<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Foton Kuşağı Etkisi</title>
	<atom:link href="http://www.fotonkusagi.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.fotonkusagi.net</link>
	<description>Foton Kuşağı etkisi, Marduk Gezegeni, Maya Uygarlığı Takvimi ve 21 Aralık 2012 - Kehanetler, Bilimsel ve Yorumsal analizlerle 2012 ye bakış.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 04 Jan 2012 21:06:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Evrende Güneş Sistemleri &#8211; Yıldız Sistemleri ve Foton Kuşağı</title>
		<link>http://www.fotonkusagi.net/foton-kusagi-the-photon-belt/evrende-gunes-sistemleri-yildiz-sistemleri-ve-foton-kusagi.html</link>
		<comments>http://www.fotonkusagi.net/foton-kusagi-the-photon-belt/evrende-gunes-sistemleri-yildiz-sistemleri-ve-foton-kusagi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Jan 2012 21:05:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Foton Kuşağı]]></category>
		<category><![CDATA[6 güneş sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[edmund halley foton kuşağı]]></category>
		<category><![CDATA[edmund halley kuyruklu yıldız]]></category>
		<category><![CDATA[evrendeki güneş sistemleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fotonkusagi.net/?p=1079</guid>
		<description><![CDATA[İLK YAZIMDAN BUYANA UZUN BİR ZAMAN GEÇTİ. BU SÜRE ZARFINDA FOTON KUŞAĞI OLAYINA BİLİMSEL BİR NETLİK KAZANDIRMAK İSTEDİM. GOOGLE SKY<a href="http://www.fotonkusagi.net/foton-kusagi-the-photon-belt/evrende-gunes-sistemleri-yildiz-sistemleri-ve-foton-kusagi.html" class="searchmore">Read the Rest...</a><div class="clr"></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İLK YAZIMDAN BUYANA UZUN BİR ZAMAN GEÇTİ. BU SÜRE ZARFINDA <strong> FOTON KUŞAĞI </strong>OLAYINA BİLİMSEL BİR NETLİK KAZANDIRMAK İSTEDİM.</p>
<p>GOOGLE SKY DAN YADA YOUTUBEDEN EVRENİN FOTOĞRAFLARINA BAKTIĞINIZDA  YILDIZLARIN RENGARENK BİR BULUTLA BAZI YERLERİNİN KAPLANDIĞINI GÖRÜRÜZ.  BURDA ENERJİ SEVİYESİ ARTAN BİR GRAFİKTEKİ MAX NOKTADA İKEN ENERJİ  SEVİYESİNDEN ÇIKILDIĞINDA KARANLIK NOKTAYA YAKINDIR.</p>
<p>İŞTE BİZİM GÜNEŞ SİSTEMİMİZDE BİZDEN BAŞKA <span style="color: #008000;"><strong>6 GÜNEŞ SİSTEMİ</strong></span>YLE BİR  BAĞLANTIYA SAHİPTİR . BU BAĞLANTIYI İSE BU YILDIZ SİSTEMLERİNİ  SARMALAYAN BİR BULUTSUNUN OLMASIDIR. VE BU BULUTSUNUN EVREN ÜZERİNDEKİ  HIZI BİZİM GÜNEŞ SİSTEMİMİZ İLE AYNI HIZDADIR . BU YÜZDEN BU BULUTSUDAN  UZAKLAŞMAMIZ SÖZ KONUSU DEĞİLDİR.</p>
<p>BULUTSUNUN ÇAPINI KALINLIĞINI VS BİLGİLERİ HERYERDE BULABİLİRSİNİZ . İŞTE BU BULUTSU KUŞAĞA FOTON KUŞAĞI DENİYOR.</p>
<p>HALLEY KUYRUKLU YILDIZINI EDMUN HALLEY BULDU VE FOTON KUŞAĞINIDA.</p>
<p>PEKİ, FOTON KUŞAĞININ BİZİM DNA MIZ ÜZERİNDE KALITSAL DEĞİŞİMLERİN  OLABİLECEĞİNİ SÖYLEYEN BİLİM ADAMLARI VARDIR. Kİ BUNLAR DÜNYA ÇAPINDAKİ  BU KONULARA EN HAKİM OLAN İNSANLAR. VE ŞUNU DÜŞÜNDÜM. BU OLAY NEZAMAN  OLMUŞ EN SON, 10.500 YIL ÖNCE VE 12.500 YIL ÖNCE ARASI BİR DÖNEMDE. (2012  DE GİRİLECEGİNİ VAR SAYARSAK) PEKİ eskiden insanlar 1000 lerce yıl  yaşıyorlarmış . Bunun bir kanıtı nuh peygamberin 1000 sene yaşaması  bütün kutsal kitaplarda bahsi geçer. Ve eskiden and(ant) kavminden söz  edilir devlerin oldugu ve eski hayvan ve bitkiler devasa boyutlardadır. Bunu paleontoloji biliminden biliyoruz . Peki bu dev boyutlar  ve uzun  yaşamlar foton kuşağındamı gerçekleşmişti?</p>
<p>Bu sefer tek soru ve derin bir cevap vermenizi istiyorum kendinize .</p>
<p><em>esen kalın…</em></p>
<p><em> </em></p>
<p><em><span style="color: #008000;"><strong>Yazan: Alper Bayraktar</strong></span></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fotonkusagi.net/foton-kusagi-the-photon-belt/evrende-gunes-sistemleri-yildiz-sistemleri-ve-foton-kusagi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kayıp Zaman Maya, Jülyen ve GregoryanTakvimleri ve 2012 -</title>
		<link>http://www.fotonkusagi.net/yorumsal-bakisla-2012/kayip-zaman-maya-julyen-ve-gregoryantakvimleri-ve-2012.html</link>
		<comments>http://www.fotonkusagi.net/yorumsal-bakisla-2012/kayip-zaman-maya-julyen-ve-gregoryantakvimleri-ve-2012.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Dec 2011 22:41:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yorumsal Bakışla "2012"]]></category>
		<category><![CDATA[ezoterik nedir]]></category>
		<category><![CDATA[Gnostizm nedir]]></category>
		<category><![CDATA[gregoryan takvimi]]></category>
		<category><![CDATA[Julyen takvimi nedir]]></category>
		<category><![CDATA[kayıp zaman nedir]]></category>
		<category><![CDATA[maya takvimi son günü]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fotonkusagi.net/?p=1074</guid>
		<description><![CDATA[Arkadaslar uzun yazdım ama tavsiye olunur&#8230; Konu, her ne kadar çok popüler olsa da, bir o kadar da karmaşık aslında<a href="http://www.fotonkusagi.net/yorumsal-bakisla-2012/kayip-zaman-maya-julyen-ve-gregoryantakvimleri-ve-2012.html" class="searchmore">Read the Rest...</a><div class="clr"></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Arkadaslar uzun yazdım ama tavsiye olunur&#8230;</strong></p>
<p>Konu, her ne kadar çok popüler olsa da, bir o kadar da karmaşık  aslında ve gayet sulandırılmış çorba edilmiş vaziyette… İtinâ ile  kaçınmaya çalıştım ama 2012′yi seyredince bu kadar incelediğim ve  bildiğim mevzuuyu yazmaya karar verdim… Dolayısıyla, biraz karmaşık,  alt-okumaları bol ve muhtemelen 1-2 yazılık bir dizi gibi de olabilir.  Yalnız sizlerden okumaya başlamadan önce bildiklerinizi unutmanızı ve  yazıyı ”dinlemenizi” rica ediyorum…</p>
<p><em><strong>Yazı için ön-kılavuz:</strong></em><br />
1- Bugünün ”Gerçek Tarihi” 1 aralık 2011 değil…<br />
2- Henüz İstanbul-Konstantinapol yıkılmadı…<br />
3- Marduk gelecek fakat şu andaki Takvim ile 2012′de değil…<br />
4- Bu dünyanın göreceği 7. yıkım, 7. Kıyâmet olacak…<br />
5- Obama’dan Armegeddon’a diğer kehânetlere de bakacağız.<br />
6- Mümkün olduğunca basit ve karmaşıklaştırmadan anlatacağım.</p>
<p>2012, teknolojik olarak dahi kötü bir film, tamamen ticari kaygılarla  ama çok da aceleye gelmiş sığ ve yanlış bilimsel teoriye dayanan bir  yapım. Dolayısıyla, onu bir kenara atalım.</p>
<p>Maya Takvimi’nin Son Günü, yani <strong><em>21 Aralık 2012</em></strong> benim için tartışmalı  bir konu, neden derseniz, biz Maya Takvimi’ni bugünkü Takvim’imizle  tarihliyoruz.</p>
<p>Halbuki, Takvim ve buna bağlı olarak tarihlememiz değiştirilmiştir.  Dolayısıyla gerçek zamânda 2011 yılında değiliz. Kaç yılındayız meçhul,  aslında meçhul değil, fakat bunu sadece Vatikan biliyor… Takvim konusu  karmaşık sadece Hicri-Rumi-Şemsi-Kameri ile Milâdi arasındaki farktan  bahsetmiyorum.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">”Kayıp Zamân”…</span><br />
Ortaçağ’da Avrupa’da devletler, küçük kent devletleri, derebeylikleri  arasında dahi takvim ve tarih uyuşmazlığı vardı. İslâm âleminde  kullanılan takvim zaten başka. Çin’deki takvim bambaşka… Ki Çin’deki  takvim sistemi halen farklıdır esasında. Malûm, Yahudiler’in takvim  sistemi ve yeni yılları da farklıdır.</p>
<p>Bugün uluslararası sistemde kullandığımız ise Gregoryen Takvimi’dir.  Dönemin Avrupa’sında kentler arasında bile ay-gün ve hatta yıl  farklılıkları olunca Vatikan, Gregory XIII döneminde takvim sistemini  tekrar düzenleyip bir nevii sıfırlama yaptı. Görünen 4-5 Ekim 1582′den  15 Ekim 1582′ye geçildiği ve ”Kayıp Zamân”ın 10-11 gün olduğu fakat  gerçek bu kadar değil.</p>
<p>Aslında, olayı karmaşık ve bilinmez hâle getiren faktör başka…</p>
