekti belki, ama siz tersine inanarak başarısızlığı sağladınız! Başka bir örnek verelim, “ben matematikte kötüyüm” diyen birini düşünelim. Zaten beceremeyeceğini baştan kabul ettiği için başarma yolundaki çabası da mutlaka bu inançtan olumsuz etkilenecektir. Sonuçta kırık not aldığı sınavdan çıkarken de kendisine “bak, söylemiştim, benim matematiğim iyi değil”
      diyecektir. Şu veya bu şekilde ne kadar negatifse de, hepimiz inançlarımızın gerçek olmasını isteriz, çünkü inançlarımızla ters düşmek huzursuzluk, ikilem, arada kalmışlık duyguları doğuracaktır. Şimdi de bunların tam tersini düşünelim; “ben yaparım, yapmamam için bir neden yok” inancı ile yola çıkan bir kişinin, başarısız olma olasılığı, içinden tersini geçiren birinden epey yüksektir. Bugün birçok self-help kitabında pozitif düşüncenin gücü olarak lanse edilen yöntem de aslında bundan farklı bir şey değildir. Hadi şimdi hemen iç sesinizi dinlemeye başlayın: Acaba kendi kendinize neleri fısıldıyor ve ne tür mesajlar veriyor, onlara inanıyor ve sonra gerçek olmasını sağlıyorsunuz. İnançlarınız şimdiye dek sizi başarıya mı yoksa hayal kırıklığına mı götürdü? Eğer ikincisi ise onlara kulak verip, değiştirme zamanı gelmiş demektir bence. Tekrar ediyorum, içinizden söylediklerinize dikkat edin, çünkü onları gerçekleştiriyorsunuz..

      Kehanet ve 32 yöntem
      Kehanette bulunma, fal bakma gibi uğraşlar insanların her zaman merakını uyandırmış ve kendine cezbetmiştir. Üzerinde yaşadığımız, Dünya adı verilen bu gezegenin yasaları icabı sadece önümüzdekini görebilmekte, ama onun gerisinde ve ilerisinde olanları fark etmekte acz içinde kalmaktayız. Yani dünya şartları gereği, zaman ve mekân içinde genişleme yeteneğimizi yitirmiş olduğumuzdan ötürü sınırlı bir algılama imkânına sahibiz. Gerçi hassas, medyomsal yetenekleri gelişmiş psişik insanlar her zaman yaşamışlar ve halen de yaşamaktadırlar, ama bütün insanlığa oranla, sayıları yok denecek kadar azdır.

      İşte, bu zaman ve mekânın ötesine taşma, geçmişte olduğu kadar gelecekte olacakları da öğrenme arzusu, insanda daima yaşamıştır. Tabiî bu, daha ziyade gelecekte olacakları öğrenmek yönündedir. Çünkü bunun altında ne de olsa bir bencillik yatmaktadır, “Acaba iyi olacak mıyım?” endişesi bulunmaktadır. Günümüzde de pek çok insan, dünyevî hayatının tıkırında gidip gitmeyeceğim anlayabilmek, kendisini rahatlatacak birkaç söz duyabilmek amacıyla falcılara gidip durmaktadır. Ama bu, hep olagelmiş bir durumdur.

      Kökeni çok eski cağlara dek uzanır ve pek tabiî ki hangi seviyede olduğunu da, bunu uygulayanların amaçları belirler. Sadece bedenin ihtiyaçlarına (her türlü arzu ve tutkular) yönelik bir kehanet yöntemiyle, yalnızca diğerkâmca duygu ve düşüncelerle ve en ufak bir benlik kaygısı taşımaksızın uygulanan bir yöntem arasındaki derin uçurumu görmemek imkânsızdır. Ama herhalde, daha ziyade ve hatta hemen hemen daima birincisi uygulanagelmiştir.

      Eski çağlarda bakılan fallarda, zaman zaman, tüm bir ulusun geleceğini öğrenme endişesi de bulunurdu. O zamanlarda kâhinlerin, falcıların sayısı hayli boldu. Yüksek sınıfa mensup olanlar ve ülkeyi yönetenlerin de özel falcıları, kâhinleri bulunurdu. Görücülerin ve kâhinlerin yanı sıra aşağı seviyeden kâhinler de vardı ve bunlar, halkın önem verdiği her türden işareti yorumlamak gibi bir mesleğe sahiptiler âdeta. Bunların pek çeşitli, garip yöntemleri vardı ve bu tip aşağı seviyeden kehanet yöntemlerinde göksel bir ilhamın payı yoktu.

      Eski Yunan’ın piti’lerinde olduğu gibi, bir medyomluk söz konusu değildi. Biraz sezgi, biraz da belirtilerin geleneksel anlamlarının bilinişi, kehanette bulunmak için yeterli oluyordu. Tabiî bu işin de uzmanları vardı. Şimdi, bu eski devirlerden beri uygulanmış yöntemlerin neler olduğunu göreceğiz. İsimlerinin tam Türkçe karşılıkları olmadığı için, bunları Fransızca isimleri (Lâtin kökenli) ile vereceğiz.

      Kehanet Yöntemleri

      1-) Aruspisler (Aruspice ya da Haruspice), Etrüsk kökenli Romalı kâhinlerdi. Bunlar, kurban edilen hayvanların (genellikle boynuzlu) bağırsaklarını inceleyerek kehanette bulunurlardı. Bu işi daha sonra yıldırımı yorumlayarak devam ettirmişlerdir.

      Aruspisler hayvanın kurban öncesi hâlini, can çekişmesini, daha sonra iç organlarını (bağırsakları, kalp ve karaciğeri) incelerler, sonra yakılışı esnasında çıkan alevlere bakarlar, ayrıca kurban töreni esnasında kullanılan suyu, tütsüyü, şarabı ve unu da tetkik eder ve kehanette bulunurlardı. Vardıkları hükümler, özellikle görünmez olaylar, kamuoyu ve Roma’nın kaderi hakkında olmaktaydı. Aralarına şarlatanların karışmasını engellemek için, imparator bunları yaklaşık altmış kişilik hür bir akademi hâlinde toparlamıştı.

      2-) Yanmakta olan ateşe bakarak kehanette bulunmaya Piromansi (Mansi=Manteia (Yun.), kehanet tekniği anlamındadır), bundan çıkan dumanlara göre kehanette bulunmaya da Kapnomansi denir. Bunlar da o dönemin en yaygın teknikleriydi. Şayet ateş zor yakılırsa, alev göğe doğru dikey olarak yükselmezse ve çok parçalı olursa, çıtırtılar şiddetli olursa, ayrıca yağmur, rüzgâr ya da başka herhangi bir etkenden dolayı sönerse, tüm bunlar felâket haberi olarak yorumlanırdı. Tersine, şayet alevler yakılan kurbanın cesedine iyice nüfuz ediyorsa, alev düz ve temiz şekilde yükseliyorsa, duman çıkarmıyorsa, bu, kurbanın tanrılarca kabul edildiği anlamında yorumlanırdı.

