<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Prof.Dr. Ahmet Maranki Foton Kuşağı 2012 Değerlendirmesi-Video yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.fotonkusagi.net/bilimsel-bakisla-2012/prof-dr-ahmet-maranki-foton-kusagi-2012-degerlendirmesi-videosu.html/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.fotonkusagi.net/bilimsel-bakisla-2012/prof-dr-ahmet-maranki-foton-kusagi-2012-degerlendirmesi-videosu.html</link>
	<description>Foton Kuşağı etkisi, Marduk Gezegeni, Maya Uygarlığı Takvimi ve 21 Aralık 2012 - Kehanetler, Bilimsel ve Yorumsal analizlerle 2012 ye bakış.</description>
	<lastBuildDate>Fri, 10 Feb 2012 17:31:50 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
	<item>
		<title>Yazar: tuğba ezgi yetkin</title>
		<link>http://www.fotonkusagi.net/bilimsel-bakisla-2012/prof-dr-ahmet-maranki-foton-kusagi-2012-degerlendirmesi-videosu.html/comment-page-1#comment-18813</link>
		<dc:creator>tuğba ezgi yetkin</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Jan 2012 14:34:29 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fotonkusagi.net/?p=212#comment-18813</guid>
		<description>walla ben kime inancamı şaşırdım yaaa
ama yinede önlem almakta fayda var</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>walla ben kime inancamı şaşırdım yaaa<br />
ama yinede önlem almakta fayda var</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: FAtma</title>
		<link>http://www.fotonkusagi.net/bilimsel-bakisla-2012/prof-dr-ahmet-maranki-foton-kusagi-2012-degerlendirmesi-videosu.html/comment-page-1#comment-18755</link>
		<dc:creator>FAtma</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Jan 2012 07:14:03 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fotonkusagi.net/?p=212#comment-18755</guid>
		<description>Amin.En doğru yorum son olandı benim için.Hakkımızda hayırlısı.&quot;Görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler...&quot;</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Amin.En doğru yorum son olandı benim için.Hakkımızda hayırlısı.&#8221;Görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler&#8230;&#8221;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: mehmet eren</title>
		<link>http://www.fotonkusagi.net/bilimsel-bakisla-2012/prof-dr-ahmet-maranki-foton-kusagi-2012-degerlendirmesi-videosu.html/comment-page-1#comment-18657</link>
		<dc:creator>mehmet eren</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Jan 2012 22:43:57 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fotonkusagi.net/?p=212#comment-18657</guid>
		<description>arkadaşlar ; bakıyorumda geneldee yorumlar okunuyor ; bende hemmen hemen hepsini okudum . ama şu çok uzun yazmış arkadaşlara söyleyeyim onları okuyacak zaman yok pardon :)   
kopyalayıp yapıştırdınız ne okadar da uzun yazzılmaz ki ! 
her neyse aslında arkadaşlar :
bu ahmet maranki  daha çok şey biliyor tabi onu kameralara anlatamaz, anlatmazda , ona deli derler onu hapse koyarlar ,
bence de anlatmaması lazım .
bence siz oturun bol bol dua edin , obür dünyayada hazırlanın ; böyle sonsuza dek yaşayıp ölümsüz kalaacğını düşünen varsa yanılıyor .
benimde bir iki yorumum olsun foton hakkında ; fotonun olmaması için hiç bir neden yok gibi diye düşünüyorum , Nuh tufanında da dediler öyle saçmalık olmaz , o kadar büyük gemi , yok her taraf sular altında kalaacak , kimse kurtulmayacak , diğer belalar, musibetler , ve yok oluşlarada inanmadılar hepsi yok oldular . 
artık peygamber gelmeyecek herkes böyle bilir , artık uyaracak biri yok , bir başka kitapta indirilmeyecek , son kitap kur-an olduğuna göre gelecek son bir gün var önümüzde görsek ya da görmesek ; o haktır ve gelecek .
 hem o dehşetli günün gelmemesi için hiç bir neden yok , bütün helak olmuş kavimlerin yaptıkları bütün kötülükler yoldan çıkmışlıklar , sapkınlıklar , hepsi günümğzde yaşanıyor hatta daha fazlası , onun içiin beklemeyenler o günlerde helak olanlar gibi helak olacak , sonsuluk ta bekliyor herkes evet sonsuzluk gelecek , ama kimin ne halde olacağını herkes kendisi , kendisi için karar versin Allah a emanet olun arkadaşlar</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>arkadaşlar ; bakıyorumda geneldee yorumlar okunuyor ; bende hemmen hemen hepsini okudum . ama şu çok uzun yazmış arkadaşlara söyleyeyim onları okuyacak zaman yok pardon <img src='http://www.fotonkusagi.net/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /><br />
kopyalayıp yapıştırdınız ne okadar da uzun yazzılmaz ki !<br />
her neyse aslında arkadaşlar :<br />
bu ahmet maranki  daha çok şey biliyor tabi onu kameralara anlatamaz, anlatmazda , ona deli derler onu hapse koyarlar ,<br />
bence de anlatmaması lazım .<br />
bence siz oturun bol bol dua edin , obür dünyayada hazırlanın ; böyle sonsuza dek yaşayıp ölümsüz kalaacğını düşünen varsa yanılıyor .<br />
benimde bir iki yorumum olsun foton hakkında ; fotonun olmaması için hiç bir neden yok gibi diye düşünüyorum , Nuh tufanında da dediler öyle saçmalık olmaz , o kadar büyük gemi , yok her taraf sular altında kalaacak , kimse kurtulmayacak , diğer belalar, musibetler , ve yok oluşlarada inanmadılar hepsi yok oldular .<br />