<p>Çünkü, bu gayr-i resmi Vatikan Konsili, görünen maksatı takvimi  düzenlemenin dışında İznik Konsili gibi bir amaç taşımaktaydı. Nasıl ki  M.S. 325′te İznik’te resmi İncil oluştururken Matta, Markos, Luka ve  Yuhanna İncilleri dışında Kanonik (*) sayılmayan diğer Apokrif diye  damgalanan İnciller’in yokedilmesine karar verilmiştir. Fakat bu yoketme  işleminin pek de başarılı olmadığını bugün Gnostik-Ezoterik denilen Nag  Hammadi Kütüphanesi  (**) bulunmuş olması sayesinde biliyoruz. Barnabas  İncili de hâkeza… Başka bir fasıl olsa da Kumran Yazmaları da tabii ki…</p>
<p>Takvime dönersek… Roma’dan M.Ö. 46′dan Jül Sezar’dan kalma Jülyen  Takvimi, başta düzgün uygulanmadığı gibi hemen arkasından gelen Augustus  döneminde de bozulmuştu. İmparator Augustus’un kendi adını takvime  sokması Ağustos’u 31 gün yapması, artık yıl hesaplarının değişmesi vs vs  vs…</p>
<p>Dolayısıyla, yılbaşının Mart ayında olduğu Jülyen Takvimi’nin  Gregoryen Takvimi’ne dönüştürüldüğü güne gelene dek her sene 1′er günlük  hata olduğunu varsaysak bile…</p>
<p>46+1582= 1628 gün, bu da 4 yıl 168 gün eder…</p>
<p>Buna<span style="color: #008000;"> Jülyen Takvimi</span>’nin bozulmamış halinin dahi dünyanın dönüşüyle 128 yılda 1 gün kayma yaptığını ilave ediniz.</p>
<p>1628/128=12,7</p>
<p>1628+12,7= 1640,7 yani 4 yıl 180,7 gün…</p>
<p>Bu basit hesapla bile ”Kayıp Zamân”ın Vatikan’ın söylediği gibi<br />
10 günden kat be kat fazla olduğu ve dolayısıyla bugünün gerçek tarihinin 1 aralık 2011 olmadığı ortaya çıkacaktır…</p>
<p>En iyi olasılıkla Mayıs 2005′e döndük…</p>
<p>Şimdi, gelelim gerçekte neden Jülyen’den Gregoryen’e geçildiğine…</p>
<p>Nostradamus!</p>
<p>Nostradamus, bizde bazılarının sanıldığı gibi falcı, uydurmacı, boş, modern ticaret hârikası filan değildir.</p>
<p>Hekim, eczacı ve Veba Salgınını bitiren adamdır.</p>
<p>Yahudi’dir ve Kabala’yı, Okült İlimleri, simyayı gayet iyi bilir.</p>
<p>Vatikan, hayattayken yoketmeye çalışmıştır; Vatikan’ın yasakladığı  Gnostik ve Ezoterik kimi yazmaların da bulunduğu söylenen kütüphanesinde  çıkan şüpheli bir yangından zor kurtulmuştur.</p>
<p>Kehanetlerini şifreli bir dille yazması ve halen kısım kısım  çözülememesi, yorumlanmaya çalışılması bu yüzdendir. Bugün kullanılmayan  bir Fransızca ile Latince, İbranice, İspanyolca’yı karıştırarak ve bazı  kelimeleri tersten, bazılarını harf eksiltmesiyle Akrostiş gibi  kullanarak metinlerini şifrelemiş, mitlere ve astrolojiye göndermeler  yapmış simgeler kullanmış ve bu sayede Vatikan’ın hışmından kaçmaya  çalışmış; Papa III. Paulus tarafından 1542′de kurulan Roma Engizisyon’da  yargılanmaktan kurtulmuştur.</p>
<p>Tabii, bunda Veba Salgınını mucizevi bir tedaviyle durdurmasının kendisine sağladığı dokunulmazlığın da faydası olmuştur.</p>
<p>Yaptığını iddia ettiği zaman makinesi gerçek miydi bilemiyoruz fakat  bu alet günün birinde doğrulanırsa, o vakit Nostradamus bambaşka bir  kimlik kazanacaktır.</p>
<p>Nostradamus’un tarihlenmiş kehânetleri o yaşarken çıkmaya başlamış ve büyük bir hayret uyandırmış, Vatikan’ı da korkutmuştur.</p>
<p>İlk bölümü burada kesmeden önce…</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Gregoryen Takvimi</span>’nin 1582′de kabul edildiğini ve Nostradamus’un 1566′da öldüğünü hatırlatayım…</p>
<p>Gelecek bölümlerde, İstanbul depreminden, Marduk’dan ve Marduk’un geldiğinin resmi âlametlerinden bahsedeceğim.</p>
<p><span style="color: #ff6600;">(*)</span> Kanonik, Vatikan tarafından ekümenik konseyler-Konsiller  tarafından kabul edilmiş dini kural ve kanunlara uygun, doğruluğu kabul  görmüş İnciller; Akoprif ise Vatikan tarafından reddedilmiş, yasaklanmış  ve imhâ edilmiş İnciller için kullanılmıştır…</p>
<p><span style="color: #ff6600;">(**)</span> Mısır’da iki kardeş tarafından 1945 yılında Nag Hammadi  yakınlarında bulunan 12 kitaptır. İçinde Koptik dilinde yani, yunan  alfabesi ile yazılmış geç mısır dilinde Tomas’ın İncili de vardır.  “Bunlar yaşayan İsa’nın söylediği ve ikiz Yahuda Tomas’ın yazdığı  kelimelerdir” orjinali Grekçe’dir Nag Hammadi’de bulunan çeviridir ama  tamamıdır. Tomas tabii ki takma bir addır ve Aziz Petrus olduğu tahmin  edilmektedir.</p>
<p>Basit mânaları ile…<br />
<span style="color: #ff6600;"><strong>Gnostizm:</strong></span> Sezgi ve tefekkür ile edinilen Gizli Bilgi, bunlara inanma.</p>
<p><span style="color: #ff6600;"><strong>Ezoterik:</strong></span> Gerekçe “iç, içsel” anlamındaki “esoterikos” sözcüğünden ya  da “görüyorum, içsel olan, gizli olan” anlamlarına gelen “eisotheo”dan  gelir. Derin bilgilerin ve sırların gizlenerek, bir üstad tarafından  sadece öğrencilerine öğretilmesidir.</p>
<p><span style="color: #008000;"><em><strong>Yazar: Serkan</strong></em></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fotonkusagi.net/yorumsal-bakisla-2012/kayip-zaman-maya-julyen-ve-gregoryantakvimleri-ve-2012.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>5</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2012 ve Küresel Düzen, Marduk ve Foton Kuşağı</title>
		<link>http://www.fotonkusagi.net/yorumsal-bakisla-2012/2012-ve-kuresel-duzen-marduk-ve-foton-kusagi.html</link>
		<comments>http://www.fotonkusagi.net/yorumsal-bakisla-2012/2012-ve-kuresel-duzen-marduk-ve-foton-kusagi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 18 Aug 2011 22:11:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yorumsal Bakışla "2012"]]></category>
		<category><![CDATA[2012 bekleyişi]]></category>
		<category><![CDATA[foton kuşağı çocukları]]></category>
		<category><![CDATA[güneş sisteminin merkezlenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[küresel düzen]]></category>
		<category><![CDATA[marduk çarpma ihtimali]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fotonkusagi.net/?p=1067</guid>
		<description><![CDATA[Şimdi elimizde bir tablo var&#8230; 2012 Bu tabloyu 3 şekilde inceleyelim; 1 MARDUK 2 FOTON KUŞAĞI 3 KÜRESEL DÜZEN 1<a href="http://www.fotonkusagi.net/yorumsal-bakisla-2012/2012-ve-kuresel-duzen-marduk-ve-foton-kusagi.html" class="searchmore">Read the Rest...</a><div class="clr"></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şimdi elimizde bir tablo var&#8230; 2012</p>
<p>Bu tabloyu 3 şekilde inceleyelim;</p>
<p>1 MARDUK<br />
2 FOTON KUŞAĞI<br />
3 KÜRESEL DÜZEN</p>
<p><strong>1 Şimdi marduk</strong> olayını zaten biliyoruz gelirse geçer bi teori .Çarpma  ihtimali yok yörüngesi var.(tabi teoriye göre)fakat uyduları var ise  bunlar dünya ile ay ile  çarpışabilir böyle bir ihtimal var.</p>
<p><strong>2 Foton kuşağı;</strong> ise daha bi insanlara al benisi olan bişimiş gibi  gelio . Burdaki olay ise güneş sistemimizin galaxinin merkeziyle  merkezlenmesinden bizim pentium 1 işlemcilerimizin  core 2 duo ya  geçmesi olayı.</p>
<p><strong>3. ise küresel düzen</strong> . Yani bunların ikisininde masal olması fakat değişimin insanların bilinç altına işlenmesi .</p>
<p>öÖrnek: bu düzeni sağlayacak olan üst düzey insanlar .İnsanlık  tarihinin en acımasız insanları.Onlarki milyonlarca hatta milyarlarca  insanı ,suni depremler, volkanlar ve doğal afetlerle öldürüp ,kalan  insanlara marduk etkisi vermek , sağ kalanlarada belki sizde foton  çocuklarısınız demek&#8230;</p>
<p>Sadede gelirsek 2012 de küresel bir bekleyiş mevcut hepsi yalan olsa  bile bu ambiyanstan ve kaos tan yararlanmak isteyecek o kadar çok  akım  düşünce grup,cemaat ,birlik ,ülke, millet, din, siyasi,zengin,konsey,  tarikat varki emellerine ulaşmalarına zemin hazırlayacak  yaptıkları en  büyük minareye sayısal degeri ölçülemeyecek kadar kılıf biçmişler . Artık güçlü zeki ve acımasız olan  bu 2012 ile ne halt isterse onu yer … Saygılar</p>