      Dumanın yoğunluğu, rengi, kalınlığı ve yönü de önemli işaretlerden sayılırdı. Tütsüden çıkan dumandan anlam çıkarmaya Lebanomansi denirdi.

      3-) Yere dökülen unun aldığı şekillere bakarak da kehanette bulunurlardı. Buna da Kritomansi denir.

      4-) Roma’da bazı kutsal sayılan kuşların uçuşunu, ötüşünü ve yem yiyişini yorumlayan kişilere Öğür (Augure) denir. Bunlar ikinci sınıfa ait işaretlerden sayılırdı ve Yunan’da İonistik, Lâtinlerde ise Ospis (Auspice) adını alırdı. Atinalılarda puhu kuşu, şehri himaye ettiğine inanılan Minerva’ya adanmıştı ve bu kuşun anîden görünmesi çok mutlu bir haber olarak yorumlanırdı.

      Eski Roma’da Ögürler, önemli kişiler olarak kabul edilirlerdi. Çiçero’nun da bir Öğür olduğu söylenir. Ogürler’in sanatı başlıca üç kaynağa bağlıydı: İnisiye oldukları formül ve gelenekler, Ögür kitapları ve Öğürlerin yorumları.
      .
      Ospis, kutsal sayılan bazı kuşlar tarafından yapılan bir işaret anlamına geliyordu. Ama daha sonra bu, tüm doğaüstü işaretlere verilen bir isim oldu. Kuşların ötüşü ile uçuşları ya da diğer hareketleri ayrı ayrı ele alınır ve yorumlanırdı. Aruspislerin kehanetlerinde olduğu gibi, bunlarda da herkesin yorumlayabileceği başlıca işaretler vardı. Diğerlerini yorumlayabilmek içinse, bu sanatı iyice tanımak gerekiyordu. Eski Roma’da baykuş ve kırlangıç gibi kuşlar uğursuz sayılırdı. Bunun yanında kartal, balıkçıl kuşu ve kuzgun ise, mutluluk habercisi olarak kabul edilirdi.

      Öğür, genellikle gün doğmadan önce dışarı çıkar, başı örtülü olarak gider ve ağaçsız bir yerde dururdu. Burada bazı kutsal sözler söyledikten sonra elindeki değneği yukarı kaldırır ve göğün kısımlarını belirlerdi; ayrıca arazinin, içinde kehanetin gerçekleştirilebileceği sınırları da saptardı.

      En ufak bir rüzgâr dahi çıksa Ospisler (işaretler) alınamazdı. Plutark’ın aktardığına göre, Öğürler bu yüzden her tarafı açık bir fener taşırlardı. En hafif bir rüzgâr dahi bunları söndürür, onlar da böylece boş yere uğraşmayı bırakırlardı.

      Askerî seferlerde ise böyle hassas çalışmalar yapılamadığından, daha değişik bir Ospis türüne başvurulurdu: Bir kafese konmuş olan kuşların, genellikle de piliçlerin nasıl yem yediklerine bakarak kehanette bulunulurdu.

      Bundan başka, bir yolcunun yolu üstünde beliren bazı kuşların, o kişinin sağında ya da solunda oluşlarına göre değişik anlamlan vardı.

      5-) Ospislerin yanı sıra, bazı doğa olaylarından da bilgiler alınırdı. Yıldırım düşmesi, şimşekler, Ay ve Güneş tutulmaları, kan yağmurları, yer sarsıntıları, doğal olarak kötülük işareti diye kabul edilirdi. Bu vakalardan biri şayet bir toplantı esnasında meydana gelmişse, o topluluk başka bir tarihte biraraya gelmek üzere derhal dağılırdı.

      6-) İnsanlar, özel hayatlarında da pek çok işareti kehanet vesilesi sayarlardı. Örneğin aksırmak, gözlerin seğirmesi, kulak çınlaması vs. gibi şeyleri, herkes kendi şahsî fikirleri ışığında yorumlardı.

      7-) Bir lâmbanın (Lampadomansi) ya da bir meşalenin alevine (Linkomansi) bakarak da kehanette bulunulurdu. Şayet alev iki kısma ayrılıyorsa işaret olumsuz, tek uçta birleşiyorsa olumlu, üç dille çıkıyorsa çok iyi olarak yorumlanırdı.

      8-)Toprak yüzeyindeki çatlaklara, pürtüklü kısımlara bakarak ya da toprağa taşlar atıp bunların aldıkları şekli yorumlayarak yapılan kehanete de Jeomansi denir. Bu, Araplarda çok yaygındı.

      9-) Yağmur suyu ya da bir çeşmeden akan su da kehanette bulunmak için bir vesile oluştururdu. Bazen su dolu bir kabın içine, falı bakılan kişinin parmağına bağlı bir ipin ucundaki yüzük sallandırılırdı. Yüzük hareketsiz kalırsa başarısızlık, şayet kabın iç yüzeylerine çarparsa basan olarak yorumlanırdı.

      10-) Gastromansi şöyle uygulanırdı: Etrafı meşalelerle çevrili bir kabın içine saf su konurdu. Sorulan sorunun cevabının, suyun içinde meşalelerin meydana getirdiği ışık hareketlerine bakarak alındığı ve bunu da, sadece ergenlik çağındaki bir gencin ya da hamile bir kadının görebileceği söylenirdi.

      11-) Aeromansi’de ise, rüzgârın su yüzeyinde oluşturduğu şekillere başvurulurdu. Kâhin yüksek bir yere ya da düz bir ovaya giderdi. Başı örtülü olurdu ve burada hava ilâhlarını davet ederdi. Ardından su ile dolu bakırdan havuzun yanı başına gelir ve buna, başvuran kişinin sorusunu aktarır ve su yüzeyinde oluşan izlere bakarak kehaneti gerçekleştirirdi. Su yüzeyi dümdüz kalırsa bu, beklenen şeyin gerçekleşmeyeceği anlamındaydı. Şayet su hafif bir rüzgâr etkisiyle titreşirse bu, özellikle denizciler için mutlu bir haberdi.

