Bilimsel Bakışla "2012"
Nasa’dan Şili Depremi Açıklaması
27 şubat gecesi, pasifik saatiyle 03:30 sularında Şili’de 8.8 büyüklüğünde bir deprem Nasa sili depremi Nasadan Şili Depremi Açıklamasımeydana gelmişti. Geçmişte Maya uygarlığının beşiği ve yaygın olarak yaşadağı alanlardan olan Şili’de meydana gelen ve yaklaşık 95 saniye süren büyük şiddetteki bu deprem hakkında Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) uzmanlarından bir açıklama geldi. Açıklamaya Nasa resmi sitesi nasa.gov adresinde “Chilean Quake” araması yaparak ulaşabilirsiniz.
Nasa JPL (uzay, yıldız, dünya, gezegen) uzmanı Richard Gross’un hesaplamalarına göre 8.8 lik Şili depremi Dünyanın dönüş yörüngesini 8 cm değiştirmiş ve bu değişim kendi çevresinde dönüşünü 24 saatte tamamlayan dünyamızın dönüş periyodunu yaklaşık 1.26 mikrosaniye azalmasına sebep olacaktır. Bu da demektirki 24 saatlik bir gün Şili depreminden sonra saniyenin milyonda 1.26’sı kadar kısalmıştır. Daha önceki yer sarsıntılarında bu denli hesaplamaların yapılmadığını belirten Gross, Aynı hesaplamayı 26 Aralık 2004 tarihinde meydana gelen güneydoğu Asyanın Sumatra Adası, Hint Okyanusu açıklarında ki 200 bin kişinin ölümüne yol açan 9.1 büyüklüğündeki deprem için yapıldığında, Sumatra depreminin de dünyanın yörüngesini 7 cm değiştirdiğini belirtiyor. O depremin günü kısaltma süresi ise Saniyenin milyonda 6.8′i. sili-depremiSumatra depreminin şiddetinin daha büyük olması ancak Dünya yörüngesini daha küçük değiştirmesi, ancak süreye daha fazla etki etmesi ise, ekvatora yakınlık ve depremin meydana geldiği fay hattının dünyanın merkezine olan açısına bağlı olduğu belirtiliyor.
Bugüne kadar meydana gelmiş her depremin bu etkiyi yaptığı varsayılırsa yaşadığımız günün 24 saat olmadığını düşünmememiz için bir neden yok. Ancak NASA uzmanı Richard Gross’a göre her deprem büyük ölçüde bir değişiklik yaratmıyor. Dünyanın merkezi olarak kabul edilen Ekvatora yakın bölgelerde meydana gelen depremler yörüngeyi önemli ölçüde etkilemezken, kutuplara daha yakın ve ekvatora daha dik bir fay hattında oluşan depremlerin etkisi ise önemli derecede büyük.
Peki bu zaman kısalması insanlık ve dünya için ne ifade ediyor? İnsan ömrü ortalama 60 yıl dersek, yaşanabilecek 1.26 mikrosaniyelik bir kayıp pek de olumsuz etkilemeyecek insanı. Ancak tüm dünya insanları göz önünde bulundurulursa yaklaşık 7 milyar insan olduğu da düşünülürse, günlük yaklaşık 88 dakika bir kayıp söz konusu olacaktır. Bu da tüm insanlık için yıllık 22.35 gün bir kayıp demektir. Farklı bir açıdan da ele almak gerekirse sık sık deprem haberleri duyuyoruz, bunların bir kısmının 7 cm, 8 cm, 3 cm, 5 cm vs. lik yörünge değişikliklerine sebep olması ve bunun bu şekilde artması, dünyadan çıplak gözle gözleyemediğimiz bazı göl cisimlerinin gözlenebilmesi anlamına gelebilir. Bu da 2012 öncesi Marduk gezegeninin çıplak gözle gözlenebileceği söylentilerini belkide doğrulayacaktır.
Foton Kuşağı ve 2012 Kim ne Diyor?