<p><span style="color: #339966;"><em>Yazan: Alper Bayraktar</em></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fotonkusagi.net/yorumsal-bakisla-2012/2012-ve-kuresel-duzen-marduk-ve-foton-kusagi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sevkat Nickli Ziyaretçimizin 2012 Yorumları</title>
		<link>http://www.fotonkusagi.net/yorumsal-bakisla-2012/sevkat-nickli-ziyaretcimizin-2012-yorumlari.html</link>
		<comments>http://www.fotonkusagi.net/yorumsal-bakisla-2012/sevkat-nickli-ziyaretcimizin-2012-yorumlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Jul 2011 21:54:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yorumsal Bakışla "2012"]]></category>
		<category><![CDATA[2012 altın çağ]]></category>
		<category><![CDATA[2012 yorumları]]></category>
		<category><![CDATA[21 aralık 2012 cuma]]></category>
		<category><![CDATA[deccal çıktı mı]]></category>
		<category><![CDATA[hz mehdi çıktı mı]]></category>
		<category><![CDATA[insanlığın çağları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fotonkusagi.net/?p=1064</guid>
		<description><![CDATA[Arkadaşlar ben sizin sorularınızın cevabını veryim kendimce. 2012 de evrensel değişiklikler olacağı kaçınılmaz. Benim görüşüm 21 ARALIK CUMA günü bildiğimiz<a href="http://www.fotonkusagi.net/yorumsal-bakisla-2012/sevkat-nickli-ziyaretcimizin-2012-yorumlari.html" class="searchmore">Read the Rest...</a><div class="clr"></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><em><strong>Arkadaşlar ben sizin sorularınızın cevabını veryim kendimce. 2012 de evrensel değişiklikler olacağı kaçınılmaz.</strong></em></p>
<p>Benim görüşüm <span style="color: #ff6600;">21 ARALIK CUMA</span> günü bildiğimiz 12 gezegen bir dizi haline gelmektedir. Bu tarihte 3600 yılda bir dünyanın yakınından geçen nibiru (marduk)  gezegeni dünya ve güneş arasına girerek dünya üzerine 3 gün boyunca  gölge düşürmesiyle güneş köreltilir 3 gün boyunca insanlar karanlığa ve  endişeye girerler farkına varmadan gezegenin manyetik gücü bizim  dünyamızın kuzey manyetik alanını güneye itirerek dünyanın altını üstüne  getirir dünya üzerinde konumu değişmeyen sadece 1,618 (kabe) olur ve  bununla birlikte dünya ve güneş arasından marduk çekildiğinde güneş  batıdan doğar buraya kadar hesaplamaları yapan maya buradan sonrasının  nasıl olacağını bulamaz yada  bundan sonrada zamanın gereksinimi  olmadığından devam ettirmemiştir .</p>
<p>Hz mehdinin 2010 yılı itibari olarak 31 yaşında olduğunu sanıyorum 2012  tarihinde 33 yaşına gelmiş ve kendini ilan etmiş olur bunları yaşayan  insanlar için büyük alametler çıplak gözle göründüğü için Artık onlara  gün batımı tarafında 70 ışık yılı genişliğinde olan tövbe kapıları  kapanmış olur.</p>
<p>Bunların yaşanmasıyla dünya üzerinde  ikilem başlar deccal ve mehdi   deccal konusunda tek gözlü canavar olarak tapınak şovlyeleri nin kurmuş  olduğu şeytani tarikat demiyorum şeytani bir örgüt masonik yapılanmayı  ve dünya ülkelerini satranç gibi oynayan şeytanın müritleri bu örgütün  önde gelenlerinin 2006 tarihinden itibaren ermegedon dağında şeytan nın  kendisi ile birebir açık oturum yaptıkları meta fizik istihbaratçıları  tarafından bilinmektedir yani bu örgüt zihniyeti nemrut , firavun vs  gibi şeytani amellerin devamını sürdürdüklerini  bilmekteyiz  dünyanın  manyetik alanının 4 kez yer değiştirdiği söylenmektedir bunun her  tekrarı yeni bir çağı ifade eder bir zamanlar teknoloji nin dorukta  olduğunu ve sıfırlandığını biliyoruz hz. nuh  tufanından önce bu  teknolojilere şahit olan şeytan bizim bilmediğimiz teknolojilerden  haberdar olduğuna göre bu israil Amerika ve İngiltere (bermuda şeytan  üçgeni ) asıl yöneticileri şeytanla yaptığı birebir görüşmede bu  teknolojilerden bilgi alıyor olabilir .</p>
<p>Büyü,metafizik elektronik gibi  gelişmiş teknoloji  hz.  Süleyman’ın cinlerle ve hayvanlarla  konuşabilmesi yolunu biliyor olabilirler ve bu olay <strong>deccal</strong> olarak öne  sürdüğüm bu zihniyeti bizlerden ayrıcalıklı kılar bununla başa  çıkılabilmesi için hz mehdi gelir ve 3ncü dünya savaşı başlamış olur  taşlar dile gelir ve bundan böyle marduk gezegeninin sahip olduğu radyo  sinyallerinin insan beyninde ileri seviyede beyin kullanım alanını  artırmasıyla akıllı bir toplum Altın çağa başlar. Bu radyo sinyali 1950  de bir bilim adamı tarafında keşfedilen deniz yer altı ve uzayda  haberleşmeyi sağlayan güçlü ama insan uykusunda beynin yaydığı radyo  dalgalarıyla aynı yapıda olduğu bir sinyal bu sinyalin dünya üzerinde  son zaman artış olduğu kanıtlanmış olup yeni doğan çocukların akıllı  doğmasına sebep olan bu olabilir.Hatta daha ileri gitmek gerekirse insan  beyninin kullanılan  %8 ila %12 lik oran büyük ölçüde üzerine çıkabilir  ve nesnenin asıl yapısını idrak edebilir cinleri görebilir hale  gelebilir. Güneş in batıdan doğmasından sonra 120 yıl yaşam olduğu  islami kaynaklardan bilinir. bu duruma göre düşünüldüğünde ibni sina  derki Kıyamet hicri takvime göre 1945 te  kopar demesi bizim  takvimimizin 2120 yılını gösterdiği gün kıyamet kopar anlamına gelir.</p>
<p>Peygamber efendimize kıyamete ne kadar bir süre var diye sorulduğunda  elini aşağıdaki resimdeki gibi göstererek şu iki parmağımın arasındaki  mesafe kadardır demesi bizim için kısa bir zaman olarak algılanabilir  günümüz insanı bunun için olumsuz kanılara kapılabilir mesela madem bu  kadar kısa idi  hani nerde kaldı diyebilirler ancak olacak biteceği  Allah katından öğrenen ve Allah katına çıkan bir anlamda boyut  değiştiren peygamberimizin kalp gözü açık olmasında her hangi bir  şüphemiz yoktur nesnenin asıl yapısını görüyor olabilir yani dünyayı  bizim gözümüzle değil gerçek gözle yani beyin gücüyle görebilir o zaman  ki çağın insanına gerçekler parmakların arasındaki mesafe sözünün anlamı  açıklanmış olsa ağır gelebilirdi sonralarda bununla ilgili değişik  yorumlar yapılabilir bizim tahmin edemeyeceğimiz sonuçlar doğurabilirdi  bunun için mecaz i bir anlamda aşağıdaki işaretler o zamanın insanı ve  şimdiki zamanın insanına işaret etmiş olabilir. Resimli ifademi gösteremedim burdan aşağısını siz anlamaya çalışın</p>
<p><strong>Dinozorlar çağı birinci dünya manyatik döşümü<br />
Hz Adem ikinci manyatik alan dönüşümü<br />
Hz.Nuh üçüncü manyatik alan dönüşümü<br />
Hz Muhammed dördüncü manyatik alan dönüşümü<br />
Hz Mehdi  beşinci manyatik Alan dönüşümü<br />
1. çağ öncesi insaların yaşama ihtiyaç duydukları nesneler oluşturulmuş olabilir<br />
2. çağ insanlar dünyaya merhaba demiş olabilir<br />
3 .çag insanlar sınıfta kaldı sil baştan olabilir<br />
4. çag insanlara son bir şans verilmiş olabilir</strong><br />
<strong>5 çağ altın çağı </strong>4 ncü çağdaki son şansı değerlendiren toplulukların  islamiyeti benimseyenlerin doğruyu görenlerin eziyet ve zulüm gördüğü  bir çağın son bulması için <strong>Hz mehdi</strong> ile sonun başlangıcı olabilir.</p>
<p>Şimdiye kadar olan dünya nın manyatik alan dönüşümü yani kuzey kup ile  güney kutubun yer değişimi sonucunda büyük doğal afetler  olduğu açık  yani yaşam nüfusunda büyük ölçüde kırılmalar. Bu sefer altın çağa  geçişte neler olabileceği konusunda büyük afetler amerika kıtasınta  kasırgalar genelde ağır yağışlar ve seller gezegenin çekim alanına  girdiğimizde kıyı sahil yerleşim yerleri  suya gömülebilir.EN DOĞRUSUNU ALLAH BİLİR.</p>
<p><em><strong>Not : bu yazdıklarım benim kendi yorumlarım  yanılgılarımı yada doğruluklarımı sizlerin mantığına sunarım. saygılar</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Sevkat</span> nickli ziyaretçimizin &#8221; <a title="nasa 2012" href="http://www.fotonkusagi.net/bilimsel-bakisla-2012/nasa%E2%80%99nin-2012-aciklamasi.html">Nasa&#8217;nın 2012 Açıklaması</a>&#8221; yazısına yapmış olduğu yorumdur.</strong></em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fotonkusagi.net/yorumsal-bakisla-2012/sevkat-nickli-ziyaretcimizin-2012-yorumlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>23</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Altın Çağ &#8211; 21 Aralık 2012 Yorumsal</title>