      12-) Alektriomansi ya da horoz vasıtasıyla kehanet ise şöyle gerçekleşirdi: Bir çember ya da bir kare üzerine alfabenin harfleri çizilirdi ve her biri üzerine bir buğday tanesi konurdu. Horozu bu figürün ortasına koyup taneleri nasıl yediğine bakarlardı. Buğday tanelerinin altındaki harfleri sırasıyla not ederler ve ortaya çıkan kelimelere göre tahminde bulunurlardı.

      13-) Roma’da fareleri kafeslere kaparlar ve çıkardıkları seslere, yaptıkları hareketlere bakarak kehanette bulunurlardı. Buna Miyomansi denir.

      14-) Ofiomansi ya da yılanlar vasıtasıyla kehanet, Eski Mısır’da ve Doğu’da hayli yaygındı. Bu hayvanlardan elde edilen alâmetler öyle saygı görürdü ki, sırf bu iş için yılan bile yetiştirirlerdi. Bu işe çok inanan bazı toplumlarda, yeni doğan bir çocuğun meşru olup olmadığını anlamak için, onu Ofiomansi yapanlara götürürlerdi. Şayet yılanlar çocuğa dokunmazsa, anasının masum, çocuğun da meşru olduğu hükmüne varılmaktaydı.

      15-) Botanomansi uygulamasında ise, danışan kişi adını ve sorularını bitkinin yapraklarına yazar ve bunlar rüzgâra bırakılırdı. Bir süre sonra rüzgârın çok dağıtmadığı yapraklar toplanır ve biraraya getirilerek, üstlerinde yazılı harflerle cümleler oluşturulur ve cevap alınmaya çalışılırdı. Bu iş için daha çok mine, incir, demirhindi ve funda yapraklarına rağbet edilirdi.

      16-) Diğer garip bir fal şekli de Filloromansi’dir. Kişi, kıvrılmış bir gül yaprağı ile alnına vurur ve çıkan sese bakarak sonuç çıkarmaya çalışırdı.

      17-) Sykomansi’de ise, rüzgârdan sallanan incir yapraklarının titreşmeleri yorumlanırdı. Bazen de kişi, incirin yaprakları üstüne adını ve sorularını yazardı. Şayet yapraklar yavaş yavaş solarsa bu, mutlu bir haber olarak kabul edilirdi.

      16) Dafnomansi: Şayet bir defne dalı ateşe atıldığında çıtırtılar çıkararak yanarsa bu, olumlu bir haber, tersi durumda ise, kötü haber olarak yorumlanırdı.

      19-) Molibdomansi: Düz ve yaş bir masa üstüne eritilmiş kurşun akıtılırdı. Katılaşan kurşun sonsuz sayıda küçük işaretler oluştururdu ve bunlar tefsir edilirdi.

      20-) Seromansi de tıpkı Molibdomansi gibi uygulanırdı. Bunun farkı, kurşun yerine balmumu kullanılmasıydı.

      21-) Belomansi ya da oklarla kehanet daha çok Araplarda, Doğulularda, Slav ve Cermen uluslarında kullanılırdı ve bunu çeşitli şekillerde uygularlardı.

      Eğer bir sefere çıkılacaksa, belli sayıda ok alınır, her birinin üstüne bir şehrin ismi yazılır ve bunlar, gelişigüzel şekilde ok sadağına konurdu. Bir çocuk kura çeker gibi bunları çeker ve böylece saldırılacak yerlerin adı ve taarruz sırası anlaşılmış olurdu.

      Bazen üç ok alınır ve bunlardan birincisi üzerine “Tanrı bunu emrediyor.” ikincisi üstüne ‘Tanrı onu koruyor.” yazılırdı. Üçüncüye hiçbir şey yazılmazdı ve tümü sadağın içine konurdu. Sonra bir tanesi çekilirdi; şayet bu birinci ok ise, yapılacak iş zaten emredilmiş kabul edilirdi. İkincisi ise, bu işten vazgeçilirdi. Şayet çekilen ok üçüncüsü ise, bu iş daha uygun bir zamana ertelenirdi.

      22-) Balta ile kehanet, daha çok, saklı bir şeyi, bir hazineyi ya da bir hırsızlığın failini bulmak için yapılırdı. Buna Aksinomansi denir. Balta, yuvarlak bir kazığın üstüne, sapı yukarı gelecek biçimde dengeli şekilde konurdu; sonra bazı formüller söylenir ve ardından şüphelenilen kişilerin adı söylenerek kazığın etrafında dönülürdü. Eğer birinin ismi söylendiği esnada balta düşerse, bu, suçlunun saptandığını ifade ederdi. Bu kehanet biçimi, Rusya’da uzun zamanlar hazineleri bulmak için kullanılmıştır.

      23-) Daktiliomansi’de ise, üstünde alfabenin 24 harfinin yazılı olduğu bir masanın üzerinde bir ipe asılı vaziyetteki yüzüğü sıçratırlar ve bunun üstüne düştüğü harfleri bir araya getirerek cevabı saptarlardı.

      24-) Kosinomansi tekniği de, daha çok Eski Yunanlılar tarafından, hırsız ve katilleri bulmak için kullanılırdı. Bir elek alınır ve bunu, başvuran kişinin başı üzerinde iki parmakla, en ufak bir kafa hareketinin bile sallayabileceği bir şekilde hafifçe tutarlardı ve suçu işlemiş olabilecek tüm şahısların adı söylenirdi. Elek hareket ettiği sırada kimin adı söylenmişse, onun aranılan kişi olduğuna kanaat getirilirdi. Ayrıca, eleği bir ipin ucuna asarlar ya da bir çivi üzerine tuttururlardı; bu âdete İngiltere’de de rastlanırdı. Orada buna “elek çevirme” denmektedir.

      25-) Alfitomansi’de ise, bir suçu işlediğinden şüphelenilen kişiye, arpa unundan yapılmış pasta yedirilirdi. Şayet kolayca yutmuşsa masumdu, ama zorlanmışsa suçlu olduğu düşünülürdü.

      26-) Tuz ile yapılan kehanetler de pek yaygındı. Romalılarda, şayet sofraya tuzluk koymak unutulmuşsa, bu, ev sahibi ve davetliler için felâket haberi olarak yorumlanırdı.

      27-) Tefromansi yönteminde, herhangi bir şeyin üstüne küllerle yazı yazılırdı. Sonra bu, rüzgâra tutulur ve rüzgârın silemediği harflerden kehanette bulunulurdu.

      28) Jiromansi yönteminde, yere, yaklaşık bir buçuk metre çapında bir daire ve bunun çevresine de alfabenin harfleri rastgele şekilde çizilirdi. Ardından, kişi dairenin ortasına geçer ve yorgunluktan düşünceye kadar kendi etrafında dönerdi. Bunun üzerine kâhin yaklaşır ve üstüne düşülmüş olan harfleri inceler, bundan, elde edilmek istenen bilgiyi verirdi.