Dünyamızın 2012 yılında 2000 yıllık bir foton çağına gireceği söylentilerini ve bunun üzerine ortaya atılan senaryoları herhalde hepimiz biliyoruz. Bilmeyen duymayan veya konudan bi haber olan kaldıysa fotonkusagi.net sayfalarında biraz vakit geçirerek bilgi edinebilir. Peki ortaya atılan 2012 ve Foton Kuşağı senaryoları gerçekleşmeye başladı mı? Bu konuda basında çıkan ve Uzay bilimcileri, Araştırmacılar ve bazı profösörler 2012 ve foton kuşağını şu şekilde değerlendirmişler;
Akşam Gazetesi araştırmacı yazarı SERDAR TURGUT:
Sn. Serdar Turgut 2012 senaryolarının çoğunun gerçekleşmeye başladığını vurgulayarak, hiçbirşey olmayacağını söylemek yanlış olur çünkü birçok şey olmaya başladı bile diyor. Birde İnsanları Maya takvimini yanlış anladıkları konusunda uyarıyor, Maya takvimi 2012 de sona ererken, ertesi sabah yepyeni bir hayatın başlayacağına işaret ettiğini belirtiyor. Serdar Turgut, 2012 için sadece “Son” diye odaklanmanın hata olacağını, aksine 2012 de inancın çok daha önemli hale geleceğini, ileri düzeyde yepyeni bir çağa geçeceğimizi düşündüğünü belirtiyor.
Sirius Ufo Uzay Bilimleri Başkanı HAKAN AKDOĞAN:
Hakan AKDOĞAN’da yeni bir dönemin başlayacağını savunanlardan. Birçok insan birşeylerin değişmeye başladığını
hissediyor diyen Akdoğan, Depremlerin artması, buzulların erimesi, volkanik hareketler, psikolojik düzensizlikler, siyasi ve sosyal anlaşmazlıkların içine girmekte olduğumuz Foton Kuşağı etkisinden kaynaklandığını, tüm bunların bu yüksek enerji düzeyine alışma evreleri olduğunu belirtiyor. NASA’nın keşif olarak duyurduğu,”Dünya kaynağı belirlenemeyen bir yerden gelen kozmik ışın yağmuru altında” haberini de belirten Sirius ufo başkanı Akdoğan, bununda Foton kuşağından saçılan yüksek miktardaki elektronların dünyaya bombardımanı şeklinde yorumluyor. Kuran’ı Kerim İbrahim süresi 48.Ayetin “O gün yer küre başka bir yer küreye dönüşür” ve İncilden ““Ne mutlu yumuşak huyu olanlara ki onlar Dünya’yı miras alacaklar” açıklamalarının da Foton kuşağı etkisine girmiş bir dünyayı anlattığını vurguluyor Sn. Akdoğan. Son olarakta içimde bulunduğumuz durumun insanlığımızın gördüğü en önemli ve en zor süreç olduğunu belirten Sirius ufo başkanı, herkez bu geçişi tamamlayıp boyut atlayamayabilir diyor.
Kıyamet 2012′nin yazarı Joseph LAWRENCE E.:
Yazar kitabında da belirttiği 2012 hakkındaki değişim düşüncelerini bazı temel esaslara dayandırıyor. LAWRENCE E. ye göre bu maddeler ise şöyle;
-Maya Takvimine göre 2012 yeni bir çağın başlangıcıdır.
-Dünaymız 2003 yılından beri hızla artan küresel ısınma tehditi altındadır ve Güneş fizikçilerine göre 2012 yılı güneş aktivitelerinin en yoğun olacağı yıldır.
-Güneşteki artan aktiviteler Dünyadaki değişimlerle bağlantılıdır.
-Rus fizikçilerin teorilerine göre Güneş sistemimiz yıldızlar arası bir enerji bulutuna girmiş ve 2010-2020 yılları arasında Dünyamız bu enerjiden ciddi manada etkilenecektir.
-Yaklaşık 600 bin veya 700 bin yıllık periyotlarla harekete geçen Yellowstone süpervolkanı volkanik bir patlamanın eşiğinde.