artık peygamber gelmeyecek herkes böyle bilir , artık uyaracak biri yok , bir başka kitapta indirilmeyecek , son kitap kur-an olduğuna göre gelecek son bir gün var önümüzde görsek ya da görmesek ; o haktır ve gelecek .<br />
 hem o dehşetli günün gelmemesi için hiç bir neden yok , bütün helak olmuş kavimlerin yaptıkları bütün kötülükler yoldan çıkmışlıklar , sapkınlıklar , hepsi günümğzde yaşanıyor hatta daha fazlası , onun içiin beklemeyenler o günlerde helak olanlar gibi helak olacak , sonsuluk ta bekliyor herkes evet sonsuzluk gelecek , ama kimin ne halde olacağını herkes kendisi , kendisi için karar versin Allah a emanet olun arkadaşlar</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: hay bin kunduz</title>
		<link>http://www.fotonkusagi.net/bilimsel-bakisla-2012/prof-dr-ahmet-maranki-foton-kusagi-2012-degerlendirmesi-videosu.html/comment-page-1#comment-18515</link>
		<dc:creator>hay bin kunduz</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jan 2012 23:13:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fotonkusagi.net/?p=212#comment-18515</guid>
		<description>Konu enteresan, niyet iyi, bilgi eksik, hayal gucu sonsuz, bilim ve sagduyu her zaman gerekli.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Konu enteresan, niyet iyi, bilgi eksik, hayal gucu sonsuz, bilim ve sagduyu her zaman gerekli.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: vefa Erdem</title>
		<link>http://www.fotonkusagi.net/bilimsel-bakisla-2012/prof-dr-ahmet-maranki-foton-kusagi-2012-degerlendirmesi-videosu.html/comment-page-1#comment-18514</link>
		<dc:creator>vefa Erdem</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 05 Jan 2012 22:38:22 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fotonkusagi.net/?p=212#comment-18514</guid>
		<description>Hadis manyağı köközler, çökeleği fazla yemişsiniz</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hadis manyağı köközler, çökeleği fazla yemişsiniz</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Mert</title>
		<link>http://www.fotonkusagi.net/bilimsel-bakisla-2012/prof-dr-ahmet-maranki-foton-kusagi-2012-degerlendirmesi-videosu.html/comment-page-1#comment-18358</link>
		<dc:creator>Mert</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Jan 2012 08:29:19 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fotonkusagi.net/?p=212#comment-18358</guid>
		<description>Insanlar evrim geçirmiyor nesil küçülüyor dünyada çıkan nükleer santraller denenen kimyasal silahlar zaten dünyada yaşayan tüm canlıları etkiliyor bu gün nasıl sebze meyvede hormonu basıp bizleri zehirliyorlar ise ışte yaşamın canlılığın dengesini bozmaya yetiyor ne kadar zararlı teknoloji ürünü çıkarsa açığa o kadar çok küçülecek canlılar yani bunu biz kendimize yapıyoruz evrim falan bahane insan oğlu kendine zarar verir ancak bunu evrim diye algılayan arkadaşlar bu konuları göz ardı etmeyin çünkü kimse bilmez bilim adamları doktorlardan başka nükleer yada yeni çıkan herşeyden insanın nasıl etkilendiğini nasıl ki röntgen insan için bu kadar zararlı ise bir düşünün derim hacı bektaşi veli te daha bir çok ilim alım insanları onların yaşadığı zamanda bu kadar çevreye zararlı katkılar sağlayan şeyler yoktu bilginize. . .</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Insanlar evrim geçirmiyor nesil küçülüyor dünyada çıkan nükleer santraller denenen kimyasal silahlar zaten dünyada yaşayan tüm canlıları etkiliyor bu gün nasıl sebze meyvede hormonu basıp bizleri zehirliyorlar ise ışte yaşamın canlılığın dengesini bozmaya yetiyor ne kadar zararlı teknoloji ürünü çıkarsa açığa o kadar çok küçülecek canlılar yani bunu biz kendimize yapıyoruz evrim falan bahane insan oğlu kendine zarar verir ancak bunu evrim diye algılayan arkadaşlar bu konuları göz ardı etmeyin çünkü kimse bilmez bilim adamları doktorlardan başka nükleer yada yeni çıkan herşeyden insanın nasıl etkilendiğini nasıl ki röntgen insan için bu kadar zararlı ise bir düşünün derim hacı bektaşi veli te daha bir çok ilim alım insanları onların yaşadığı zamanda bu kadar çevreye zararlı katkılar sağlayan şeyler yoktu bilginize. . .</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: atid</title>
		<link>http://www.fotonkusagi.net/bilimsel-bakisla-2012/prof-dr-ahmet-maranki-foton-kusagi-2012-degerlendirmesi-videosu.html/comment-page-1#comment-18101</link>
		<dc:creator>atid</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Dec 2011 01:22:16 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fotonkusagi.net/?p=212#comment-18101</guid>
		<description>darkobit malmısın. zaten 21 aralık cuma ya denk geliyor her neyse o gün gelince ne olcak görecez kafa patlatmayın boşa.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>darkobit malmısın. zaten 21 aralık cuma ya denk geliyor her neyse o gün gelince ne olcak görecez kafa patlatmayın boşa.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: ercan</title>