      29-) Kübomansi ve Astragalomansi, çok benzer teknikler idiler. Zarların ya da minik kemiklerin üzerine alfabenin harfleri yazılırdı. Sonra bunlar rastgele atılır ve ortaya çıkan harflerle, sorulan sorunun cevabı alınmaya çalışılırdı.

      30-) Onomamansi ya da özel isimlere bakarak kehanet, eskilerce çok kullanılırdı. Her harfe sayısal bir değer verilir ve isimdeki sayının toplamından ya da ismin kökenine bakarak anlam çıkarılırdı. Buna benzer diğer bir teknik de Anagrammatik diye adlandırılandır. Bunda, kişinin adını meydana getiren harflerle yeni kelimeler oluşturulur, bu kelimeler de kehanette bulunma vasıtası olarak kullanılırdı.

      31-) Rabdomansi, majik değneklerle kehanette bulunmaktır. Kökeni çok eski zamanlara dek uzanır. Değnek, daha ziyade kabalistik işaretler çizmek için kullanılırdı. Ayrıca, bir kabın içine atılan değneklerin aldığı şekle bakarak kehanette bulunulurdu. Rabdomansi’nin sarkaç tekniğinin (radyestezi) atası olduğu söylenir. Değnek, 15. yüzyıldan itibaren, maden damarlarını ve kaynakları bulmada kullanılır olmuştur. İş, hırsızları ve katilleri bulmaya dek varmıştır.

      32-) Nekromansi ise, öteâlemdeki ruhsal varlıklara danışma vasıtasıyla kehanet anlamına gelmektedir. Çok eski çağlara uzanır. Günümüz spiritizm tecrübelerini andırır. Maji unsuru diğer kehanet yöntemlerinden çok daha yoğun olduğu için zor bir yöntemdir. Eski Mısır’da çok uygulanan bir usuldü.

      şimdi ne desek boş… sadece birleri doğa üstü varlıklarla irtibat halinde yada 6.ncı hissi biraz fazla gelişmiş… :) arkadaş bu yöntemlere takılmamanızı ve sadece şimdiye kadar görülen yollar olarak belirtildiğini unutmayalım… birimiz bunları kullanarak hayır kıyamet kopmayacak demesin lütfen :) :)

      bu yorumuda gülerek kapatmak istedim affınıza sığınıyorum..

      SAYGILAR…

    • hazim

      2012 yok oluş degil bir değişimdir 2012 ışık devridir ve kıyamat kopmayacaktır mayalılar 2012 den sonraki insanlara ışıklı insanlar demekteler ve foton kuşağına maruz kalan insanlar transformasyon gecirecekeler hepsi bu iki üç depremde olur veya olmaz ama dunya yeniden bir kıta olmuyacak

    • hazim

      kısa bi not insanların psişik gücleri meydana gelecek ve yoğun ufo inişlerii olacak

    • cem

      mayalar;o dönemde nasıl mısırda piramitler inşa edilmişse ve bu piramitlerde cesetlerin kalacagı hesaplanmışsa mayaların da dünyanın 4 kez kutup değişimi geçirdigini hesaplamaları ve 5 incinin olup olmayacagını bu hesaplar sonucunda ne zaman olacagını hesaplamaları gayet doğal.
      Mayaları kehanetler başlıgı altında ele almışsınız bence bu kehanet geğil bilim- matamatik

    • dersim

      selam herkese ….
      yorumların hepsini okumadım ama şu bilinen bi gerçek ki artık hiç bişey bizim çocukluğumuzdaki gibi değil herşey değişiyo her gün yeni bir olay duyuyoruz yeni bi doğal afet veya bi doğal değişme görüş olarak ateist bi insanım allah(c.c)’a sonuna kadar inancım tam ama neden insanlık özelliğimizi gösterip en yakınımızı bile merak etmiyoruz küresel değişmeler oluyo herkeste bunun farkında bizden önceki uygarlıklarda bence zihinlerini kullanarak bilimsel sonuçlar elde etmişler kehanet falan olduğuna inanmıyorum … arkadaşlar bir insan yalan söyleyebilir 5 insanda söyleyebilir ama kaç uygarlık ve her uygarlıkta kaç tane bilim adamı niye yalan söylesin allah(c.c) bize sadece yaşayacağımız ortamı yarattı ve aklınızı kullanın dedi okuyun dedi sadece kuranı mı okuyun dedi sizce mantığınızla yüzleşin etrafınızdaki küresel gelişmeleri bi takip edin
      allah(c.c)’ın buyruğunu o zaman yerine getirmiş olursunuz bazı şeyler inkar edemeyeceğimiz kadar gerçek

    • Ramazan Aslan-Malatya

      Teşekkür ederim Dersim.Konuyu bir cümlede özetlemişsin.Süper yazmışsın.Sana aynen katılıyorum.

    • sukru

      bakin arkadaslar daha bu mardukk sacmaligina inananlari gormek beni sasirtiyor yapmayin bakin size bi sie onericem orda butun merak ettiginiz sorularin cevaplarini bulabilirsiniz hatta kendinizde merak ettiklerinizi sorabilirsiniz google gok bilim yazin ve ilk siteye girin siteden 2012 basligi altinda arama yapin yani kendiniz bile ne kadar sacma seyler olduguna hayret edeceksiniz…

    • admin

      Marduk diye birşey olmayabilir, tamamen uydurmada olabilir, ama Saçma diye birşeyde yoktur, hiçbirşey saçma değildir. Merak ettiklerinizi sormanız çok güzel birşey ama cevap verenlerde insan sonuçta, fatih arkadaşımızın bir yorumu vardı incelemenizi tavsite ederim

      http://www.fotonkusagi.net/bilimsel-bakisla-2012/nasa%E2%80%99nin-2012-aciklamasi.html#comment-287

    • sukru

      benim dedigim sitede olanlarin hepsi astorom insanlarin merak ettiklerini cevapliyorlar ve dedikleri seylerde insanin kafasindaki soru isaretlerini tamamen siliyor sayin admin sizinde girmenizi oneririm

