Aşağıdaki Makale 2006 yılında manisanur.4t.com adresinde yayınlanmıştır.Sn S. Öztaş makaleyi sitemizle paylaşmış olup,Makale içeriği, 2012 yılına doğru İnsanın Uyanışı,Schumann Rezonansıyla insan beyin dalgalarındaki değişmeler ve gelişmelerdir.

SON DURAK 2012 Mİ?

İnsan beyninin yapısı,ilahi, insani algı ve olguları yaşatabilen kozmik bir teknolojik dizayna sahiptir. Bu harika yapının insanın Rububiyet, Resuliyet, Uluhiyet, Kudsiyet sırlarıyla alakalı imkanlarla donatılmış olmasının sebebi, kozmik insan, yani İNSAN-I KAMİL vasfını taşıdığı içindir. Bu yapı kendisindeki şuur ve düşünce rezonanslarını farklı yaşam boyutlarının yanı sıra içinde var olduğu alemlere ve farklı yaşam formlarına yönlendirebileceği gibi, kendi varlığının asıl gayesi olan kendini bilme olgusunuda taşır. Beyin kendinde bulunan bu olguları tarihler boyunca hep deneyimlemek istemiştir ve deneyimlemiştir. Bilindiği gibi düşünce ve şuur, Kuantsal boyutta bir nevi elektromanyetik rezonanslar olarak işlev görmektedir, yani Evrende var olan yapı ile alakalıdır. Fakat beynin bu yapısı günümüzde çok önemli bir değişime uğramaya hamiledir, Schumann Rezonansı kayıtlarını tutan Merkezlerin verilerine göre, 1980 yılından sonra yapılan Schumann Rezonansı ölçümlerinde, ortalama 7.8 Hertz olan en büyük manyetikalanın frekansının yükseldiği ve 11 Hertz’ in üzerine çıktığı, Ayrıca saniyede 1000′ in üstünde olan Yıldırım ve Şimşek çakmalarının da, saniyede 2000′ ne çıktığı tespit edilmiştir. Yani Tüm Dünyayı çepeçevre saran en büyük Elektro Manyetik Alanın, çok uzun süreden beri sabit olan Frekansı 7.8 Hertz’ den 12 Hertz’ e çıkmış, Aynı zamanda İyonosfer tabakasından Yeryüzüne akan elektrik enerjisi de Toplam olarak eskisinin 2 katına çıkmış bulunmaktadır. İlim, bu artışların kesin nedenlerini açıklayamamakta, Güneşin 11 yıllık periyotlarından kaynaklandığını tahmin etmektedir.
Schumann Rezonansı’ nın 1952 yılında keşfedilerek açıklanmasından çok önce diğer Alman Bilgini Hans BERGER, Beynimizin çeşitli aktivitelere göre, değişik Elektrik Dalgaları yayınladığını keşfetmiş ve “Elektroensefalografi” denen veya kısaca EEG denilen bir aletle beynin çıkardığı değişik elektromanyetik Dalgaları kaydetmiştir.Bunun sonucunda beynimizin yaydığı elektromanyetik dalgaların 5 ana frekansta olduğu tesbit edilmiştir.

Bunlar ;

Delta Dalgaları (1-3 Hertz frekans aralığı) = Derin uyku, bilinçsizlik halinde beynin çıkardığı elektromanyetik dalgalardır.

Teta Dalgaları (4-7 Hertz frekans aralığı) = Derin gevşeme, uyuşukluk, hafif uyku halinde beynin çıkardığı elektromanyetik dalgalardır.

Alfa Dalgaları (7-11 Hertz frekans aralığı) = Dinlenme halinde iken ve uykudan önceki safhada beynin çıkardığı elektromanyetik dalgalardır.

Beta Dalgaları (11-25 Hertz frekans aralığı) = Aktif çalışırken, dikkat ederken, bilgi alıp verirken beynin çıkardığı elektromanyetik dalgalardır.

Gama Dalgaları
(25-60 Hertz frekans aralığı) = Öğrenme, anlama,idrak etme için zihnin zorlandığı sırada beynin çıkardığı elektromanyetik dalgalardır.