		<link>http://www.fotonkusagi.net/yorumsal-bakisla-2012/altin-cag-21-aralik-2012-yorumsal.html</link>
		<comments>http://www.fotonkusagi.net/yorumsal-bakisla-2012/altin-cag-21-aralik-2012-yorumsal.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Jun 2011 20:49:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yorumsal Bakışla "2012"]]></category>
		<category><![CDATA[2012 ayetleri]]></category>
		<category><![CDATA[21 aralık 2012]]></category>
		<category><![CDATA[altın çağ 2012]]></category>
		<category><![CDATA[foton çağı 21 aralık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fotonkusagi.net/?p=1060</guid>
		<description><![CDATA[Slm arkadaşar; 21 aralık 2012 bana göre insanların yeni bir çağdan başka bir çağa geçişinin tarihidir. Bu zamanı şöylede algılayabiliriz;<a href="http://www.fotonkusagi.net/yorumsal-bakisla-2012/altin-cag-21-aralik-2012-yorumsal.html" class="searchmore">Read the Rest...</a><div class="clr"></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Slm arkadaşar;</p>
<p>21 aralık 2012 bana göre insanların yeni bir çağdan başka bir çağa geçişinin tarihidir. Bu zamanı şöylede algılayabiliriz; &#8220;insanoğlu şu an yaşadığı boyut 3. boyutdur. ve buda 4. boyuta geçiş zamanıdır. &#8221; Bunu kıyametmi yoksa felaketmi olacağını tabiki allah bilir. Matematik ve astroloji ile uğraşan mayaların öngörüsüne göre 2012 de takvimin sonudur. bunun oluşum süreci gezegenler hepsi aynı sırada olacak veya marduk gezegeninin bizim güneş sistemine yaklaşımıyla oluşan foton kuşağının etkisi altında kalarak. Bunları göz önünde bulundurarak böyle birşeyin olma ihtimalini göz önünde tutarak sizlere şu mesajı vereceğim.</p>
<p><strong>ALİ İMRAN SURESİ 106. ayette</strong> aynen şu ifade geçmektedir; O gün bazı yüzler ağarır, bazı yüzler kararır. Yüzleri kararanlara: &#8220;İmanınızdan sonra küfrettiniz ha? Öyle ise inkâr etmenize karşılık azabı tadın&#8221; (denecektir).<br />
Burda söylediği gibi &#8220;o gün bazı yüzler ağarır bazı yüzler kararır&#8221; kelimesi bana foton kuşağının gelmesiyle birlikte bazı insanların foton enerjisinden olumlu etkileneceğini bazı insanların olumsuz etkileneceğini düşünüyorum. Bunu şu ifadeyle açabiliriz; hayatını düzgün yaşayan insanların kötülükten uzak, günahlardan uzak, iyiliksever, v.s ve allahın birliğine inanan insanların yüzlerinin ağarıcağını, şakralarının açılacağını . Diğer taraftan kötü insanların günahkar insanların karanlıkta kalacağı bir &#8220;ALTIN ÇAĞ&#8221; olarak düşünüyorum. Teşekkür ederim.<br />
<span style="color: #008000;"><br />
Yazan: Mücahit</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fotonkusagi.net/yorumsal-bakisla-2012/altin-cag-21-aralik-2012-yorumsal.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ankara Yaz Okulları 2011</title>
		<link>http://www.fotonkusagi.net/site-tanitimlari/ankara-yaz-okullari-2011.html</link>
		<comments>http://www.fotonkusagi.net/site-tanitimlari/ankara-yaz-okullari-2011.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 May 2011 13:21:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Site Tanıtımları]]></category>
		<category><![CDATA[ankara da yaz okulu]]></category>
		<category><![CDATA[yaz okulları ankara]]></category>
		<category><![CDATA[yaz okulu ankara]]></category>
		<category><![CDATA[yaz okulu kayıtları ankara]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fotonkusagi.net/?p=1056</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;nin ikinci büyük ili olan Ankara&#8217; da yaz okulu eğitimleri başlamıştır. Okulların kapanmasına yakın bir süre kalmasından dolayı pek çok<a href="http://www.fotonkusagi.net/site-tanitimlari/ankara-yaz-okullari-2011.html" class="searchmore">Read the Rest...</a><div class="clr"></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;nin ikinci büyük ili olan Ankara&#8217; da <a title="yaz okulu" href="http://www.ankarayazokulum.com/"><strong><span style="color: #f00;">yaz okulu</span></strong></a> eğitimleri başlamıştır. Okulların kapanmasına yakın bir süre kalmasından dolayı pek çok aile çocukları için <a title="ankara yaz okulları" href="http://www.ankarayazokulum.com/"><strong><span style="color: #f00;">ankara yaz okulları</span></strong></a>nı gezerek en ideal ortamı seçmek istemektedir.</p>
<p>Yaz okullarının çocuklara olan faydaları ise oldukça fazladır. Bu eğitimlerin başlıcaları ise; futbol, basketbol, voleybol, yüzme, folklör ve resim gibi pek çok yararlı etkinliklerdir.</p>
<p><a title="ankara yaz okulu" href="http://www.ankarayazokulum.com/"><strong><span style="color: #f00;">Ankara yaz okulu</span></strong></a> eğitimlerine başvuracak ailelerin yaz okullarında çeşitli özellikler de aramaktadır.</p>
<p><strong>Bunlar ise;</strong></p>
<p>- Servis<br />
- Uzman eğitim kadrosu<br />
- Yaz okulunun ne kadar süredir eğitim verdiği<br />
- Yaz okulunun çevresi ve bulunduğu mekan</p>
<p>Çocuklarını teslim edecekleri yaz okulunu iyi tespit eden aileler, yetişkin çağına geldiğinde evlatlarının hayata daha sıkı tutunmasını ve sosyal birer birey olmaları sağlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fotonkusagi.net/site-tanitimlari/ankara-yaz-okullari-2011.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sümerliler &#8211; Üstün Zekalı Uygarlıklardan Sümer Uygarlığı</title>
		<link>http://www.fotonkusagi.net/efsanevi-uygarliklar/sumerliler-ustun-zekali-uygarliklardan-sumer-uygarligi.html</link>
		<comments>http://www.fotonkusagi.net/efsanevi-uygarliklar/sumerliler-ustun-zekali-uygarliklardan-sumer-uygarligi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 May 2011 20:59:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Efsanevi Uygarlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Sümerler]]></category>
		<category><![CDATA[Sümerler ve nibiru (marduk)]]></category>
		<category><![CDATA[Sümerliler hakkında bilgi]]></category>
		<category><![CDATA[sümerliler Zecharia Sitchin]]></category>
		<category><![CDATA[Üstün zekalı uygarlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Zecharia Sitchin kitabı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fotonkusagi.net/?p=1048</guid>
		<description><![CDATA[Eski Sümer Uygarlığı bugünkü Irak’ın Mezopotamya bölgesinde günümüzden yaklaşık 4500 yıl önce (M.Ö 3500-M.Ö 2000) yaşamış Mayalar, İnkalar, Aztekler, Mısırlılar<a href="http://www.fotonkusagi.net/efsanevi-uygarliklar/sumerliler-ustun-zekali-uygarliklardan-sumer-uygarligi.html" class="searchmore">Read the Rest...</a><div class="clr"></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Eski Sümer Uygarlığı</strong> bugünkü Irak’ın Mezopotamya bölgesinde günümüzden yaklaşık 4500 yıl önce (M.Ö 3500-M.Ö 2000) yaşamış <em>Mayalar, İnkalar, Aztekler, Mısırlılar</em> gibi üstün zekâsı kanıtlanmış uygarlıklar arasında sayılan önemli bir kültürdür.</p>
<p>Sümerliler tabii ki her millet gibi kendi devletini kurmak isteyen bir önder eşliğinde kurularak hayatını sürmüş ve yine her devletin kaderine maruz kalarak civar devletlerce ortadan kaldırılmıştır. Fakat bu süreçte halkını en refah seviyeye ulaştıracak buluşlarıyla ve zekâlarıyla farklarını ortaya koymuşlardır.</p>