    • büşra

      Cevap sukru: 2012 flmi bizim inancımıza uymuyor kıyametten sonra kimse kurtulmıcak oncelikle onu belirtmek istedim. gecenlerde okuduğum bir yazı vardı. Kur’an da da geciyor bildiğim kadarıyla müslümanların içinden bir mehdi ( kurtarıcı) gönderilecek. özellikle yahudiler kendilerini üstün ırk olarak gördükleri için mehdiyi kendi dinlerinden bekliyorlar sadece yahudiler değil ABD de aynı fikirde bildim kadarıyla. haberlerde gören olduysa iran tüm müslüman devletlere çağrıda bulunda birleşelim mehdi gelecek diye. bu konuyu tartıştığım öğretmenlerim var hiç kimsenin umrunda bile değil.mehdi geldiğinde müslüman devletlerin birinden geldiğinde basta israille aramızda büyük savas olacak ben buna kesin gözüyle bakıyorum. 2012 ye değişim diyoruz yanlış anlamadıysam savaş kıtlık aclık felaketlerden sonra gelecek olan aydınlık. tabiki kıyameti Allah tan baska kimse bilemez. bunca bilimsel tesbitler boş değil. değişim olacaksa bence mehdi geldikten sonra olacak. bu konuda daha ayrıntılı bilgiye sahip olanlar aydınlatırlarsa sevinirim.. eğer yanlış bişey söylediysem herkesten özür diliyorum . bu sadece benim fikrimdi tüm açıklamaları okuduktan sonra aklıma ilk gelen sey bu oldu.

    • büşra

      bi şey daha eklemek istiyorum .—-^^biliyorum bu sayfa dinle ilgili bi sayfa değil ama sadece içimi dökmek benimle aynı fikirde olan varsa biraz olsun kalbimi rahatlatmak istedim ^^— kıyamet alametleri etrafımızda cok fazla. betondan binalar coğaldı . fuhuş,zina yapanlar çoğaldı .
      küresel ısınma. etrafınıza bi bakın ne kadar batılılaştık. müslümanız diyoruz ( kendime bakmadan baskalarına laf atmıyorum kendimde farkındayım ) hangimiz tam olarak müslümanlığı yerine getirebiliyoruz . yapan bir kişi iki kişi. bir ülkeyi bitirmek istiyorsan önce kltürünü sonrada dinini elinden alırsan tam olarak bitmiş demektir hepimiz bunu inkılap derslerinden biliyoruz. savaşla hakkımızdan gemiyeceklerini bildikleri için bizimde dinimizi kültürümüzü limizden alıyorlar. yavaş yavaş. biliyorlar bize direk olarak dininiz kötü deseler ayaklanırız sen nasıl böyle dersin diye cıkısırız batıya. farkındalar bunun . oyuzden yavas yavas kanımızı somuruyolar işte. bundan iki nesil önce cıkmak diye bişemi varmış . şimdi bi bakın etrafınıza hiç sevgilisi olmayanları ayıplıyorlar. bu kadarmı düştük. gazetelere dergilere bakın soyunmayı cıplak şeyler giymeyi normal olarak gösteriyolar gözlerimizi alıştırıyolar genç kızları özendiriyorlar. gördükçe cıldıracak gibi oluyorum ya facede hiçmi rastlamıyorsunuz arkadaslar beni ekleyin yok bilmemne bir sürü iğrenç şeyler . biz meleklerden daha üstün varlıklar olarak yaratılmadıkmı ? neden şimdi böyle ? dinimizi elimizden almalarına nasıl göz yumuyoruz ?

    • EMRE

      2012 mesih e de işaret ediyor olabilir.

    • sukru

      busra hanim

      Evet olabilir hakliniz ben kendim aleviyim ve mehdi felan biz daha cok inaniriz ama yani simdi dinde 2012 yi isaret eden bi sey var mi acaba ve burda konu foton kusagi marduk felan onu konusuyoz arti gelecegi kimse goremez sadece tahmin ediyorlar ve benim dedgigimde marduk diye bi sey olmadigi sadece bu isten kar etmek istiyenlerin uydurmasi bir sey zaten bana inanmanizi beklemiyom zaten mardukcularda cikip yalan oldugunu soylemez bu iste ne kadar cok para dondugunu tahmin bile edemezsiniz 2012 biter 2016 ertelendi derler ayni 2000 yilindaki gibi hatirliyan var mi bilmiyorum ama o zaman marduk geliyor diye toplu intiharlar bile oldu ben burda bilimsel bir acidan bakiyorum ve boyle biseyi bilim yalanliyor yani bir kac daha ismini bile bilmedigimiz kozmik bilimcileri dinlicegiz bu isin en iyilerini mi dinlicegiz ve ben ce isin din bolumune gelince once bir din adamiyla konusun isinde iyi biriyle konusun sonra yazin ben ce…

    • admin

      Buşra dediklerinde çok haklısın, bir takım değerlerimiz sömürülmekte ve aslında ayıp olan günah olan şeyler cici, hoş, tiki diye bugün hayatımıza sokulmakta. Ancak şu noktada sana katılmıyorum birini sevmek veya sevgili olmak ayıp yada günah değildir bana göre. Sevgiyide yaradan Allahtır, anne sevgisi, baba sevgisi, çocuk sevgisi, arkadaş sevgisi, hayvan sevgisi vs.. Böyle bi özelliğimiz var ve sevmemiz için verilmiş. Bu karşı cins içinde böyle. Ancak seviyosun diye çıkıyosun diye olayı farklı boyutlara taşımak elbetteki büyük günahlardan. Her koyun kendi bacağından asılacak neyse, sukru senin görüşünde marduk yok ama sanki bize sitem eder gibisin:) Biz de marduk var, gelecek dünyaya çarpacak 2012 de öyle olacak böyle olacak diye savunmuyoruz arkadaşım. Niyetimiz buna insanları inandırmak değil. Ama bi değişim olumsuz yönde giden bi düzen söz konusu bunu görebiliyoruz zannedersem değil mi

    • sukru

      Evet arkadasim derler ya bu memleketin suyu cikmmis diye dunyaninda oyle ama ben marduk bilimsel bir acidan bakiyorum ve bilim boyle bisey yok diyor ve burda yazan bir cok seyi bilimsel bir aciklamasi var bana gore marduk yada foton kusagi yok sacmalik nsa nin tam cevirisinde goruldugu gibi o ceviriyi yapmak saatlerimi aldi ve buraya koydum orda mantikli ve bilimsel bir sekildede her sey aciklanmis tabi deyeceksinizki nsa nin her soyledigine neden inanalim inanmiyoruz tabi soyledikleri seye bakiyoruz bilimsel bir arastirma yapiyoz mantik dusuncesinde olcum inanip inanmicamiza karar veriyoruz aslinda size biraz nsa nin kendi ana sitesinde zaman gecirmenizi oneririm bu olay ayni soyle bakin Çıkın diyin ki yakın yörüngede şu şu şu koordinatlarda şu saatte bulunan gezegenin bize yaklaştığını fark ettik.Adamlar çıkıp inceliyorlar yaklaşmıyor diyorlar,inanan yok

      bu olayi tamamen suna benzetiyorum

      1. kişi (bundan sonra kısaca 1) : Uzayda pembe filler vardır

      2. kişi (bundan sonra kısaca 2) : Yoktur

      1: Pembe filler var dediysek dünyaya çarpacak demedik, bunların varlığına karşı çıkanlar özellikle bunu kullanıyor

      2: Yoo, kısaca yoktur diyoruz, dünyaya çarpıp çarpmamasıyla ilgilendiğimiz yok çünkü pembe filler zaten yok.