İşte son 20 yılda devamlı arttığı tespit edilen Schumann Rezonansı, Akustik Rezonans Yasası gereği, Schumann Rezonansı içinde yaşayan tüm insanları ve canlıları etkileyerek, onların beyinsel olarak yayınladıkları elektromanyetik dalgaların frekanslarını yükseltmektedir. Diğer bir ifadeyle Schumann Rezonansını 12 Hertze yükselmesi demek genel olarak insanların Alfa Dalgaları (7-11 Hertz) frekansından, Beta Dalga (11-25 Hertz) frekansına çıkartılması demektir. Başka bir ifadeyle Bu durum, İnsanların dinlenme hali,uykulu halden uyandırılarak bilinçli hale getirilmesidir. Fakat bu durum aynı zamanda insan beynini dinlenme haline yani meditasyon haline, yani Namazdaki ( SALAT ) haline, yani uykudan önceki uyku ile uyanıklık arasındaki hale, yani (7-11 Hertz) Alfa dalga düşünce boyu haline geçebilmesini imkansızlaştıracaktır. Bununla birlikte ancak dinlenme ( AKL-I MEAD ) haldeki bir beynin aktif düşünce boyutlarının tümünün farkındalığını algılaması söz konusudur. Namespace prefix = 0 düşünce dalga boyutsuzluğu hali,yani beynin tam anlamı ile gevşeme,dinlenme haline ulaşması ( 7-11 Alfa) düşünce dalga titreşim boyutunu terkedişinden sonra imkansız hale gelecektir. Yani sizin anlayacağınız DİN siklüsü dönemi, ( Beta 11-25 Hertz ) düşünce titreşimi dönemine geçildiğinde yani 2012‘de tamamen kapanacaktır gibi görünüyor. Bu olay sanki Semavi dinlerdeki TÖVBE kapılarının kapanması olayını anımsatmaktadır. Yani beşer seviyesindeki ( AKL-I MAAŞ ) ne kadar ibadet ederse etsin ne kadar meditasyon yaparsa yapsın Transandantal hale (dinlenme,gevşeme yani AKL-I MEAD)’a ulaşamayacaktır. Evet 2012′de (Beta 11-25) düşünce dalga titreşim boyutuna Güneş sistemi olarak giriyoruz. Bu durum gelmiş geçmiş ve gelecek olan bütün beşer seviyesindeki (Ruhsal) bireysel şuurların hepsini etkileyecektir, şu an yaşayanlarıda ölmüş olanlarıda etkileyecektir. Daha da açık ifade etmek gerekirse KOZMO İNSAN modeli olmaya namzet insan bir daha asla İNSAN-I KAMİL vasfını, Transandantal boyutta tanıyamayıp ( İNSAN ) adını alamayacaktır. Ne yaparsa yapsın 2012′deki beta boyutuna geçişten sonra daima beşer ( AKL-I MAAŞ ) düşünce frekansında kalacağı için, beşer düşünce boyutunun ilerisinde, ileri zeka seviyesi varlıkları olan CİN ve MELEKlerin düşünce titreşim boyutlarına ( MÜLHİME )’ye şimdikinden çok daha kolayca ulaşılabilecektir. Unutmamalıdır ki bu durum LAHUTİ manada bir kazanım değildir, hatta beşer için çok büyük bir kayıptır. Fakat bazı çevrelerin bu ileri zeka boyutuna geçiş olayını insanlığa bir müjdeyimiş gibi göstermeleri, kendilerinin aslı olan İNSAN-I KAMİL vasfını, ve yine aynı vasfın HAKİKAT-I MUHAMMEDİ oluşunu, yine aynı vasfın ADEMİYET olduğunun, şu anda dahi farkında olmayışlarından kaynaklanmaktadır. İnanç sahibi ve DİN’i hakikiye aşina olanların bu olayı çok iyi değerlendirmeleri gerekir. RESULİYET müessesesinin, İLAHİ teknolojiyi beşer idrakına sunmasının getirisi çok iyi etüd edilmelidir. 2012 ye çok az bir zaman kalmıştır, olan olmuştur ve olacaktır. İnananların egosantrik davranışları bir an önce terk edip bu real durumu yeniden değerlendirip, Transandantal düşünce dalga boyu titreşimlerinde seyredilebilecek olan, görerek biliş ile imajinasyon kazanılması vasfını kazanmaları elzemdir. İMAN görerek elde edilen BASİRETtir, biliştir. İnanmak yeterli değildir. Salat dua ibadet ve meditatif davranışlar düzene sokulmalıdır.

Yazar: S.Öztaş İNSHU