<p><a title="sümerler" href="http://www.fotonkusagi.net/Photon-Belt/sumerler">Sümerler</a> ile ilgili en önemli teori ise insanlığın başlangıcı olarak varsayılmaları. Bilim adamları bu teoriyi onların yaradılış efsanelerine dayandırıyorlar. Sümerlilerin tanrısı kabul edilen, hatta tabletlerde astronot kıyafeti giyilmiş şekilde tasvir edilmiş, DNA şekillerini anımsatan sarmal yapıdaki sütunlar arasında gösterilmiş İştara, bu teorinin kahramanı. Efsaneye göre: İştara, Sümerlilerce de keşfedilmiş ve yakın zamanda günümüz bilim adamlarının da bulduğu üzere güneş sisteminin bir gezegeni olan fakat yörüngesi çok geniş olan Marduk(Nibiru)’ tan (tabii ki o gezende hayat olup olmadığı şu an bilinmiyor) gelen İmunaki insanlarının başı. İştara bundan 6000 yıl önce Marduk’tan dünyaya gelerek halkına bilgiler sundu ve gizli bir şekilde bulutların arasından süzülerek dünyadan ayrıldı. Dünya’ya gelişi Marduk’la o zamanki Dünya olan Tiamat’ın çarpışmasıyla oldu. Bu çarpışmadan sonra Bugünkü Dünya Ay ve yörüngemizdeki kuyruklu yıldızlar oluştu. Mars’a kuraklık geldi suyu yok oldu. Merkür kurudu. İmmunaki insanları teknolojileriyle insanları yarattılar (?) . vs… Bu çarpışmanın kanıtı olarak günümüz Antarktika kıtasındaki göktaşı kalıntıları gösterilmektedir. Sümerlilerin tanrı kavramını inancımızdan farklı olarak insana benzeyen bir şekilde tasvir etmiş olmaları günümüzde aykırı olarak kabul edilse de yaradılışla ilgili tabletleri de bulunmaktadır. Bu tabletlerde böyle bir çarpışmanın olacağını önceden astronomik ilerleyişleri sayesinde sezdikleri ve yeni oluşacak olan dünyanın benzer bir değişime 2012 senesinde gireceği belirtilmiştir.</p>
<p>Azeri kökenli arkeolog <strong>Zecharia Sitchin Sümerliler</strong> üzerinde yaptığı araştırmayı <strong>“Genesis Revisited”</strong> adlı kitabında değinmiş. Bıraktıkları tabletlerden, yaşadıkları ortamlara kadar her durumu inceleyen Sitchin, Sümer Uygarlığı ile ilgili <a rel="attachment wp-att-1049" href="http://www.fotonkusagi.net/efsanevi-uygarliklar/sumerliler-ustun-zekali-uygarliklardan-sumer-uygarligi.html/attachment/sumerler"><img class="alignleft size-full wp-image-1049" title="sumerler" src="http://www.fotonkusagi.net/wp-content/uploads/2011/05/sumerler.jpg" alt="sumerler Sümerliler   Üstün Zekalı Uygarlıklardan Sümer Uygarlığı" width="240" height="312" /></a>ilginç iddialarından da bahsediyor. Efsane olarak sayılan olguların bir kısmına da inandığını belirtiyor. Çünkü ona göre şu anki teknolojinin kazandırdığı edinimler, uygarlığın tabletlerinde de yer alıyor fakat bunlar tabletlerde Sümerlilerin inanç olgularından doğan efsanelerin bir sonucu olarak gösterilse de kanıtlanmış.</p>
<p>Bu önemli bulgular, <span style="color: #008000;"><strong>Sümerlerin akıllı uygarlıklar tarafından ziyaret edilmiş olmaları</strong></span> –ki bu durumun bahsedilişini yaradılış efsanelerinden öğrenebiliyoruz-, <span style="color: #008000;"><strong>geleceği bilmeleri</strong></span> –insanlığın diğer güneş sistemi gezegenlerine kartallar gibi inmeleri(Ay’ a ayak basmamız)- <span style="color: #008000;"><strong>ve astronomik keşiflerde bulunmaları</strong></span>. Sümerlilerin bu çalışmaları günümüzde 60’lı yıllarda aya inilmesi ve 70 ve 80’li yıllarda Mars yüzeyindeki araştırmalarla açıklanabildi. Sümerliler astronomik çalışmalarında gezegenlere şekillerine göre isim verdiler. Uranüs gezegenini çok parlak ve çok yeşil olarak tanımladılar. Bu özellik bilim adamlarınca 1930 yıllardaki ilk keşfinin ardından kanıtlandı. Uygarlık ayrıca Uranüs’ün neden eğik bir yapısının olduğunu da açıklamış. Neptün’ün maviliğinden bahsetmiş olmalarına rağmen günümüz teknolojisiyle mavi gezegen Neptün 1977’de keşfedilebildi. Tabletlerdeki önemli veriler dönemimizdeki uzay araçlarıyla kanıtlandı. Bu ve bunun gibi görmeden veya herhangi bir araçla inceleme yapmadan bilinemeyecek olgulara sahip olabilmeleri; araştırmacıların sürekli “yabancı uygarlıkların etkisinde mi kaldılar yoksa yalnız mıydılar?”,”sayılarının yok oluşu ve geride kalan tabletler dışında önemli kalıntıların kalmayışı kendi tanrılarının bir emri miydi?” gibi soruların üzerinde durmalarına sebep olmuştur.</p>
<p>Mars’taki araştırmalarda da geçmiş uygarlıkların teknolojik açıdan ileride olduklarını destekleyen bulgulara rastlanmıştır. Bunlardan en önemlisi ise Mars yüzeyindeki insan yüzleri ve İnka şehirlerini andıran Piramitler. Araştırmalar esnasında UFO görüldüğü iddiaları ve hareket eden kartal şeklindeki gölge. Gene efsanevi Maya uygarlığında bahsedildiği üzere Sümerlilerin de ikinci çarpışmanın bir krokisini çizmesi, 12 gezegenden bahsetmesi, Dünya’nın 7. Marduk’un ise 10. gezegen olması ve Plüton’u önceden keşfetmeleri… sizce bir tesadüf mü?</p>
<p>Tabiî ki değil. Günümüz mantığı güttüğümüz zaman veya var olan efsaneleri doğru bir şekilde yorumlayabildiğimizde olayın çok farklı bir boyuta eriştiğini görebilmekteyiz. Öncelikle Yaradılış efsanesinde belirtilen bir çarpışma belki oldu belki de yaradılış bir çarpışmaya benzetilerek tasvir edildi(BIG BANG). İştara Tanrının adı ve halkına doğruları gösterdi. İmmunaki insanları belki de Tanrı’nın yarattığı diğer varlıklar(melekler,..vb) ve ona iman edip insanları kolladılar-kolluyorlar- . Tek tanrı inancında yorumladığımızda İştara dışında kimsenin böyle bir şey yapamaması gerekirken diğer İmmunaki insanlarının günümüz insanlarını yarattığına dair açıklama ilginç. Bence diğerleri yani İştara’ya bağlı olan topluluk şimdiki insanları yaratmış olsaydı İştara Tanrı olarak kabul edilemezdi. Gene Çarpışmanın ardından dinginliğin oluşumunda İştara’nın göğe süzülmesi ve günümüzde de birçok inançta olduğu gibi Tanrı veya cennet kavramının göğe tasvir edilmesi benzerlik gösteren örnekler.</p>
<p>Teknolojik açıdan çok gelişmiş olabilirler. Herhangi bir tufandan ötürü buluşları kaybolmuş olabilir. Ve eğer bu tarz bulguları doğruysa, o zaman <span style="text-decoration: underline;">Marduk</span> olabilir Ama onun bir gezegen olarak ifade edilmesi bunun somut bir olgu olduğunu gösteriyor. Benim inancım 2012 senesinde çarpışma olmayacağı görüşünde. Belki yakınımızdan geçecek belki de uzakta olsa bile herhangi bir çekim etkisiyle foton kuşağında kayma, afetler veya gene üstünde aşırı durularak bahsedildiği gibi bilinçte bir uyanış olacak. Sonuçta kimse kıyametin ne zaman kopacağını bilemez. Ama tasvir bu bazı olgular kıyamet olarak nitelendirilebilir. Örneğin 17 Ağustos depremi Maya uygarlığının takvimine göre 4. zamanın sonuna denk gelmiş. Bunu şu sıralar yaptığım araştırmalar sonucunda öğrendim. Ancak afet denilince aklıma gelen en önemli şey depremden sonra yaşadığım uyanıştı. Ve bu herkeste vardı. Bir şeyleri sorgulama, inanç kavramını gözden geçirme, anlamaya çalışma, hayatta her şeyin olabileceğini fark etme, yaşanan aşırı korkular bunlar insanı bir nevi dirilten öğeler aslında. Bunu bir uyanış olarak nitelendirirsek ve eğer yıllar öncesinin teknolojisi bize güneş sistemimizin en uzun yörüngeli gezegeninden bir afet geleceğini söylüyorsa ve de bu doğruysa o zaman uyanış da olacak demektir. Bu durum kimine göre kıyamet, kimine göre alamet kimine göre sadece bir afet vb… olabilir.</p>
<p><em>Gerçeği sadece Allah bilir demek isterdim ancak her inanıştaki insana hitap ediyorsak o zaman söyleyebileceğim en genel yargı emin olunmayan veya tam olarak kanıtlanmamış olgulara hemen inanmak yerine, üzerinde iyice araştırmak ve mantıklı düşünmeyi seçmek yönünde.</em></p>
<p><span style="color: #008000;"><em>Yazar: Ece BOSTANCI </em></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fotonkusagi.net/efsanevi-uygarliklar/sumerliler-ustun-zekali-uygarliklardan-sumer-uygarligi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güneş Fırtınaları İçin NASA Raporu &#8211; Yorumsal</title>