      1: Pembe fil varsa, daha önce geçtiği gibi Güneş sistemine girip Dünya’nın yanından geçip gider

      2: Ne zaman geçmiş pembe fil daha önce? böyle bir şey hiç olmadı zaten yahu!

      1: Tabi pembe fil geçerken yaratacağı çekim kuvveti büyük yıkım yaratabilir

      2: Alla alla, ne zaman geçeceğini bulduk ki çekim kuvvetini tartışıyoruz? Nerden gördün de inandın pembe fillere?

      1: Bilimadamları eliptik yörüngeye sahip olması imkansız diye itiraz ediyor oysa bu mümkün

      2: Alla alla, bilimadamları böyle bir şeyin absürt olduğunu düşündüğü için itiraz ediyor ne eliptiği?

      1: Bilim şüphe üzerine kuruludur, pembe fillerden de şüphe edilmelidir

      2: Şüphe dediysek absürtlüğün de bir sınırı var, bilim olgular, deneyler ve gözlemlerle yürür, uydurmalarla değil

      1: Bugün doğru bildiklerimiz yarın yanlış çıkabilir, o yüzden belki pembe filler vardır

      2: Sırf bir şeyin tersi çıkabilir gerekçesiyle pembe fillere inanıyorsun yani

      1: Pembe fil var mı yok mu kararını vermeyi geleceğe bırakmaktan yanayım çünkü Amerikalı bilimadamları CERN’de hata yaptı, şimdi pembe filin varlığı konusunda da o yüzden hata yapıyor olabilirler

      2: Eh yani bu düşünce şemasına pes, en ufak bir bilimsel içeriği olmayan şeye inanıyorsanız İstanbul’un bir semtinde 38 başlı ejderhanın yaşadığına da inanın, ne de olsa bilimadamları hata yapabiliyor, aynı şekilde “hayır İstanbul’da bir ejderha yaşamıyor” derken de yanılıyor olabilirler.

      1: Pembe fil efsanesini 5000 yıl önce yaşayan bir topluluk söyledi, buna inanıyorum çünkü tutarlı şeyleri buldular, 360 dereceyi ve 60 dakikayı onlar buldular.

      2: 360 derece ve 60 dakika bulunmaz, bu, rakamların 1′den 10′a kadar olduğunu, sonrasında iki basamaklı sayılara geçildiğini keşfetmek kadar anlamsız bir şey. Bunlar ölçektir, bulunan bir şey değildir, ister 360 derler ister 257, bu bir şeyi göstermez. Ayrıca anlamlı bir şey buldularsa bile bu pembe fil efsanesine inanmamı gerektirmez

      1: Pembe filler evet var yada hayır yok diye cevabı NASA değil zaman verecek

      2: Masallara inanmayı sürdürün ne diyeyim

    • büşra

      admin ; ben zaten sevmek yanlış, ayıp kötü diye bişey demedin yanlış anlasılmasın sadece farklı boyutlara tasıyorlar. saf olan sevgiyi kirletiyorlar. amacları farklılastırıyorlar. ben bunu anlatmak istemiştim :) )

    • osman

      İŞTE ÇOĞU KEHANETİ DOĞRU ÇIKAN
      BABA VANGANIN ÖLMEDEN ÖNCEKİ KEHANETLERİ

      2011 Radyoaktif dalgaların yoğunlaşması nedeniyle hayvan ve bitkiler yok olma noktasına gelecek. Müslüman ülkeler kimyasal silahlar kullanacak

      2014 İnsanlığın yarısı kanserle boğuşacak

      2016 Avrupa’nın nüfusu azalacak

      2018 Dünyanın yeni hakimi Çin olacak

      2043 Müslüman bir devlet Avrupa’ya hükmedecek

      2046 Hastalıklı her organın yerine yenisi yapılacak

      2076 Bütün dünyada sınıfsız bir komünizm sistemi yerleşecek

      2088 Bütün hastalıklar birkaç saniyede tedavi edilecek

      2097 Kimse yaşlanmayacak

      2167 Yeni bir din gelecek

      2304 Ay’ın tüm sırları çözülecek

      3797 Dünyanın sonu gelecek.İnsanoğlu başka bir gezegene göçecek ve yeni bir hayat başlayacak

    • büşra

      yeni bi kaç sey öğrendim bu konuyla ilgili.. Kur’an da bir topluluk geciyormus adını hatırlayamadım. cinlerden olusan bir toplulukmuş ve her konuda (bilim sanat astroloji vs.) bugünkü insanlarda daha ileridelermiş. ve düşünecek olursak cinler insanlardan daha uzun süre yasıyor ve cinlere bazı özel seyler verilmiş. bunları biliyoruz. bu zamana kadar tahmin ettikleri seyler gerceklesmiş mayaların . Kur’an da gecen topluluk maya medeniyeti olabilr belki. ve dikkatinizi su noktaya cekmek istiyorum. mayalar kıyamet diye bişe demiyor savas ölüm aclık kıtlık kötü günlerden snra gelen güzel aydınlık günler. bakın mehdinin geleceği zamana yakın savaslar cıkacak mehdi geldinde (müslüman bir milletten) savası müslümanlar kazanak. deccal cıkacak ve müslümanları kafir yapmaya calısacak hz. İsa gökten gelecek ve deccalla olan savasında deccalı yenecek. ( dabbeyle ilgili olan seyleri hatrlayamadım). ve tüm bunlardan sonra imanı tam olanları güzel günler beklicek müslümanlık hakim olucak insanlar barıs huzur içinde yasıcak . hadis de geciyodu bunlar galiba. zaten hepsi büyük alametler su anda küçük alametleri yazsıyoruz ama mehdinin gelmesiyle büyük almetler baslıcak. dabbe, deccal, yecüc mecüc, insanların gözlerindeki perde kalkıcak ve cinleri alemini seytanları görecekler, ve en sonunda güneş batıdan doğup doğudan batıcak. kıyamet inanmayanların kafirlerin üstüne kopacak . burdanda anlasılıyoki 2012 kıyamet değil bir değişim . tüm kapılar mehdiye cıkıyor . şu dersler bitsin bu konuyla ilgili kapsamlı arastırma yapıcam. Kur’an dan ve hadis-i şeriflere bakarsak bence yüzde 50 cö zeriz bu konuyu.