-Doğu felsefesinin önde gelen inanışlarına göre 2012 birşeylerin sonu olarak görülüyor.
-İncil kitabının bazı çeviriler 2012 nin son olacağını yazıyor.
Ankara Üniversitesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ethem DERMAN:
Ankara üniversitesi profösörüne göre ise 2012 ve foton kuşağı söylentilerinin hiçbir gerçeklik payı yok ve hepsi şarlatanlık ürünü söylentiler. Prof. DERMAN kimsenin bu söylentilere kulak asmaması gerektiğini tüm bunların para kazanmak için oluşturulmuş şarlatanlık endüstrisi olduğunu belirtiyor. Foton kuşağına girilecek, Marduk çarpacak, Güneş fırtınaları taş devrine döndürecek, Dünyamıza göktaşı çarpacak ve 60 milyon yıl önce dinazorların yok olduğu gibi bizde yok olacağız vs. gibi ortaya atılan hiçbirşeyin doğruluk payı olmadığını, insanların bu kişileri dinlemek yerine işin ehli bilim adamlarına inanmaları ve kulak vermeleri gerektiğini de vurguluyor Prof. DERMAN.
NASA Astrobiyologlarından Dr. DAVİD MORRİSON:
Dr. David Morrisonda 2012 söylentilerinin evrenin en büyük yalanı olduğunu vurguluyor. Olaya birazda mizahi yaklaşan Morrison Maya Takvimine atıfta bulunarak, “Benim masa takvimimde 2009 da sona eriyor ama ben kalkıpta 2009 bitecek dünya sona erecek demiyorum” cümlelerini sarfediyor. Bunun yanısıra her 400 bin yılda bir dünyada manyetik kutuplaşma olduğunu bunun bir takım etkileri olabileceğini fakat bir kıyamet getirecek boyutta olmadığını belirtiyor. Böyle bir kutuplaşma içinde henüz bir kaç bin yıl zaman olduğunu belirten Dr. Marrison, 2012 nin tamamen çıkacak film öncesi yapılan asparagas olduğunu ve bu yalanında uzunca bir dönem devam edeceğini vurguluyor.
Dünyamıza Kozmik Işın Yağıyor
Kozmik ışınlar Dünya üzerinde elde edilemeyecek kadar yüksek enerjili ve yüklü,helyum veya proton çekirdeğine benzeyen az miktarda foton ve elektron karışımından oluşan,ışık hızına yakın hareket eden atomaltı parçacıklardır.Uzayda nasıl oluştuğu ve kaynağının ne olduğu günümüzde hala anlaşılamamıştır. Uzayın her yönünden Dünyamıza yağabilen kozmik ışınlar çoğu zaman yeryüzüne kadar inebilmektedir.Ancak dünyamızın manyetik alanından dolayı enerjilerini yitirmekte ve insanlara hasar vermemektedirler.
Son yıllarda ise Dünyamızın maruz kaldığı kozmik ışın yağmurları epeyce artmış,bu da bilim çevrelerini endişeye sevketmiştir.Durumu Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA da “Keşif” başlığıyla duyurduğu haberde,Dünyamızın güneş sistemi dışında kaynağı belirlenemeyen bir yerden gelen kozmik ışınların bombardımanı altında bulunduğunu ifade etmiştir.Nasa bilim adamlarında heyecan yaratan yüksek enerjili yoğun elektron bombardımanının daha öncekilerden farkı ise güneş sistemi dışında farklı bir kaynaktan geldiğinin gözlenmesi ve bu kaynağın ne olduğunun saptanamaması.Louisiana Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. John Wefel ise böyle birşeyin ilk kez görüldüğünü, ışınların kara delikten gelme ihtimali üzerinde durulduğunu ve bunun büyük bir keşif olduğunu vurguluyor.Güneşten gelen kozmik ışınlar genelde atmosferde sapmaya uğrarken,bu ışınların ise nasıl bir etki göstereceği henüz tam olarak bilinmiyor.