		<link>http://www.fotonkusagi.net/yorumsal-bakisla-2012/gunes-firtinalari-icin-nasa-raporu-yorumsal.html</link>
		<comments>http://www.fotonkusagi.net/yorumsal-bakisla-2012/gunes-firtinalari-icin-nasa-raporu-yorumsal.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Apr 2011 06:58:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yorumsal Bakışla "2012"]]></category>
		<category><![CDATA[2012 nasa raporu]]></category>
		<category><![CDATA[güneş fırtınası nasa]]></category>
		<category><![CDATA[nasa göktaşı raporu]]></category>
		<category><![CDATA[nasa güneş fırtına raporu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fotonkusagi.net/?p=967</guid>
		<description><![CDATA[Arkadaşlar&#8230; sizlerle 2012 kehaneti hakkında konuşmak istiyorum. Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi&#8217;nce (NASA) hazırlanan raporda, şimdiye kadar pek de düşünülmeyen,<a href="http://www.fotonkusagi.net/yorumsal-bakisla-2012/gunes-firtinalari-icin-nasa-raporu-yorumsal.html" class="searchmore">Read the Rest...</a><div class="clr"></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Arkadaşlar&#8230; sizlerle 2012 kehaneti hakkında konuşmak istiyorum.</strong></p>
<p><span style="color: #ff6600;">Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi&#8217;nce (NASA)</span> hazırlanan raporda, şimdiye kadar pek de düşünülmeyen, farklı bir felaketten söz ediliyor. Raporda ne küresel ısınma, ne depremler, ne süper-volkan, ne göktaşı çarpması var.bunu ozon tabakası önleyebilir diye düşünüyorum ama bu meteor everest dağının 200 milyon katı büyüklüktedir</p>
<p>Raporda, Güneş&#8217;te meydana gelmesi beklenen büyük bir fırtınadan söz ediliyor. Bunun, Dünya&#8217;da yaratacağı etkiler ise &#8220;kötü bir kehanet&#8221; ya da bir korku filmi senaryosundan farksız&#8230;Güneş yüzeyinde meydana gelen büyük fırtınalarla ortaya çıkan plazma toplarının Dünya&#8217;daki enerji şebekelerini çökerterek insanlığı mutlak bir çöküşe sürükleyebileceği uyarısı yapılıyor.</p>
<p>NASA&#8217;nın Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi&#8217;yle ortaklaşa hazırladığı raporda, Güneş&#8217;te meydana gelen enerji patlamalarının bugüne kadar Dünya&#8217;daki enerji ve iletişim hatlarında görece kısa süreli ve küçük çaplı hasarlara yolaçtığı, ancak büyük çaplı bir patlamanın Dünya&#8217;nın manyetik alanına muazzam bir hasar verebileceği kaydedidildi.<br />
Bahsi geçen patlamalardan bugüne kadar kayıtlara geçen tek örneğin 1859&#8242;da yaşanan &#8220;Carrington Olayı&#8221; olduğu belirten uzmanlar, benzer bir patlamanın Kuzey Amerika, İskandinavya, Avrupa ve Çin üzerinde on yıllarca onarılamayacak tahribata yolaçabileceğini söylüyor.</p>
<p>Güneş yüzeyindeki olası bir büyük patlamanın, Dünya&#8217;da saatler içerisinde tüm enerji hatlarını eriterek kullanılamaz hale getirebileceği, bunun sonucunda da altyapının çökeceği ve insanlığın Taş Devri&#8217;ne dönüş yaşayacağı öngörülüyor. NASA&#8217;nın raporunda böyle bir felaket için olası bir tarih de veriliyor: 12 ARALIK 2012&#8230;</p>
<p>Yazan: Bekir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fotonkusagi.net/yorumsal-bakisla-2012/gunes-firtinalari-icin-nasa-raporu-yorumsal.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tayy-ı Mekan &#8211; Bast-ı Zaman Hadisesi Işığında Foton Kuşağı</title>
		<link>http://www.fotonkusagi.net/yorumsal-bakisla-2012/tayy-i-mekan-bast-i-zaman-hadisesi-isiginda-foton-kusagi.html</link>
		<comments>http://www.fotonkusagi.net/yorumsal-bakisla-2012/tayy-i-mekan-bast-i-zaman-hadisesi-isiginda-foton-kusagi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 30 Mar 2011 07:31:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yorumsal Bakışla "2012"]]></category>
		<category><![CDATA[Bast-ı Zaman nedir]]></category>
		<category><![CDATA[foton çağı zamanı]]></category>
		<category><![CDATA[foton kuşağına giriş]]></category>
		<category><![CDATA[Tayy-ı Mekan olayı]]></category>
		<category><![CDATA[zaman genişlemesi Bastı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fotonkusagi.net/?p=974</guid>
		<description><![CDATA[Bast-ı zaman: “zamanın genişlemesi, bereketlenmesi”,“az zamanda uzun bir zaman yaşamış olma hâli” Tayy-ı mekân: “Mekânı aşarak bir anda değişik yerlerde<a href="http://www.fotonkusagi.net/yorumsal-bakisla-2012/tayy-i-mekan-bast-i-zaman-hadisesi-isiginda-foton-kusagi.html" class="searchmore">Read the Rest...</a><div class="clr"></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bast-ı zaman:</strong> “zamanın genişlemesi, bereketlenmesi”,“az zamanda uzun bir zaman yaşamış olma hâli”<br />
<strong>Tayy-ı mekân:</strong> “Mekânı aşarak bir anda değişik yerlerde görünebilmek.”</p>
<p>Atalarımızdan nesillerimize kadar intikal eden ve birçoğumuzun bildiği veya belki de artık yeni nesillerce unutulmaya yüz tutan ve para/altın için söylenen “Sayma! Bereketi kaçar” sözünü duymuşsunuzdur. 1400 yıldır Allahü Teâlâ’nın bir hikmeti ile Peygamber Efendimizde (sav) görülen mucizeler, O’nun varisleri olan ve verese/nakil yoluyla elden ele evliyaya (veliler) geçen ledün ilmiyle zuhur eden kerametler şahit olanlarıyla her dönemde kayıt altına alınmış ve bugünlere kadar bizlere ulaşmıştır. Burada belki yanılmış olma ihtimalimi de şerh ederek acizane bir tespitimi sizlerle paylaşmak isterim, tabiî ki sonucunu <span style="color: #ff6600;">foton kuşağı</span> ihtimaline bağlayarak.</p>
<p>Birçoklarımız duymuştur, Üsküdar’da kabri bulunan Aziz Mahmut Hüdayi Hazretlerini. Şu aralar O’nun sohbetlerini içeren bir ilim kitabını okurken Gavsül Azam Abdülkadir Geylani Hazretlerinin şu kerametine bahis konusunda yer verdiğini gördüm. Özetle:  Sıddık makamından bir zat bir Padişah (bir emir, yönetici) ile Abdülkadir Geylani Hazretlerinin ve ulemanın (alimlerin) sohbet ettiği bir sırada saraya geliyor ve diyor ki: “Ben Peygamber Efendimizin (sav) miracına muhakkak inanıyorum ancak nasıl olduğunu anlayıp şahit olmak istiyorum”. Bunun üzerine Abdülkadir Geylani Hazretleri içinde su olan bir leğen getirilmesini istiyor ve bu kişiye “ister istinkaf et ister ayaklarını sok içine” diyor. O sıddık kişi ayaklarını leğene sokar sokmaz aniden gaib (gayb-kayıp) oluyor ve kendisini bir ırmağın içinde bularak kıyıya çıkıyor. Biraz yürüyünce bir şehre vararak bir aşçı kocasıyla karşılaşıyor, aşçı ona açsındır diyerek yemek yediriyor ve o sıddık kişi zamanla oraya yerleşiyor, evlendiriyorlar ve bir oğlu da oluyor. Aradan yedi yıl geçtikten sonra o çıktığı ırmağı merak edip tekrar geliyor ve ırmağa girdiği anda tekrar leğenin içinde kendini buluyor. Leğene ayaklarını soktuğu anda orada kimler hazırsa aynı kişiler orada tekrar hazırlar, meğerse çok kısa bir süre <img class="alignleft" title="Bast-i zaman Foton Kuşağı" src="http://www.fotonkusagi.net/wp-content/uploads/2009/12/fotonkusagi-21.12.2012-300x210.jpg" alt="fotonkusagi 21.12.2012 300x210 Tayy ı Mekan   Bast ı Zaman Hadisesi Işığında Foton Kuşağı" width="300" height="210" />geçmiş. Abdülkadir Geylani Hazretleri gördüklerini ve yaşadıklarını anlat deyince. O sıddık kişi vardığı şehri anlatıyor, Padişah ve adamları “o şehri biliriz ünlü bir şehirdir” diyorlar, o aşçı kocasını anlatıyor “onu da biliriz o kişinin ünü buralara kadar gelmiştir” diyorlar ve padişah adamlarına emrediyor o şehre giderek karısını ve oğlunu getiriyorlar, oğlu babasını görünce büyük bir sevinçle ona doğru koşuyor…</p>