		<link>http://www.fotonkusagi.net/bilimsel-bakisla-2012/prof-dr-ahmet-maranki-foton-kusagi-2012-degerlendirmesi-videosu.html/comment-page-1#comment-17855</link>
		<dc:creator>ercan</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 20 Dec 2011 12:36:55 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fotonkusagi.net/?p=212#comment-17855</guid>
		<description>Sizlere ben bir adet adam fawer ın olasılıksız kitabını öneririm.Bilim kurgu üzerine polisiye tarzda diyebileceğimiz bir romandır.Velhasıl bu romanda anlatılmak istenilen hikaye beynin işlevidir.Yazar belgelerle kanıtlanmış kaynaklarla belirtmiştir.Arkadaşlar nedense hiç birşeyin farkında değiliz bir türlü.ya hayatı gözlemlemiyorsunuz ya da bile bile dünyevi zevklerin kölesi olmak için gayret içindesiniz.Hiç şöyle kendinize sordunuz mu son 10 yılda teknoloji neden hemen tüketiliyor.Neden bu kadar hızlı bir şekilde gelişiyor.Çok değil son on yıl içinde.Cep telefonlarının ilk yaygınlaştığı zamanlarda ki çok uzak değil 96 yılından sonra süratle inanılmaz boyutlara çıktı.Roswell olayını duymuşsunuzdur ben  bir görüntü izlemiştim bununla ilgili.Uzaydan geldiği söylenen bir metal levha vardı ellerinde ve o levhayı demir kesicisiyle baştan başa kesti birisi kesmesiyle birlikte kestiği yerden anında geri birleşti.O görüntüler taa 1950 li yıllarda çekilmiş.Ve şu an o görüntüyü hiç bir yerde bulamazsınız sanki bi anda ortadan kayboldu.51. bölge zırvalığı var birde sözde orda amerika gelişmiş uçaklar yapıyor.daha düne kadar başkanları dahil öyle bir yer yok diyorlardı.laaak diye birisi belgelerle görüntülerle orayı kanıtladı.şimdide teknik çalışmaların yapıldığı yer olarak kabul edip evet öyle bir yer var dediler.diğer bir giz yumağı olan yerde Haarp projesi.Gene onada bir kılıf uydurup taa yıllar sonrası hava tahminlerini ve dünyanın hava kütlesi içindeki dolanım halinde bulunan frekansları üzerinde çalışmalar yapan bi yermiş.Tabi ki bu da bir hikaye. nıkola teslanın doğru akım projesini geliştirip küresel bir silah yapma peşindeler.Ki doğru akımıda araştıranlar bilir kablosuz akımlardır tıpkı radyo frekansları gibi.İzlemeyenler için zeitgeist belgeselini mutlaka izleyin.Dünya da enteresan bir şekilde değişim var.insanları ayakta uyutuyorlar.insanlık sadece kapitalizmin uygun gördüğü şekilde yaşamaya mahkum edildi.Deccali,Kafiri çok uzakta aramaya gerek yok.insanları bu hale düşürenler gizli tarikatlar,cemaatler,cemiyetler,yatırımcılar, vs...Bu yüzden Kuran da da belirtilmiştir Yaradan dünyada olmayan bir şeyi kullarına gösterecektir.Bunların hepsi aslında bilim adamlarının teorileridir.Bir arkadaşın dediği gibi yasa değildir.&#039;&#039;Palavra yok öyle birşey Allahtan başkası bilemez&#039;&#039;..tamam bilemez kimse aksini iddia etmiyor ama görünen köyde kılavuz istemez.Ha bu olay 2012 demi olur işte onun üzerinde uzunca tartışılır.marduk gezegeni için de nasa ilk başta yalanlamıştı sonra doğruladı hatta isimde verdi.sonra gene yok öyle birşey diyorlar.Bunların yani abd,ingiltere onlara bağlı kurumlar kuruluşlar o kadar gizli şeyleri saklıyorlar ki yer yer sızıntılar, içerden kişilerin belgelerle anlatmaları açıklamaları aslında derinde ne kadar karmaşık olduğunu kanıtlıyor.Yoksa tutupta koskoca zamanında o yerlerde görev yapmış generaller,bilim adamları,araştırmacılar çıkıpta evet insanların düşünnüpte dillendiremediği şeylerin hepsi doğru demezlerdi.Sırf bazı ülkeler artık meclislerinde dünya dışı yaşamlarla ilgili belgelerin açıklanması için yasalar çıkarıp oturumlar düzenliyorlar.Zaten koskoca sonsuz kainatta sadece canlı olarark bizlerin olması inanmak Yaradana hakarettir.Gelelim ilk başta bahsettiğim şeylere insan beyninin hikmeti sonsuzdur.Şu an bir kısmını kullanıp bu kadarını yapabiliyorsak %100 kapasiteyle çalışırsa bu beyin gerisini siz düşünün.Evrimleşme hikayesine kulp bulan arkadaşlara da şunu söylemek istiyorum.Hacı bektaş veli türbesinde gidenler varsa bilirler yemek kazanlarının,takunyaların,aba ve giysilerinin büyüklüğünü gördüğünüzde evrim var mı yok mu kendinize sorarsınız.herkese saygılar.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sizlere ben bir adet adam fawer ın olasılıksız kitabını öneririm.Bilim kurgu üzerine polisiye tarzda diyebileceğimiz bir romandır.Velhasıl bu romanda anlatılmak istenilen hikaye beynin işlevidir.Yazar belgelerle kanıtlanmış kaynaklarla belirtmiştir.Arkadaşlar nedense hiç birşeyin farkında değiliz bir türlü.ya hayatı gözlemlemiyorsunuz ya da bile bile dünyevi zevklerin kölesi olmak için gayret içindesiniz.Hiç şöyle kendinize sordunuz mu son 10 yılda teknoloji neden hemen tüketiliyor.Neden bu kadar hızlı bir şekilde gelişiyor.Çok değil son on yıl içinde.Cep telefonlarının ilk yaygınlaştığı zamanlarda ki çok uzak değil 96 yılından sonra süratle inanılmaz boyutlara çıktı.Roswell olayını duymuşsunuzdur ben  bir görüntü izlemiştim bununla ilgili.Uzaydan geldiği söylenen bir metal levha vardı ellerinde ve o levhayı demir kesicisiyle baştan başa kesti birisi kesmesiyle birlikte kestiği yerden anında geri birleşti.O görüntüler taa 1950 li yıllarda çekilmiş.Ve şu an o görüntüyü hiç bir yerde bulamazsınız sanki bi anda ortadan kayboldu.51. bölge zırvalığı var birde sözde orda amerika gelişmiş uçaklar yapıyor.daha düne kadar başkanları dahil öyle bir yer yok diyorlardı.laaak diye birisi belgelerle görüntülerle orayı kanıtladı.