2012 Söylentilerini her fırsatta reddeden NASA’nın bu ışınlar hakkında yaptığı son incelemeleri bilmiyoruz ancak, NASA kozmik ışınların yüksek enerjili bir şekilde yeryüzüne ulaşması sonucunda insanın genetik yapısı DNA ya etki edebileceği,hücre yapısına ciddi değişiklikler ve bozulmalar doğurabileceği,elektrik,elektronik sitemlere hasarlar verebileceğini belirtiyor.
2012 ye yaklaşık iki yıl kadar bir sürenin kaldığı şu günlerdeFoton kuşağı ve etkilerini hatırlarsak,insan DNA ’sında oluşacağı söylenen değişme ve gelişmeler,2 sarmallı DNA dan 12 sarmallı DNA ya yükseliş,insan hücrelerinin büyüyüp şişmesi, elektriksiz ve karanlık günler vs..ortak noktalar olarak göze çarpıyor ve aceba kozmik ışınlarla foton kuşağını ve 2012 yi ilişkilendirebilirmiyiz diye düşünmeden edemiyoruz.Tabi bizim düşünce ve yorumlarımız bi yana işin uzmanları önümüze nasıl bir tablo koyacak şuan için onu beklemek zorundayız.
Fotonkusagi.NET Sordu “NOAA” Cevapladı

2012 ,Foton kuşağı,Maya takvimi ve Güneş fırtınalarıyla ilgili merakımızı mail yoluyla Rosmocos (Rusya Uzay Araştırmaları Birimi), JAXA ( japon Uzay Araştırmaları Birimi), CSA (Colombia Uzay Araştırmaları Dairesi),ASİ (İtalyan Uzay Araştırmalrı Birimi),NASA (Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi ) ve NOAA (Amerikan Ulusal Okyanus ve Atmosfer İncelemeleri Dairesi) gibi birçok üst düzey uzay araştırma birimine ulaştırdık.Ancak bugüne kadar bu konuda bize dönen bir tek NOAA oldu ve bizi sorularımızı sorabileceğimiz bir sayfaya yönlendirerek içtenlikle cevap verdiler.
AMERİKAN ULUSAL OKYANUS VE ATMOSFER İNCELEMELERİ MERKEZİNE SORDUĞUMUZ SORULAR VE CEVAPLARI
Fotonkusagi.NET : Biliyorsunuz ki 2012 yılı ile ilgili birçok söylenti var.Örneğin Nibiru,Foton kuşağı,Maya takvimi ve dünyanın sonu kehanetleri.
Merak ediyorum 2012 de bizi ne tür olaylar bekliyor.Eğer bu konuda bilgileriniz varsa bişeyler öğrenmek istiyorum.
NOAA :Doğru söylüyorsunuz dünyanın sonuyla ve bunların maya takvimiyle de tutarlılığyla ilgili birçok hikaye var.Bununla birlikte bu hikayelerin bilimsel bir geçerliliği yok.Peki 2012,2013 veya daha sonra Dünyayı ne bekliyor,bikere bu dünyanın sonu,batışı vs… değil.Gerçekten bu hikayelere ekleyecek herhangi bir birikimim de yok.Şuanda dünya 2012 ve öngörülebilir gelecek için oldukça sağlam..
Fotonkusagi.NET : Cevap için teşekkürler.Peki foton kuşağı hakkında ne düşünüyorsunuz? Gerçekten uzayın derinliklerinde biyerde böyle bir kuşak varsa,bunun 2012 de veya herhangi bir zamanda Dünyaya etkileri olacak mı? NOAA nın bu konuya ilgisi var mı?
NOAA: Öncelikle sana şunu söyleyeyim ki Dünyamız güvende, daha sonra şunu da kesin olarak söyleyebilirm ki foton kuşağının varlığının dahi bilimsel bir kanıtı henüz yok.