<p>Bu bastı zaman hadisesinde bir beldede bir saniye veya bir dakikalık zaman geçişine rağmen başka bir belde de yedi sene yaşanmış olabileceği kerametle gösterilerek Peygamber Efendimizin (sav) daha yatağı soğumadan nasıl Kudüs’e gitti (isra) ve nasıl göğe yükselerek (mirac) yedi kat semayı, cennet ve cehennemleri gezmiş olduğu o sıddık kişiye ve orada hazır bulunan padişah, adamları ve ulemaya dahi gösterilmiş oluyor. Altı parantez ben de ticaret lisesinde okurken 87 yılıydı sanırım, daktilo dersinden karnem zayıftı ikinci dönem ilk sınavım ise 1’di. Sınavda hazır bir kitapta her satıra 10 kelime düşecek şekilde metinler olur, seçilen metinden beş dakikada yazabildiklerimizi yazardık. Her bir vuruş hatası, yani yanlış karakter bir satırı, yani 10 kelimeyi götürürdü. 170 net kelime yazmış olan 10 puan alırdı. Ben ise 15 satır yani 150 kelime yazıp, 15 de hata yapınca 0’dan 1 almıştım. O sınav günü bir Ramazan günüydü ve ben de oruçluydum, arkadaşlarım ise niye oruç tuttun bugün demişlerdi bana. Ancak sınava girdikten sonra başladım verilen metni yazmaya, hata yapmamak için gayette ağır ve teenni ile yazıyordum, içimden de bu hızla bu beş dakikalık sürede işimiz bitti diyordum. Ama yazdıkça yazdım, yazdıkça yazdım süre bana beş değil yirmi dakika olarak işlemişti o gün. Sınav sonunda bayan hocamıza “hocam niye yirmi dakika tuttunuz” diye sormuştum, o ise “yoo! Hayır, beş dakika tuttum” demişti. Tam 240 kelime yazmış ve sadece 3 hata yapmıştım, neti 210 kelime edip 10 puanlık 170 netin çok üstündeydi ve hoca bir sonraki derste benim sınav kağıdımı sesi şaşkınlıktan titreyerek sınıfa ilan ediyordu. Bu da bir batı zaman hadisesiydi, yani zamanın genişlemesi.</p>
<p>Konuyla bağlantıyı kurmadan evvel tayy-ı mekan için de şunu söyleyeyim ki; yine bir çok evliya da bunun yaşanmış örnekleri olmasına karşın en önemli örneklerinden birisi de aynı zamanda bir alim olan Fatih Sultan Mehmed’in Ayasofya’da içinden Allah’a dua ederek “eğer ben Peygamber Efendimiz’in (sav) İstanbul’u fetihle müjdelediği komutan isem bana Kabe’yi göster deyip tekbir getirmesi ve ancak üçüncü tekbirinden sonra Kabe’yi karşısında ayan beyan görmesidir. Tayy-ı mekan aynı zamanda mekanları çok hızlı bir şekilde aşmayı ve diğer mekanlara ulaşmayı anlatır. Urfa’da yaşamış ve Harrani ismiyle meşhur büyük evliyanın bir adadan kurtarmaya gidip yanında getirdiği kişinin ifadesiyle “dağlar, yollar ayaklarımızın altında dürülüyordu” demesi gibi.</p>
<p>Bugün uzak mekanları yine Allahü Teâlâ’nın izni ve hikmeti ile gelişen teknolojik imkanlarla, uydu, televizyon gibi cihazlarla anında önümüzde görmekteyiz. Yine bunun gibi gelişen teknolojiyle dünyanın tamamında saniyesi saniyesine zamanı ölçmekteyiz. Bu teknoloji bir taraftan Allah’ın izni ve yazgısıyla gelişirken diğer taraftan kerametleri görülen o büyük evliyanın kerametlerini bu çağımızda duymaz şahit olmaz, şahit olanları da görmez, duymaz olduk. Hiçbir zaman teknolojik ilimlerim din ilimlerini (yani ledün ilmini) yakalayamayacağını duymuştum. Tabiî ki yakalayamaz, çünkü birisini gerçekleştirmek için bir cihaza ihtiyaç yok, Allah’ın büyük isimlerini zikir ve safileştirilmiş nefs ile Allah’dan bir lütuf var, diğerini gerçekleştirmek için ise yine Allah’dan bir lütuf ile cihaza, techizata ihtiyaç var. Yani bizim çağımızda teknolojik cihazlarla ölçmeye ve görmeye başladığımızdan beri işler değişti. Zamanı dünya çapında saymayı ve tüm dünyada aynı zamanda bu saymaları gördüğümüzden beri zamanın bereketi azaldı. Tüm dünyada parasal kayıtları elektronik ve dijital cihazlarla saydığımız için “Sayma! Bereketi azalır” sözü tarihe karıştı.</p>
<p>Foton kuşağına girişin 3 enerji alanından geçtiği ve bugün son alanda olup, 2011 veya 2012 yıllarında kuşağın içine gireceğimiz söyleniyor. Ayrıca Ruslar’da fotonu ve fotonlu teknolojileri ilk biz yakalayacağız diye gizli çalışmalar yapıyorlarmış galiba diğer büyük devletler gibi. Bir yandan bu teknolojik gelişmeler foton kuşağının ön evrelerine girmeye başlamamızla hızlı bir şekilde baş gösterdi. 1952&#8242;de fizikçi Winfried Otto Schumann tarafından keşfedilen Schumann rezonans frekansın 7,4 hertzlerde iken bugün 13 hertzlere çıkması ve 24 saatlik zaman dilimini 16 saat olarak hissetmemiz gelişen teknoloji ile zamanın bereketsizleşmesi arasında bir bağıntı kuruyor bana göre. Einstein’in zamanın göreceğili/izafiyet teorisini de tüm bu ledün ilmine sahip evliyanın kerametleri ve Schumann rezonans doğrultusunda değerlendirebiliriz.</p>
<p>Belki foton çağına girişle bu sefer başka bir şekilde bast-ı zaman ve tayy-ı mekan olayları yeni teknolojik techizatla olur. Yani örneğin tayy-ı mekan’ın ışınlanmanın keşfedilmesiyle gerçekleşmesi gibi. Belki de Kur’an’daki Ad kavmi böyle bir çağdan geçtiği için yüksek ve farklı teknolojiye sahipti ve bu kavim Ad-land (ad kavmi) olup bugün Atlantis diye anıyoruzdur. Yine dünyada kıyametle yüzleşecek son insan nesli böyle bir çağa rast gelecek. Muhakkak Sayın Admin’in bir yazısında okuduğum gibi 2012 ve foton kuşağı hikayeleri bir kıyamet senaryosu değil bana göre de. Ancak İngiltere’de 15. yüzyılda yaşamış Mother Shipton gibi kahinlerin kehanetlerini okuyunca insanlığı bu yüzyıllarda bir takım felaketlerin de bekleyebileceği akla geliyor. Kaldı ki, daha kuvvetle muhtemel uzaydan veya güneş sisteminin gireceği yeni boyutla açılan bir kara delikten gelebileceği söylenen Ye’cüc ve Me’cüc kavimlerinin dünyayı istilası belki insanlığın yaşayacağı en büyük felaketlerden biri olarak düşünülebilir. Eğer kıyamete çok yaklaştı isek insanoğlunda azgınlığın hat safhaya gelmiş olması, dinin unutulmuş olması gerekmekte, halbuki bugün hala dünyada Allah’a ve ahiret gününe inanan insanların sayısı oldukça yüksek. Belki foton kuşağı gibi bir kozmik etkiyle ve yaşanacak bir takım felaketler sonrası insanlık inancını hızla kaybedecek de, akabinde yeni teknolojik gelişmelerle de tamamiyle nefsperes ve hayvanlar gibi yaşamaya başlayarak sosyal ve içtimai hayatın tüm insani değerlerinin yok olmasından sonra kıyametin geleceğine ilişkin bir dönüm noktasına girecek olabiliriz.</p>
<p>Son olarak Nostradamus’un aslında beyitlerinden esinlenerek ve kilise korkusundan da kendi beyitlerini şifreleyerek kehanette bulunduğu, yani asıl kehanetlerinin kaynağı olan Muhyiddin Arabi Hazretlerinin Füsusul Hikem adlı eserinden ilginç bir yazıyı ilave edeyim. Bu yazı kıyametin gerçekleşmesine çok yakın zaman kala insanlığın ne halde olmuş olacağını da içermekte.<strong></strong></p>
<p><strong>Şöyle ki;</strong></p>
<p>&#8230;İnsan türünden yaratılan son kişi (Hz.Adem’in oğullarından) Şit (Peygamber)’in (as) izini takip eder ve Şit’in sırlarını taşır. Ondan sonra insan türünden kimse doğmaz. Bu nedenle o doğacak son çocuk olur. Kendisiyle birlikte kız kardeşi doğar. İlk doğan kız kardeşidir ve kendisi de, başı kız kardeşinin iki ayağı arasında olduğu halde doğar.<br />
Bu çocuk Çin’de dünyaya gelecek ve Çince konuşacaktır. Bundan sonra erkek ve kadınlarda kısırlık başlar. Gebelikle sonuçlanmayan cinsel birleşmeler artar.</p>
<p>Son doğan çocuk, halkı Allah’a davet eder; ancak itaat eden kimse çıkmaz. Allah onu ve ona tabi olanların canlarını alınca geri kalanlar hayvanlar gibi olurlar. Helal ve haramı bilmezler. Akıl ve ilâhi kurallardan uzaklaşarak doğanın hükmüne uyarlar; nefslerinin şehvetleri ile meşgul olurken, kıyâmet onların üzerine kopar.</p>
<p><strong>Yazan: Remzi Kartal</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fotonkusagi.net/yorumsal-bakisla-2012/tayy-i-mekan-bast-i-zaman-hadisesi-isiginda-foton-kusagi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DR. Abigail TYLER ve Esrarengiz Hikayesi</title>
		<link>http://www.fotonkusagi.net/efsanevi-uygarliklar/dr-abigail-tyler-ve-esrarengiz-hikayesi.html</link>
		<comments>http://www.fotonkusagi.net/efsanevi-uygarliklar/dr-abigail-tyler-ve-esrarengiz-hikayesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 29 Mar 2011 10:04:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Efsanevi Uygarlıklar]]></category>