    • sukru

      busra hanim

      heralde siz din derslerinii kaciriyordunuz din hocari neder cinler gelecegi goremez yani bir iki oyku anlatmisti ama simdi uzun surer yazmak istemiyom ve mayalilarin cin oldugunu idda eden ilk kiside sizsinizdir heralde yani bide bakin baba vaga midir nedir nediyor nukleger sardiri yapilacak avrupaya hristiyanlara felan ama arkadaslar ellinde nukleger olan bir muslman ilke mi var mi ki saldiri yapsin iran sorarsaniz son zamanlarda haber izleyenler iran ellindeki butun nuklegerleri amerikaylami israilemi tam hatirlamiyom degistirecegini kac gundur haberlerde soyluyorlar hatta turkiye bu iste amerika adina aracilik yapmis…gunesin batidan batidan dogma olayina gelince bilim adamlari boyle bi sey olcak diyor ama bunu daha binlerce yil beklemediklerini dile getirdiler

    • Financo

      Sukru Bey sanırım siz farklı bir gündemi takip ediyorsunuz, haftalardır aylardır haberlerde söylenenler ABD nin İrana olan baskısı ve İranında hiçbir şekilde nükleer programından taviz vermemesi, Türkiyenin de ortamı yumuşatma çalışmaları.

      Bilim bilim diyorsunda bilimde şu gerçeklerde var geleceği kimse göremez bu kesindir, ama farklı enerji formlarında yaşayan cinler, x ler y ler vs canlılar senden daha hızlı yaşarlar, zaman onlarda daha hızlıdır, çünkü 3 boyutu aşmıştır onlar, bilim bugün 8-9 boyut olabileceğinden bahsediyor. O yüzden sen bu günü yaşarken onlar yarın senin ne olacağını bilirler niye mi çünkü onlar yaşadılar bugünü sende onların gözünde yaşadın bugünü ama kendi dünyanda yaşayamadın henüz. gelecekten haber verme yok hızlı yaşama ve farklı bir boyut var.Anlatabildim umarım.

    • sukru

      tamam arkadasim olabilir pek ama cinleri felan gecelim cevabinizda aciklayici olmus sagolun bizim bas ettigimiz nibiru fel

    • sukru

      felan yani ben onun olmadigini savunuyorum cunku

      nibiru herhangibi biri tarafindan gozlemlenmedi yani bunu icin

    • murat

      bak kardeşler herşeyi ALLAH bilir kahin mahin boş iş yemişim kehaneti ulan bunlara inanmayalım yoksa kafayı yeriz kıyametin kopacağını her zaman ALLAH bilir…

    • büşra

      şükrü bey
      bakın ben zaten kesindir diye bişe demiyorum sadece okudum oyle olabilir dedim eğer siz daha iisini biliyosanız bilgilerinizi paylasırsınız.cinlere bizden farklı özllekler verilmiştir ve evet cinler geleceği görür. bunun en acık örneği halk arasında belki duymussunzdur hoca lar falcılar falan bnlar geleceğe dair seyler soylerler ve coğu zaman soyledikeri tutar neden şeytan ve cinlerden kaynaklann bişe bu . gelecekle ilgili soyledikleri tutunca bizde hemen inanırız Allaha dua etmek yerine herseyden aciz olan bi şnsanoğlunda deva ararız. anladığım kadarıyla siz boyle şeylere inanmıyorsunuz ama lütfen insanların inandıklarına saygı gösterin. ben sonuna kadar inanıyorum cinler alemine göremediğimiz seylere. ben sadece öğrenmek istiyorum bilmedikerim yanlış söylediklerim varsa tabiki düzelticeksiniz ama küçük düşürücü tarzda değil.

    • mehmet yilmaz

      arkadaslar nibiru veya herhangi bir nesne bunu gecelim insanlar yüzyillardan beri irki ne olursa olsun abartir cünkü bu genlerinde vardir birisi cikar birsey söyler ve bakarsin zaman gectikce sözler apayri bir anlama girmistir benim fikrime göre:dinler asil bir felsefe idi yani peygamber dedigimiz zaatler aslinda bir felsefeci idi onlar bir seyler yazdi söyledi ve yillar yillar gectikce insanlar buna ekleyerek ve abartarak apayri bir kavram cikardilar ve bunlarin sayesinde bizlerin gözü kör icimiz bunlardan korkar olduk ve yeni bir tez geldiginde karsimiza hemen ona siginip yazilanlarin sacma olduguna inanip yazdiklariniz gibihurafeye sariliyoruz

    • büşra

      bugün doğrusunu öğrendim inanın yanlış bilgi verdiğim için çok üzgünüm herkesten cok özür diliyorum . evet haklıymıssınız cinlerin geleceği görme gibi bir yeteneği yokmuş onlar sadece bizden daha uzun yasıyorlarmıs. o hocalarn falcıların gelecekte şu olacak gibi şu sözde kehanetleri ise sadece biz inandığımız için gercek oluyormuş. evet cok haklılar insan yeterki inansın. k. bakmayın.

    • irem

      Cevap murat: murat bey evet fal bakmak geleceği bilipt söylemek günahtır fakat pek çokta kanıtlanmış ve çıkmış kehanetler vardır.ve şunu bilmenizi isterimki,eğer beyniniz ve aklınız güçlüyse aklınızı falan yitirmezsiniz.hiç kimse gerçek dinden bu tür tartışmalardan peygamberimizin hadislerinden bahsederken kafayı yemez.bu arada büşranın dediklerine katılıyorum ve inanıyorum.zaten tüm bunları büşra değil,peygamberimizin(s.a.v)hadislerinde yazıyor.sadece cinler geleceği göremezler bu yanlış büşrada yanlışını düzeltti zaten.

    • ipek

      VALLA BABA VANGA SALLIO TUTUO HERKES ELİNDEN GELENİN EN İYİ SİNİ YAPARSA DÜNYAMIZ UZUN YILLAR BOYUNCA AYAKTA KALIR BİR ŞEYİ İÇTEN VE ÇOK İSTİYEREK DİLERSENİZ GERÇEK OLURMUŞ DENİLİO BİLİM ADAMLARI AÇIKLADI.