Foton ışığı meydana getiren temel bir parçacıktır.Bu parçacıkların Kara Deliğin çekim etkisine maruz kalması sonucu bir ışık hüzmesi şeklinde kara delik etrafında bir foton küresi oluşumu fikri düşünülebilir. Buna foton kuşağı denirse bu olay fiziksel olarak mümkündür.Ancak böyle bir çekime maruz kalmayan fotonlar düz bir şekilde yollarına devam ederler.
Fotonkusagı.NET: Eğer problem olmayacaksa birşey daha sormak istiyorum.2012 ile ilgili bazı gazetelerde bir rapor okudum.Rapora göre 2012 yılındaki güneş fırtınaları çok güçlü olacakmış ve bundan dünyanın bazı bölgeleri çok fazla etkilenecekmiş.Bu doğru mu?Güneşteki bu aktiviteler ve 1859 daki Carrington olayı hakkında siz ne düşünüyorsunuz?
NOAA: Güneşteki aktiviteler genellikle 11-12 yıllık periyotlarla tekrarlanır.2010 ve 2011 yıllarında zirveye ulaşması beklenen bir sonra ki solar döngü,yani 24.solar aktivite hakkındaki tahminler, yaklaşık 400 yıldan beri gerçekleşmemiş çok güçlü fırtınaların oluşması durumu ihtimaliyetinde,yani geçmiş solar aktivite kayıtları baz alınarak yapılmıştır.
Güneş fırtınaları Dünyanın manyetik alanına vurduğunda,bu etki manyetik alanın titrşerek sarsılmasına neden olur.Eğer bu sarsıntı çok güçlüyse biz ona jeomanyetik fırtına deriz.Bu fırtınalar aşırı şekilde devam ederse enerji kesintileri gibi, pusula ibrelerinin yanlış yön göstermesi gibi manyetik değişimlere neden olabilir.Bunun sonucunda çok güzel aura oluşumları da görülebilir.(Aura:rankli ve hareketli ışık demeti,gök kuşağı benzeri bir oluşum).Peki gelelim elektrik kesintileri,iletişim araçlarında problemler vs..vs böyle bir durumda bunlar tamamiyle doğal ve olması mühtemel şeylerdir,1859 carrington olayıda bunun hafif bir örneğidir. Ve bunların bi önceki 2012′ye dair sorularınla ve dünyanın sonuyla bi ilişkisi yoktur.
Sorduğumuz sorular biraz birbirinden kopuk oldu.Bunun nedenide NOAA nın cevaplarına hazırlıksız yakalanmamız.Bu kadar çabuk döneceklerini beklemiyorduk.Neredeyse her sorumuza 3-5 dakikada yanıt verdiler ve biz bu süre içinde soru soralım derken cevaplarını net çeviremememizden kaynaklanan bir kopukluk yaşadık.Sonuç olarak samimiyeti için NOAA ya teşekkürü bir borç biliriz.Thanks NOAA..Umuyorum bu davranışları diğer yetkililere de örnek teşkil eder.
Cevapları yorumlamak ve birazda eleştirmek gerekirse, NOAA bu işin yetkili bir mercisi ancak cevaplarında bilimsel kanıt yok ifadesini çok fazla kullanıyorlar.Bilimsel Merci Sensin kanıtın yoksa böyle birşey yok saçmalık bunlar,hepsi uydurma demen gerekmez mi? Bilimsel kanıt yok derken açık kapı mı bırakmaya çalışıyolar aceba diye düşünüyorum.Bunu da soracaktım fakat ilk etapta fazla canlarını sıkmak istemedim:).Zaten hiçbir yetkili Mercinin de Marduk yaklaşıyor,Foton kuşağına gireceğiz,yeni bir çağa başlayacağız gibi cevaplar vermesini de beklememek lazım.
Resmin üst kısmındaki mail kişisel adresimdir, merak ettiğiniz birşeyler olursa öncelik Fotonkusagi.net@gmail.com adresidir veya site içi yorum kısımlarıdır.
Bilgilerimiz arttıkça paylaşımlarımız sürecektir…

Arif Baştürk
Seda Kübra Küçükaslan
İlkay Alkan