şimdide teknik çalışmaların yapıldığı yer olarak kabul edip evet öyle bir yer var dediler.diğer bir giz yumağı olan yerde Haarp projesi.Gene onada bir kılıf uydurup taa yıllar sonrası hava tahminlerini ve dünyanın hava kütlesi içindeki dolanım halinde bulunan frekansları üzerinde çalışmalar yapan bi yermiş.Tabi ki bu da bir hikaye. nıkola teslanın doğru akım projesini geliştirip küresel bir silah yapma peşindeler.Ki doğru akımıda araştıranlar bilir kablosuz akımlardır tıpkı radyo frekansları gibi.İzlemeyenler için zeitgeist belgeselini mutlaka izleyin.Dünya da enteresan bir şekilde değişim var.insanları ayakta uyutuyorlar.insanlık sadece kapitalizmin uygun gördüğü şekilde yaşamaya mahkum edildi.Deccali,Kafiri çok uzakta aramaya gerek yok.insanları bu hale düşürenler gizli tarikatlar,cemaatler,cemiyetler,yatırımcılar, vs&#8230;Bu yüzden Kuran da da belirtilmiştir Yaradan dünyada olmayan bir şeyi kullarına gösterecektir.Bunların hepsi aslında bilim adamlarının teorileridir.Bir arkadaşın dediği gibi yasa değildir.&#8221;Palavra yok öyle birşey Allahtan başkası bilemez&#8221;..tamam bilemez kimse aksini iddia etmiyor ama görünen köyde kılavuz istemez.Ha bu olay 2012 demi olur işte onun üzerinde uzunca tartışılır.marduk gezegeni için de nasa ilk başta yalanlamıştı sonra doğruladı hatta isimde verdi.sonra gene yok öyle birşey diyorlar.Bunların yani abd,ingiltere onlara bağlı kurumlar kuruluşlar o kadar gizli şeyleri saklıyorlar ki yer yer sızıntılar, içerden kişilerin belgelerle anlatmaları açıklamaları aslında derinde ne kadar karmaşık olduğunu kanıtlıyor.Yoksa tutupta koskoca zamanında o yerlerde görev yapmış generaller,bilim adamları,araştırmacılar çıkıpta evet insanların düşünnüpte dillendiremediği şeylerin hepsi doğru demezlerdi.Sırf bazı ülkeler artık meclislerinde dünya dışı yaşamlarla ilgili belgelerin açıklanması için yasalar çıkarıp oturumlar düzenliyorlar.Zaten koskoca sonsuz kainatta sadece canlı olarark bizlerin olması inanmak Yaradana hakarettir.Gelelim ilk başta bahsettiğim şeylere insan beyninin hikmeti sonsuzdur.Şu an bir kısmını kullanıp bu kadarını yapabiliyorsak %100 kapasiteyle çalışırsa bu beyin gerisini siz düşünün.Evrimleşme hikayesine kulp bulan arkadaşlara da şunu söylemek istiyorum.Hacı bektaş veli türbesinde gidenler varsa bilirler yemek kazanlarının,takunyaların,aba ve giysilerinin büyüklüğünü gördüğünüzde evrim var mı yok mu kendinize sorarsınız.herkese saygılar.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Faruk</title>
		<link>http://www.fotonkusagi.net/bilimsel-bakisla-2012/prof-dr-ahmet-maranki-foton-kusagi-2012-degerlendirmesi-videosu.html/comment-page-1#comment-17803</link>
		<dc:creator>Faruk</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 18 Dec 2011 00:04:10 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fotonkusagi.net/?p=212#comment-17803</guid>
		<description>2012 safsatasının bir diğer yaftası, yüzyılın yalanı &quot;Hayali Foton Kuşağı&quot;...
İlk olarak bu hayali kuşağın günümüze nasıl geldiğine bakalım:
Her ne kadar ilk olarak 1961 yılında Paul Otto Hesse adında Alman, hayalci bir yazar tarafından kitabında bahsedilmiş olsa da, bu yalan daha sonra 1977 senesinde ruhani bir lider ve gnosizm akımının kurucusu sayılan Samael Aun Weor (Víctor Manuel Gómez Rodríguez) tarafından uç noktada dallandırılıp budaklandırılmıştır.
İddaa edilen, merkezinde Alcyone yıldızı olduğu varsayılan Ülker (Pleiades) yıldız kümesini çevreleyen bir foton kuşağının var olduğu, Güneş sisteminin de bu yıldız kümesinin etki alanında olup, etrafında döndüğü ve bu dönüşü 25-26 bin senede bir tamamladığıdır. Ülker yıldız kümesi etrafındaki yörüngesinde dönen Güneş sistemi, her dönüşü sırasında 2 kere olmak üzere, gene aynı yıldız kümesini çevrelediği varsayılan hayali foton kuşağının içinden geçmekte ve bu geçiş 2000-2500 sene kadar sürmektedir. Daha sonraki 10-11 bin sene dünyamız tekrar foton kuşağının dışına çıkacak ve bu döngü bu şekilde devam edecektir. Yani 10-11 bin senedir foton kuşağı dışında devam eden dönüşümüz, birkaç yıl sonra sona erecek ve yepyeni bir çağ açılacaktır. Bu sürece de ışık çağı, foton çağı gibi kavramlar yüklenip, insanlık için yeni bir uyanış çağı olacağı varsayılıp, bir bir etkileri de sıralanmaktadır.
Astronomi konusunda en ufak gerçekçi bir bilgisi olmayan bu iki şahsın hayalleri 1981 senesinde Avustralya UFO magazininde bir üniversite öğrencisi tarafından(!) yayımlanan bir yazı ile ivme kazanmaya başlamış ve birbiri ardına takip eden fiction tarzı kitaplarla ve dünya dışı varlıklardan geldiği iddaa edilen bilgilerle pohpohlanarak günümüze kadar gelmiştir. İlk başlarda 1992 senesi olarak verilen tarih daha sonra 1997 ve en son olarak ta, günümüzün ünlü tarihi 21.12.2012 olarak kesin ve inşallah(!) son olarak değiştirilmiştir.
