KIYAMET İN KISA TARİHİ
İnsanlık, varoldugundan buyana kıyametle ilgili düşüncelerin ve bilgilerin peşinden gider olmuştur.Uygarlık tarihine baktıgımız zaman ,MU ve Atlantis ile başlayan birinci uygarlık,güney afrika ile başlayıp nil vadisinde yeşeren Sina yarımadasının kızıl denizinde ilk insan toplulukların üretime geçtigi günümüzden 7600 yıl önce sümer devletinin ilk şehri Eridu ile yükselişe geçmiş.üçüncü uygarlık ise orta asyanın göbeginden çıkmış.Pakistan nı boydan boya ikiye bölen indus nehrinin yakınlarında,harappanın etrafında çevrelenmiştir.Şimdikilerde ise bu uygarlıklardan damla damla bilgi kırıntıları ile günümüz uygarlıgını şekillendirir olmusuzdur.
Arkelojik çalışmalar sonucu buldugumuz fosillere baktıgımızda 650 milyon ile 1.6 milyon yıllık zaman dilimi ile karşılaşmaktayız. Demekki üç uygarlıgın göbeginden binlerce devlet, yüzlerce imparatorluk kurulmuş ve yıkılmıştır.
İnsan denen canlının ilk tarihini kutsal kitapların ilkinde Tevrat ta görmekteyiz. Tevrat insanlık tarihi olarak öngördügü zaman dilimi 7000 yıllıktır. Bu zaman diliminde ilk insanın nereden geldigi ve ne amacı olduguna dair bilgilere ışık tutmuştur. Tevratta daha eskiye baktıgımızda ,sümerlerin yazıtlarında dünyanın tufanla birlikte insanoglunu yeryüzünden sildigine ilişkin bilgiler vardır. Tufandan önceki eski kayıtlara baktıgımızda karşımıza mu ,atlantisler,yılanogulları,anunnakiler, nefilimler ve dahası yüzlerce tanrısal varlıklarla karşılaşırız.
Kozmik düzeyde en uç sınırlara ulaşmış varlıkların, kendileri gibi olanların bu dünyada ulaşmak isteyecekleri bir üst sınırın başlangıç ve sonla olmayacagının mutlaka altının çizilmesi gerekecegin bilinmemesi sonucu atlantisin sonunu hazırlamış olabilir. Tevrat ın başlangıç alfabesi bet ile başlamaktadır. Halbuki alef ile başlattıgımız zaman başlangıçta tanrı gögü ve yeri yarattı, degiştirirsek Başlangıcın Tanrısı gögü ve yeri yarattı diye başlar . Demek oluyor ki, bilmedigimiz bir yerlerde bizim farklı algıladıgımız varlıkların kendi vizyonlarını şekillendirdigi çıkmaktadır.Tabii ki bu demek degildirki, inaçlarımız birgün ummadığımız bir sonuçla karşılaşacaktır. Burası farklı yorumlara açık pencere olarak bırakılabilir. Kur’an-ı kerim e bakıldıgında ilk ayetin oku olarak başlamasının farklı hikmetleri olacaktır,tasvip edenler için.
2012 tarihi herkes için bir yok oluş veya degişim olarak algılanmaktadır. Mayaların kullanmış oldukları takvim büyük hesaplardan oluşmaktaydı. Yılları milyon yıllık batumlara dönüştürmüşlerdi. Son batum olarakta 2012 yılını göstrdikleri vakit ister istemez büyük bir kehanetin temelini atmış bulunmaktadırlar. Bu zaman dilimi 2012,2013,2016 da olabilir. Bilim adamı Kozirev, zamanın başlangıcından bugüne degin aynı akmadıgını dünyamızın farklı kuşaklardan geçtigini belirtmektedir. Hatta herzaman dünya güneşin bombardımanına maruz kalmakta bu bazen medeniyetleri bile etkilemiştir. İnsnoglu güneş ışınlarını en iyi şekilde kullanacak bir şekilde evrimleşmiştir. Görme yetimiz ve yaşamımız hep buna duyarlıdır.
İnsanlık kendinin yok oluşu hikayesinin kıyametle ilişkilendirmesi, on bin yıl önce insan topluluklarının dinle ilgilenmesi sonucu açıga çıkmasıyla farklı bir güç kazanmıştır. Milyonlarca yıl önce kaybedilen kozmik bilince sahip olmayı, bilimde ve dinde arama girişimleri günümüz insanına yeni bir kültür kazandırmıştır.
Dünyamız insanoglunun gördügü zaman diliminden çok milyonlarca yıllık bir zaman dilimine ve dış uzaydan gelen meteorlar,kuyruklu yıldızlar,astrodilere şahitlik etmişdir. Canlı türleride zamanla görülmeye başlandıgı vakit ,kendini insanogluna misafir etmiştir.
Kıyamet, insanlıgın özgür seçimi degildir. Fakat bu canlı formlar içersinde daha iyi bir yaşam kapısının aralamak zorunda oldugu kendisinin özgür iradesine bırakılmıştır.
kimbilir insanlık bir sonraki adımı merakla bekleyecektir…..
YAZAR: TUNCAY GÜMÜŞ

Arif Baştürk
Seda Kübra Küçükaslan
İlkay Alkan