    • büşra

      irem tesk. ederim.. ipeğede aynı şekilde katılıyorum. bununla ilgli bişe anlatmak istiyorum. asırlar önce bir topluluk varmıs ve bu insanların aynen günümüzdeki gibi bi kısmı Allaha inanıyo buyruklarını yerine getiriyo bir kısmı ise inanmayı gec iğrenç şeyler yapıyolarmış ( fuhuş hırsızlık adam öldürme vb.) fakat o topluğun içinde Allaha inanan insanlar diğerlerni görmez den geliyorlarmıs. yani bana dokunmayan yılan bin yaşasın. ( biliyoruzki bizim dinimize göre bu cok yanlış bir düşünce ) ve bir gün kadir gecesinde inananlar ibadetlerini yapıyorlar Allaha dua ediyorlar zifir ediyorlar… Allah Cebrahil a.s. buyuruyor . o topluluğu helak et . Cebrahil a.s. gidiyor bakyor insanlar ibadet ediyorlar. geri dönüyo. fakat Allah c.c. camide ibadet insanların o bana dokunmayan yılan bir yasasın düşüncesinden dolayı hepsini yerle bir ediyor. büyük depremle o topluluk yere gömülüyor.

      yani kendi sonumuzu biz gercektende kendimiz hazırlıyoruz. su an yaşadığım ilçede o bahsettiğim kötü olaylar arttı .adam öldürme arttı fuhuş arttı kaç masum kıza tecavüz ettiler. ve yazdan beri 20 den fazla deprem oldu burda. ben inanıyorum hersey bizim elimizde….

    • Tuna

      Cevap furkan:
      arkadaşım. kuran-ı kerim de bu olaylar geçiyor zaten.
      Nasıl maya takviminde 2012 olayı şifreliyse kuran ı kerımde de bu olaylar şifreli olarak geçiyor.

    • sukru

      sifreli olarak geciyorsa kuran i kerimde sen cozdun heralde bu sifrelerden 2012 yi anlatacak kadar anlamissin sifreyi heralde

    • büşra

      Cevap Tuna: bende zaten Kur’an ı Kerimde gecmiyo diye bişe demedim zaten yazdıklarımı bi daha oku ondan sonra cevap ver tamam.

    • sukru

      neden okuduktan sonra nasil bir dusunceye kapilacak ki yani ben okumadigim icin tam bilmiyom bununla ilgili bir sey varsa paylasin busra hanim ve arti neden her zaman dinsel acidan bakiyoz bu olaya birazda bilimsel acidanda baksaniza

    • büşra

      Cevap sukru: evet herzaman dinsel acıdan bakıyorum. nedeni ise: Kur’an ı Kerimde gecenler peygamber efendimizin hadisleri zaten hepsi bilimsel konular. bakın mesela. paygamber efendimiz bize oturarak su içmenin sünnet olduğunu söylemiş. bilimsel acıdan bakalım. ayakta su içtiğimiz zaman suyun içinde bulunan mikrpların bir kısmı midedeki HCL asidinin etkisine uğramadan duadenuma gecer. eğer bağışıklık sistemimiz kuvvetli değilse HCl nin etkisine uğramamış mikroplar bağırsaklarımızda çeşitli hastalıklara neden olur. bakın bu en basit örneklerden biri. sükrü bey benim fikirlerime katılmak zorunda değilsiniz. sadece saygı duymanızı istiyorum.

    • sukru

      evet olabilir ozaman konumuza donelim siz 2012 de neler bekliyorsunuz kiyamet felan mi ben dinsel acidan pek sey bilmedigim icin soruyom yani alametlerin sizce soylenildigi gibi yuzde 95 felan gerceklestimi?

    • ertug

      Bütün insanlığın %99 u bazı güçler tarafından öyle bir kandırılmış ve uyutulmuş ki, hepimiz sanki yarın aynı dün sabah ki gibi güneşin tekrar doğacağını ve hayatın aynı şekilde kendi karmaşasında devam edeceğini düşünüyoruz. Oysa yarın böyle olmaz ise… paranın, hisse senedinin, altının ve mücevherin bir dilim ekmeği bir yudum suyu alamadığı günlerin olabileceğini aklımızın bir köşesine yazalım…

    • büşra

      Cevap sukru: ben kıyamet kopacağını düşünmüyorum. evet kıyamet küçük alametlerin şu anda % 95 ini yaşıyoruz. ama büyük alametler cok daha farklı. ( dabbe ,deccal, yecüc-mecüc, mehdinin gelmesi….) yeni öğrendiğim bir şeyi anlatmk istiyorum. Deccal geldikten sonra insnaları ben Allahım diye kandırmaya çalışacak.imanı tam olmayan kişiler ona inanacaklar imanı tam olanlar ise deccalin alnın daki kafir yazısını görebilecekler. deccal bizlere cennet ve cehennem vadedecek. fakat onun cenneti cehennem . cehennemi ise cennet olacak. mesih(isa a.s.) gelecek ve deccalle savaşında onu yenecek.ve tüm dünyaya islamiyet hakim olacak. aydınlık çağı dedikleri bu olabilir. Ve daha sonra yeryüzünde bi tane bile Allah diyen kalmadığı zaman kıyamet kopacak ben böyle biliyorum. yanlışlarım varsa düzeltin bende daha iyi öğrenmiş olurum. ben 2012 de MEHDİ nin geleceğini düşünüyorum. çünkü hersey ona cıkıyor. bunu daha öncede belirtmiştim. iran başbakanı cıktı haberlerde bangır bangır bağırdı. kimsenin umrunda değil. mehdinin gelmesi yakın dedi adam. savaş çıkması yakın diyor. mehdinin müslüman devletlerden geleceğini biliyoruz. yahudiler kendilerini ütün ırk olarak gördükleri için ve mehdi a.s. kendi ırklarındn bekledikleri için savaş kaçınılmaz. bi kere daha söylüyorum benim düşündüklerime katılmak zorunda değilsiniz sadece saygı duyun.

    • Gokhan

      Rend38 arkadaşım hesaplamışsın ve de 21 haziran 2009 u bulmuşsun. sanırsam şubatın 4 yılda bi 29 çektiğini hesaplamadın.

    Yorumunuzu Yazın...

    Bağlantılar

    • Bursa Bar-Club-Pub Bursa barları, Bursa clup aktiviteleri, Bursa pub iletişim ve adres bilgilerini bulabileceğiniz web sitesi.
    • oyun indirOyun indirmek için ideal bir oyun sitesi.
    • nokiaNokia hakkında arandıklarınız bulmak istedikleriniz.
    • fifa 2010 Fifa 2010 tutkunlarına.
    • Haber Blogu Sosyal medyadan haberin merkezi.