Aslında bu konu orta derecede astronomi bilgisi olan herkes için gülüp geçilecek derecede amatörce ama, gülüp geçip üşenmiş olmayalım ve 20. Yüzyılın bu en büyük yalanını derinlemesine bir irdeleyelim:
Ülker yıldız kümesi 440 ışık yılı uzaklıkta bulunan ve 14’ ü çıplak gözle gözlemlenebilen 1000’ e yakın yıldızdan oluşmaktadır.
Bu yıldızların yayıldıkları alan 8 ışık yılı yarıçapındadır ve çekim etki alanı da (roche limiti) 43 ışık yılı mesafeye kadar uzanır. Bu mesafeden itibaren herhangi bir cisim, madde bu yıldız kümesinin tamamen etki alanı dışındadır.Söz konusu yıldız kümesi oldukça genç bir oluşum olup, gözlemlenen yıldızların yaşları 50 ila 150 milyon yıl arasındadır ve küme toz ve hidrojenden oluşan bir bulutumsu (Nebula) tarafından çevrelenmiştir.
Aşağıdaki linkte söz konusu yıldız kümesinin güncel bir fotoğrafı mevcuttur.
http://en.wikipedia.org/wiki/File:M45map.jpg
İddaa edildiği gibi Alcyone yıldızı merkezde filan bulunmamakla birlikte, yarıçapı Güneş’ in yarıçapının 5 katıdır. Ülker yıldız kümesinin toplam kütlesi ise yaklaşık 800 güneş kütlesine eşittir.
Basitçe bir hesap yapılırsa, Güneş sisteminin Ülker yıldız kümesinin etrafında dönebilmesi ve bu dönüşü 26.000 senede tamamlayabilmesi için, ışık hızının onda birinden daha hızlı bir sürat ile dönmesi gerekmektedir. Bu durum, tüm gökyüzü haritasının bir insanın yaşam süresinde gözlemlenebilecek derecede hızlı değişmesi demektir.
Gerçek olan şudur ki, Güneş sistemi Samanyolu galaksisinin merkezi etrafında dönmekte, 26 bin ışık yılı uzaklıkta bulunmakta ve her bir dönüşü yaklaşık 220 milyon yılda bir tamamlamaktadır.
Gelelim bahsi geçen foton kuşağı yalanına. Foton aslında ışık demektir, elektromanyetik bir ışınım fotonlardan oluşmaktadır yani. Dünyamıza gelen Güneş ışınları da fotonlardan oluşmaktadır. Emin olun ki, iki sene içersinde içine gireceğimiz 2000 ışık yılı kalınlığında bir kuşağın varlığı hemen hemen her amatör astronom tarafından dahi şimdiden çoktan fark edilmiş olurdu ki, böyle bir kuşağın var olma ihtimali zaten yok. Çünkü var olması demek, en azından Ülker yıldız kümesinin merkezinde bir kara deliğin var olması sonucunu doğurur ki, bu durum zaten yapılan tüm gözlemlere ve verilere aykırıdır ve hatta dünyanın var olmamasını gerektirmektedir.
İnsanoğlu, çoğu kişinin hayalinin ötesinde, milyarlarca yıldızı ve milyarlarca galaksiyi gözlemleyebilmektedir. Sadece içinde bulunduğumuz Samanyolu galaksisinde 100 milyardan fazla yıldız sistemi, ve şu ana kadar gözlemlenebilen evrende de 100 milyardan fazla galaksi bulunmaktadır. Düşünebileceğiniz her dalga boyunda, X, Gama, Kızılötesi, Radyo dalga boylarında gözlemler yapılmakta ve evrenin haritaları çıkarılmaktadır. Söz konusu yıldız kümesi, bu derece detaylı gözlemleyebildiğimiz evren içersinde yan komşumuzun bahçesi gibidir. Ve tüm detaylarıyla bilinmektedir.
En komik olan kısım ise bu foton kuşağının sınırında Zero Point, sıfır noktası adı verilen bir elektromanyetik vakum alanı olduğunun hayal edilmesidir. Bu hayali bitiren gerçek ise, Bing Bang teorisinin de doğuşuna ön ayak olan, 1965 yılında keşfedilmiş olan ve bütün evreni dolduran bir elektromanyetik dalga biçimidir: Kozmik mikrodalga arkaplan ışıması (Cosmic Microwave Background Radiation). 2.725 kelvin sıcaklığındaki siyah nesnenin (dark matter) termal ışınımına tekabül eden 160.2 GHz frekansında ve 1.9 mm dalga boyundadır. COBE uydusu tarafından havaküre dışında hassas olarak ölçülmüştür. Kısacası, bu ışıma tüm yönde, uzaklıktan bağımsız bir şekilde tüm evrende, her noktadan gelen bir şekilde ölçülmektedir. Bu durumda hayal edilen elektromanyetik vakum durumu söz konusu değildir.
Aşağıda evrenin gözlemlenen arkaplan ışımasının haritası mevcuttur. Renk farklılıkları sıcaklıktaki minimal değişimleri göstermektedir.
http://en.wikipedia.org/wiki/File:WMAP_2008.png
Aslına bakarsanız, foton kuşağı hakkında ortaya atılan iddaalar konuya hakim olmamakla ilgilidir. 26.000 senelik periyod aslında dünyanın dikey aksı etrafında yaptığı topaç dönüşünün peryodudur.
Bu dönüşün nasıl olduğuna aşağıdaki linkten bakabilirsiniz.
http://en.wikipedia.org/wiki/File:Earth_precession.svg
Bu dönüş süresince gökyüzünün görüntüsü de değişim göstermektedir. Sadece Maya uygarlığı değil, dünyadaki bir çok uygarlık bu değişimi baz alarak hesaplamalar yapmışlardır. Örnek olarak, piramitler de yapıldığı tarih itibariyle gökyüzündeki yıldızların konumlarını göstermektedirler. Bu konuda çok detaya girmeyeceğim, belki daha sonra arkeoastronomi başlığı altında daha detaylı bilgi verebilirim.