		<category><![CDATA[abigail tyler hikayesi]]></category>
		<category><![CDATA[dr abigail tyler]]></category>
		<category><![CDATA[esrarengiz olaylar]]></category>
		<category><![CDATA[The Fourth Kind film]]></category>
		<category><![CDATA[ufo hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[ufo yakın temas]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fotonkusagi.net/?p=1032</guid>
		<description><![CDATA[Bilmem herkes böyle tanımlanamayan böyle belirsiz bir olay yaşar mı? Hani böyle zannedilen basit olaylardan değil de resmen yaşanılan ama<a href="http://www.fotonkusagi.net/efsanevi-uygarliklar/dr-abigail-tyler-ve-esrarengiz-hikayesi.html" class="searchmore">Read the Rest...</a><div class="clr"></div>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bilmem herkes böyle tanımlanamayan böyle belirsiz bir olay yaşar mı? Hani böyle zannedilen basit olaylardan değil de resmen yaşanılan ama kafa karıştıran, var ama mantığa aykırı olaylar. İşte böyle bir olayın Nome, ALASKA bölgesinde 2000 yılında Dr. Abigail Tyler’ın başına geldiği iddia ediliyor. İddialar doğrultusundaki hikâye ise şöyle:</strong></p>
<p><strong>Dr. Abigail Tyler</strong> bir psikolog. Hastalarına telkin yoluyla (tabi bu telkin hipnoz değil etkili konuşma) tedaviler uyguluyor. Fakat belirli bir zaman sonra gelen hastaların anlattıklarının ortak ifadelerle aynı korkunç olaya dayandığını görünce biraz şaşırıyor. Hastalar, yaşadıkları şeyi tam ifade edemiyorlar. Bir şeyler olduğunu tabii ki biliyorlar. Gelişmelerin sonucundan bazı olayların döndüğü belli ama anı tam hatırlayamadıkları için sorun bir türlü açıklanamıyor. Doktor başta bunun bir tesadüf olduğunu düşünüyor. Tipik bir doktor edasıyla sıradan yöntemler uyguluyor. Ama zamanla aynı tepkiler, aynı belirsizlikler söz konusu olunca bu sefer Dr. Abigail hipnoz yolunu seçiyor. Hastalarını hipnoz ettiğinde ise çıkan manzara karşısında dehşete düşüyor. Çünkü hepsi çığlıklar atıyor, oradan oraya<br />
koşuyor ve sürekli haykırarak yardım istiyorlar. Şuursuzca konuşmalarından da eve birinin girdiği ve bu kişi her kimse insanlara saldırdığı anlaşılıyor. Hipnozda çözümlenen süreçte olayların birbirine benzediği keşfediliyor. Fakat gene ortak olarak saldırgan bir türlü hatırlanamıyor. Siluet şeklinde olduğu ifade diliyor. Saldırgan insanları korkutuyor. Kendini önce belirli periyotlarla ipuçları bırakarak, insanları şüphelendirerek ve korkutarak belli ediyor. Ve bir rivayet onları kaçırıyor. Ama nereye götürüyor? Zor kullanılan ve korkan kişiler, kendilerine bilgi verildiğini, üzerlerinde deneyler yapıldığını söylüyor. Aynı olaylarda yer alıp da sonradan kaybolan insanların olduğu da ifade ediliyor. Abigail bu olayın içine gerçek bir dedektif gibi düştüğü için olacak saldırgan onun varlığından haberdar oluyor ve<br />
bir şeylerin açığa çıkmasından korkarak aynı durumların onun da başına gelmesine sebep oluyor. Neticede Abigail Tyler odasının kapısının kendiliğinden açıldığını ve birden kocasının kanlar içersinde can çekişerek öldüğünü görüyor. Tabii o sırada kocasının nasıl öldüğüne tam dikkat edemiyor ki bıçak veya herhangi bir kesici alete dikkat etmiyor. Kendisinin de diğer hastalarla aynı duruma düştüğünü fark ediyor. Kızı da ortadan kayboluyor. Ve… Abigail<br />
Tyler deliriyor. Tam olarak ifade etmemiz gerekirse akıl sağlığı yerinde ancak konuşmak bile istemeyen sürekli düşünmek zorunda kalmış bir insan oluveriyor. Hiçbir şey yok ama çok şey oluyor? Bu olayın uzaylılar tarafından gerçekleştiği yönünde iddialar atılıyor ve Abigail kendisinin de onlar tarafından kaçırıldığını düşünmeye başlıyor. Siz <a title="abigail tyler esrarengiz" href="http://www.fotonkusagi.net/Photon-Belt/abigail-tyler-hikayesi">Abigail Tyler</a>’ın yerinde olsaydınız ne yapardınız?</p>
<p>Tabii ki bu tarz bir durum söz konusu olduğunda insanın aklına direkt olarak uzaylıların gelmesi normal. Hepimizin de bir şekilde duymuş olabileceği üzere uzaylılar her bilinmeyenin altından çıkan bir fenomen. Kimse gerçekte neyin doğru neyin yanlış olduğunu tam olarak kanıtlayamıyor. Haklarında birçok iddia var. UFO olarak görünmeleri, yakın temas yoluyla insanların karşılarına çıkmaları, kendileri hakkında bilgiler vermeleri ve kaçırmaları. Özellikle kaçırılma vakalarında insanlara deneyler yaptıkları ve bu deneyler sonucunda bilgi verdikleri veya hafızalarından silerek o kişilere bu olayın hatırlanmamasını sağladıkları söyleniyor. Amaç ise ya insan ırkını tanımak ya da onları yok etmek. Fakat bu hikâye eğer gerçekse ve bahsedilen saldırganlar uzaylılarsa o zaman gerçek bir düşmanla karşı karşıyayız.<br />
Ve gerçek her zaman olduğu gibi sırlarla örtülü…</p>
<p>Dr. Abigail’ın bu akıl almaz hikâyesi nin <strong>The Fourth Kind adında bir sinema filmi</strong> de çekildi. Yalnız hikâyenin gerçek olmadığı yönünde iddialar da var. Hatta filmde biri gerçek diğeri film olarak yansıtılan ikili görüntülerin hiçbirinin gerçek olmadığı ortaya çıkmış. Orada gerçek Abigail Tyler gibi ifade veren kişi aslında oyuncu Charlotte Milchard’mış.<br />
Belki Dr Abigail Tyler tarafından ifade havası verirken bunun önemsiz olduğu düşünüldü ama bu fantastik olayları seven kişilerce bir hayal kırıklığı oldu. Çünkü film, afişinde gerçek araştırmalara dayalı bir film olarak belirtilmişti.</p>
<p>Dr. Abigail Tyler ile ilgili bir film ve herhangi bir iki belgesel dışında çok bilgiye ulaşılamaması gerçekten akıllara acaba bu bir fake mi dedirtecek cinsten. Çünkü, Nome, ALASKA Psychiatry Journal(Nome, ALASKA Psikiyatri Dergisi) Dr. Abigail Tyler adı altında yazdığı yazılarda genelde biyografisini önceden yazılmış metinlerle ilişkilendirmiş.<br />
Onun gerçek hayatı değil gibi duruyor. Universal Pictures ise çekilen sinema filminin uydurmaca olduğu yönünde şikâyetler almış ve bunu belirtmiş. Filmde ismi geçen üniversitedeki kişilerin ise öğrenci olduğu ve bu tarz olayları yaşamamış oldukları söyleniyor. Daha sonra bu rivayetlere bir son vermek için FBI yaptığı araştırmada esrarengiz diye<br />
algılanan olayların aslında alkol ve uyuşturucu etkisiyle oluşan durumlar olduğunu belirtti. Bazıları da kaçırılmamış soğuk kış şartlarından dolayı ölmüştü. Genelde kaybolan veya öldürülen kişiler Nome, ALASKA yerlisiydi. Ve bu tarihler 1960 ve 2004 yılları arasındaydı. Öldürülen veya kaybolan kişiler aslında filmde belirtildiği gibi uzaylılar tarafından değil NOME sakinlerinin düşüncesine göre bir seri katil tarafından alıkonuyordu. Birçoğu da bu<br />
olaydan habersizdi. Kimisine göre yalan kimine göre de doktor bir süre sonra kaçırıldı hatta öldürüldü.<br />
Belki gerçek iddiasıyla film gişe yapılmak istendi belki de gerçekler insanların kafasını karıştırmamak hatta inançlarını etkilememek için bu tarz iddialarla örtülüyor.</p>
<p>Sonuç olarak her iki görüş de birer iddiadan ibaret olup çıkıyor. Her zaman bu tarz olaylar oluyor. Her zaman bilinmezlikler kafaları allak bullak ediyor. Bazen gerçekten teknoloji bile açıklamalara yetersiz kalırken bazen de böyle hikâyelerin yaratılmasında güzel bir kurtarıcı oluyor. Ancak toplumun düşüncesi hiç değişmeyecek şekilde gerçeklerin net bir dille açığa çıkması yönünde<strong>&#8230;Bu gerçekten rahatlatıcı olacak…</strong></p>
<p><strong>Yazar: <span style="color: #008000;">Ece Bostancı</span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fotonkusagi.net/efsanevi-uygarliklar/dr-abigail-tyler-ve-esrarengiz-hikayesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>17</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