En başta bahsettiğim Paul Otto Hesse ve Samael Aun Weor, aslında Maya’ ların Ülker yıldız kümesinin gökyüzündeki hareketine bağlı olarak oluşturdukları kısa vadeli takvimlerinden ve bu konudaki mitlerden esinlenmişlerdir. Bu takvim 52 seneden oluşmakta ve Güneş sisteminin 26 bin senede bir Ülker yıldız kümesi etrafında döndüğü varsayılmakta idi. (Böyle düşündüklerinin de çok net kanıtları yoktur ya.)
Aslında Maya uygarlığı astronomi ve kozmoloji konusunda gelişmiş bir uygarlık olsa bile, öyle bahsedildiği gibi çok ta gelişmiş değillerdi, ve hatta günümüz ile kıyaslanırsa baya bir gerideydiler denebilir.
Dönen cismin Güneş değil Dünya olduğunu bu dönüşün de Ülker yıldız kümesi etrafında değil, kendi aksı etrafında olduğunu anlayamamışlardı.Onları geçtim, 20. yüzyılda bile bazıları bunu anlayamamış ki, kendi olmasını istedikleri hayalleri gerçek sanmaya devam ettiler.
Bütün hayal bu yanlış varsayım üzerine kurgulandı işte, para hırsı ve cahillik ile de birleşince, arz talep dengesi tamamlanmış oldu ve süslü eklemelerle insanlığa pompalanmaya başlandı. Ama bu pompalamaya bir de patlama noktası yaratmak gerekliydi, hem de kısa vadede… başka türlü hayallerin maddi geri dönüşleri sağlanamayacaktı. Bunun için de gene Maya uygarlığının uzun vadeli takvimlerinin bitiş tarihi olarak ilan ettikleri 21.12.2012 tarihini uygun gördüler. Hayali hikayeye mükemmel bir de son bulmuşlardı... ve hala cahil insanlardan para kazanmaya devam etmekteler. Çok merak ediyorum 2012 senesinde hangi yeni yalanlarla erteleyecekler bu tarihi.

Alıntıdır.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>2012 safsatasının bir diğer yaftası, yüzyılın yalanı &#8220;Hayali Foton Kuşağı&#8221;&#8230;<br />
İlk olarak bu hayali kuşağın günümüze nasıl geldiğine bakalım:<br />
Her ne kadar ilk olarak 1961 yılında Paul Otto Hesse adında Alman, hayalci bir yazar tarafından kitabında bahsedilmiş olsa da, bu yalan daha sonra 1977 senesinde ruhani bir lider ve gnosizm akımının kurucusu sayılan Samael Aun Weor (Víctor Manuel Gómez Rodríguez) tarafından uç noktada dallandırılıp budaklandırılmıştır.<br />
İddaa edilen, merkezinde Alcyone yıldızı olduğu varsayılan Ülker (Pleiades) yıldız kümesini çevreleyen bir foton kuşağının var olduğu, Güneş sisteminin de bu yıldız kümesinin etki alanında olup, etrafında döndüğü ve bu dönüşü 25-26 bin senede bir tamamladığıdır. Ülker yıldız kümesi etrafındaki yörüngesinde dönen Güneş sistemi, her dönüşü sırasında 2 kere olmak üzere, gene aynı yıldız kümesini çevrelediği varsayılan hayali foton kuşağının içinden geçmekte ve bu geçiş 2000-2500 sene kadar sürmektedir. Daha sonraki 10-11 bin sene dünyamız tekrar foton kuşağının dışına çıkacak ve bu döngü bu şekilde devam edecektir. Yani 10-11 bin senedir foton kuşağı dışında devam eden dönüşümüz, birkaç yıl sonra sona erecek ve yepyeni bir çağ açılacaktır. Bu sürece de ışık çağı, foton çağı gibi kavramlar yüklenip, insanlık için yeni bir uyanış çağı olacağı varsayılıp, bir bir etkileri de sıralanmaktadır.<br />
Astronomi konusunda en ufak gerçekçi bir bilgisi olmayan bu iki şahsın hayalleri 1981 senesinde Avustralya UFO magazininde bir üniversite öğrencisi tarafından(!) yayımlanan bir yazı ile ivme kazanmaya başlamış ve birbiri ardına takip eden fiction tarzı kitaplarla ve dünya dışı varlıklardan geldiği iddaa edilen bilgilerle pohpohlanarak günümüze kadar gelmiştir. İlk başlarda 1992 senesi olarak verilen tarih daha sonra 1997 ve en son olarak ta, günümüzün ünlü tarihi 21.12.2012 olarak kesin ve inşallah(!) son olarak değiştirilmiştir.<br />
Aslında bu konu orta derecede astronomi bilgisi olan herkes için gülüp geçilecek derecede amatörce ama, gülüp geçip üşenmiş olmayalım ve 20. Yüzyılın bu en büyük yalanını derinlemesine bir irdeleyelim:<br />
Ülker yıldız kümesi 440 ışık yılı uzaklıkta bulunan ve 14’ ü çıplak gözle gözlemlenebilen 1000’ e yakın yıldızdan oluşmaktadır.<br />
Bu yıldızların yayıldıkları alan 8 ışık yılı yarıçapındadır ve çekim etki alanı da (roche limiti) 43 ışık yılı mesafeye kadar uzanır. Bu mesafeden itibaren herhangi bir cisim, madde bu yıldız kümesinin tamamen etki alanı dışındadır.Söz konusu yıldız kümesi oldukça genç bir oluşum olup, gözlemlenen yıldızların yaşları 50 ila 150 milyon yıl arasındadır ve küme toz ve hidrojenden oluşan bir bulutumsu (Nebula) tarafından çevrelenmiştir.<br />
Aşağıdaki linkte söz konusu yıldız kümesinin güncel bir fotoğrafı mevcuttur.<br />
<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/File:M45map.jpg" rel="nofollow">http://en.wikipedia.org/wiki/File:M45map.jpg</a><br />
İddaa edildiği gibi Alcyone yıldızı merkezde filan bulunmamakla birlikte, yarıçapı Güneş’ in yarıçapının 5 katıdır. Ülker yıldız kümesinin toplam kütlesi ise yaklaşık 800 güneş kütlesine eşittir.<br />
Basitçe bir hesap yapılırsa, Güneş sisteminin Ülker yıldız kümesinin etrafında dönebilmesi ve bu dönüşü 26.000 senede tamamlayabilmesi için, ışık hızının onda birinden daha hızlı bir sürat ile dönmesi gerekmektedir. Bu durum, tüm gökyüzü haritasının bir insanın yaşam süresinde gözlemlenebilecek derecede hızlı değişmesi demektir.<br />
Gerçek olan şudur ki, Güneş sistemi Samanyolu galaksisinin merkezi etrafında dönmekte, 26 bin ışık yılı uzaklıkta bulunmakta ve her bir dönüşü yaklaşık 220 milyon yılda bir tamamlamaktadır.<br />
Gelelim bahsi geçen foton kuşağı yalanına. Foton aslında ışık demektir, elektromanyetik bir ışınım fotonlardan oluşmaktadır yani. Dünyamıza gelen Güneş ışınları da fotonlardan oluşmaktadır. Emin olun ki, iki sene içersinde içine gireceğimiz 2000 ışık yılı kalınlığında bir kuşağın varlığı hemen hemen her amatör astronom tarafından dahi şimdiden çoktan fark edilmiş olurdu ki, böyle bir kuşağın var olma ihtimali zaten yok. Çünkü var olması demek, en azından Ülker yıldız kümesinin merkezinde bir kara deliğin var olması sonucunu doğurur ki, bu durum zaten yapılan tüm gözlemlere ve verilere aykırıdır ve hatta dünyanın var olmamasını gerektirmektedir.<br />
İnsanoğlu, çoğu kişinin hayalinin ötesinde, milyarlarca yıldızı ve milyarlarca galaksiyi gözlemleyebilmektedir. Sadece içinde bulunduğumuz Samanyolu galaksisinde 100 milyardan fazla yıldız sistemi, ve şu ana kadar gözlemlenebilen evrende de 100 milyardan fazla galaksi bulunmaktadır. Düşünebileceğiniz her dalga boyunda, X, Gama, Kızılötesi, Radyo dalga boylarında gözlemler yapılmakta ve evrenin haritaları çıkarılmaktadır. Söz konusu yıldız kümesi, bu derece detaylı gözlemleyebildiğimiz evren içersinde yan komşumuzun bahçesi gibidir. Ve tüm detaylarıyla bilinmektedir.<br />
En komik olan kısım ise bu foton kuşağının sınırında Zero Point, sıfır noktası adı verilen bir elektromanyetik vakum alanı olduğunun hayal edilmesidir. Bu hayali bitiren gerçek ise, Bing Bang teorisinin de doğuşuna ön ayak olan, 1965 yılında keşfedilmiş olan ve bütün evreni dolduran bir elektromanyetik dalga biçimidir: Kozmik mikrodalga arkaplan ışıması (Cosmic Microwave Background Radiation). 2.725 kelvin sıcaklığındaki siyah nesnenin (dark matter) termal ışınımına tekabül eden 160.2 GHz frekansında ve 1.9 mm dalga boyundadır. COBE uydusu tarafından havaküre dışında hassas olarak ölçülmüştür. Kısacası, bu ışıma tüm yönde, uzaklıktan bağımsız bir şekilde tüm evrende, her noktadan gelen bir şekilde ölçülmektedir. Bu durumda hayal edilen elektromanyetik vakum durumu söz konusu değildir.<br />
Aşağıda evrenin gözlemlenen arkaplan ışımasının haritası mevcuttur. Renk farklılıkları sıcaklıktaki minimal değişimleri göstermektedir.<br />
<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/File:WMAP_2008.png" rel="nofollow">http://en.wikipedia.org/wiki/File:WMAP_2008.png</a><br />
Aslına bakarsanız, foton kuşağı hakkında ortaya atılan iddaalar konuya hakim olmamakla ilgilidir. 26.000 senelik periyod aslında dünyanın dikey aksı etrafında yaptığı topaç dönüşünün peryodudur.<br />
Bu dönüşün nasıl olduğuna aşağıdaki linkten bakabilirsiniz.<br />
<a href="http://en.wikipedia.org/wiki/File:Earth_precession.svg" rel="nofollow">http://en.wikipedia.org/wiki/File:Earth_precession.svg</a><br />
Bu dönüş süresince gökyüzünün görüntüsü de değişim göstermektedir. Sadece Maya uygarlığı değil, dünyadaki bir çok uygarlık bu değişimi baz alarak hesaplamalar yapmışlardır. Örnek olarak, piramitler de yapıldığı tarih itibariyle gökyüzündeki yıldızların konumlarını göstermektedirler. Bu konuda çok detaya girmeyeceğim, belki daha sonra arkeoastronomi başlığı altında daha detaylı bilgi verebilirim.<br />
En başta bahsettiğim Paul Otto Hesse ve Samael Aun Weor, aslında Maya’ ların Ülker yıldız kümesinin gökyüzündeki hareketine bağlı olarak oluşturdukları kısa vadeli takvimlerinden ve bu konudaki mitlerden esinlenmişlerdir. Bu takvim 52 seneden oluşmakta ve Güneş sisteminin 26 bin senede bir Ülker yıldız kümesi etrafında döndüğü varsayılmakta idi. (Böyle düşündüklerinin de çok net kanıtları yoktur ya.)<br />
Aslında Maya uygarlığı astronomi ve kozmoloji konusunda gelişmiş bir uygarlık olsa bile, öyle bahsedildiği gibi çok ta gelişmiş değillerdi, ve hatta günümüz ile kıyaslanırsa baya bir gerideydiler denebilir.<br />
Dönen cismin Güneş değil Dünya olduğunu bu dönüşün de Ülker yıldız kümesi etrafında değil, kendi aksı etrafında olduğunu anlayamamışlardı.Onları geçtim, 20. yüzyılda bile bazıları bunu anlayamamış ki, kendi olmasını istedikleri hayalleri gerçek sanmaya devam ettiler.<br />
Bütün hayal bu yanlış varsayım üzerine kurgulandı işte, para hırsı ve cahillik ile de birleşince, arz talep dengesi tamamlanmış oldu ve süslü eklemelerle insanlığa pompalanmaya başlandı. Ama bu pompalamaya bir de patlama noktası yaratmak gerekliydi, hem de kısa vadede… başka türlü hayallerin maddi geri dönüşleri sağlanamayacaktı. Bunun için de gene Maya uygarlığının uzun vadeli takvimlerinin bitiş tarihi olarak ilan ettikleri 21.12.2012 tarihini uygun gördüler. Hayali hikayeye mükemmel bir de son bulmuşlardı&#8230; ve hala cahil insanlardan para kazanmaya devam etmekteler. Çok merak ediyorum 2012 senesinde hangi yeni yalanlarla erteleyecekler bu tarihi.</p>
<p>Alıntıdır.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: ramazan toprak</title>
		<link>http://www.fotonkusagi.net/bilimsel-bakisla-2012/prof-dr-ahmet-maranki-foton-kusagi-2012-degerlendirmesi-videosu.html/comment-page-1#comment-17552</link>
		<dc:creator>ramazan toprak</dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Dec 2011 20:33:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.fotonkusagi.net/?p=212#comment-17552</guid>
		<description>HERKES RAHAT OLSUN 2012 DE OLCAK OLAYLARI KIMSE ŞİMDİDEN BİLEMEZ.SIRF ZİHİNLER BULANSIN DIYE BU TİP İDDİALAR ORTAYA ATILIYOR.GEÇMİŞTE HATIRLARSANIZ BAY2A  KEHANETTE BULUNULMUŞ AMA HİÇ BİRİ ÇIKMAMIŞTI .DELİNİN BİRİ KUUYUYA TAŞ ATIYOR KAÇ KİŞİ ÇIKARABILIRIZ DIYE UGRASIYOR.FOTON KUŞAGI BİR IŞINIM OLDUGU BU IŞINIMDAN İNSANLARIN ETKİLENECEĞİ BAZI DEĞİŞİMLERİN OLACAĞI SANISI VAR .BİLMEM NE ZAMAN OLMUŞTA SONUNDA NE OLMUŞ
ATLANTİSTEN BAĞDAŞTIRAN VESAİRE .ARKADAŞLAR SOYLENEN TARIH FAZLA UZAK DEĞIL BEKLEYELIM GÖRELİM BU BALON ÖYLESİNE PATLAYACAKKİ.SAVUNUCULARI BİLE İNANAMAYACAK 
.EGER ISINIM INSAN OĞLUNDA DEĞİŞİME SEBEP OLUYORSA BUGÜNÜN TEKNOLOJİSİ İLE O IŞINIM ELDE EDİLEBİLİNİR.
VE İNSANLARDA DENENİRDİ.İNSANIN GELİŞİMİ SADECE EĞİTİM İLE OLUR CAHİL İNSALARI KANDIRMAK ÇOK KOLAYDIR .KUR&#039;ANI KERİMDE HİÇ OKUYANLA OKUMAYAN BİR OLURMU.DER AMA BAZI BİLİM ADAMLARI OKUYUNCA SAPITIYOR KEHANETTE BULUNUYOR SONUÇ OLARAK BIR YALAN ATILIYOR TUTARSA NE ALA TUTMAZSA
...EE NE OLACAK CANIM ÖLÜM YOK YA SONUNDA</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>HERKES RAHAT OLSUN 2012 DE OLCAK OLAYLARI KIMSE ŞİMDİDEN BİLEMEZ.SIRF ZİHİNLER BULANSIN DIYE BU TİP İDDİALAR ORTAYA ATILIYOR.GEÇMİŞTE HATIRLARSANIZ BAY2A  KEHANETTE BULUNULMUŞ AMA HİÇ BİRİ ÇIKMAMIŞTI .DELİNİN BİRİ KUUYUYA TAŞ ATIYOR KAÇ KİŞİ ÇIKARABILIRIZ DIYE UGRASIYOR.FOTON KUŞAGI BİR IŞINIM OLDUGU BU IŞINIMDAN İNSANLARIN ETKİLENECEĞİ BAZI DEĞİŞİMLERİN OLACAĞI SANISI VAR .BİLMEM NE ZAMAN OLMUŞTA SONUNDA NE OLMUŞ<br />
ATLANTİSTEN BAĞDAŞTIRAN VESAİRE .ARKADAŞLAR SOYLENEN TARIH FAZLA UZAK DEĞIL BEKLEYELIM GÖRELİM BU BALON ÖYLESİNE PATLAYACAKKİ.SAVUNUCULARI BİLE İNANAMAYACAK<br />
.EGER ISINIM INSAN OĞLUNDA DEĞİŞİME SEBEP OLUYORSA BUGÜNÜN TEKNOLOJİSİ İLE O IŞINIM ELDE EDİLEBİLİNİR.<br />
VE İNSANLARDA DENENİRDİ.İNSANIN GELİŞİMİ SADECE EĞİTİM İLE OLUR CAHİL İNSALARI KANDIRMAK ÇOK KOLAYDIR .KUR&#8217;ANI KERİMDE HİÇ OKUYANLA OKUMAYAN BİR OLURMU.DER AMA BAZI BİLİM ADAMLARI OKUYUNCA SAPITIYOR KEHANETTE BULUNUYOR SONUÇ OLARAK BIR YALAN ATILIYOR TUTARSA NE ALA TUTMAZSA<br />
&#8230;EE NE OLACAK CANIM ÖLÜM YOK YA SONUNDA</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>

