Maya Takvimi Marduk Ve 2012 ‘ye Yorumsal

Ne maya takvimi ne marduku… Yüzyıllardır var olan ve 30-40 yıl öncesinde son halini almış bir planın artık son aşamasına gelmiş bulunmaktayız. Sionist güçler kendi kurdukları Amerika’nın olanaklarını kullanarak insanoğlunu bir değişime hazırlıyorlar. Planlarını kurmuşlar, dünya yeni bir çağa girecek vs. diyerek insanoğlunu manipule ediyorlar ve bunları da sanki kahinler veya eski uygarlıkların daha önceden söylediğine herkesi inandırmak istiyorlar. Sanki bu kaçınılmazdır gibi bir hava yaratıyorlar ve bütün planları da savaş ve felaketler ile azaltılmış bir insan nufusu ile tek bir yönetimin tek bir devletin olduğu yeni bir dünya…

The Zeitgeist ve pek çok hollywood filmleriyle inançları zayıf olan insanları yeni ve tek devlet düzenine alıştırmaya çalışıyorlar. Pek çok filmde de büyük bir savaştan sonra insanoğlunun daha iyi veya daha kötü olarak yaşantısına devam etmesi konu alınıyor. İnananları da Nuh Tufanı vs. gibi gerçek olan ve Kur’an ı Kerim de de geçen konuları eski tarihsel hikayeler ile özdeşleştirip (örn : Gılgamış Destanı) kullanarak ve amaçları doğrultusunda tekrar yorumlayarak veya ebced hesaplarıyla falcılık yaparak veya doğru olmayan uydurma hadislerle kandırmaya çalışıyorlar.

Birdenbire pek çok yazar Kur’an ı Kerim’i tekrar yorumlamak gerektiğiyle ilgili, Kur’an ı Kerim’in çok daha farklı bir mana taşıdığıyla ilgili yazılar ve kitaplar yayınlamaya başladı. Peki madem bazı ayetler yanlış çevrilmişti de ve arapça kelimelerin başka anlamları da vardı da neden açıklamak için birilerinin düğmeye basmalarını beklediler. Bu insanları aydınlatacak manaları bulup da sakladılarsa bu günah değil midir? Yok yeni buldular ise bu daha da manidar değil midir? İnsanların kafalarını karıştırmak için ve de bir değişim olacağına herkesi inandırmak için kutsal kitabımızın mealleriyle bile uğraşıyorlar ve CIA’in çiftliklerinde yaşayanlar yeni yeni kitaplar çıkarıyor.

Sonuç olarak artık bütün insanlar tüm bu söylentileri saçma veya mantıklı bulsa da 2012 de birşeyler olacağına inanıyor. Ya bir gezegen dünyanın çekim alanını değiştirecek ya bir savaş çıkacak ya döngüsel olarak yeniden dünya kendini resetleyecek. Artık içinden hangisine inanırsanız, herkese göre farklı farklı pek çok hikaye var, seçmesi size kalmış. Yeter ki 2012 de birşeyler olacağı aklınıza kazınsın. Bunlar filmlerle veya kahinlerin uyduruk kehanetleriyle veya mayaların takvimleriyle hepimizin bilinçaltına birileri tarafından kazındı…

Yani sonuç olarak; dünyayı yönetmeye hevesli bazı gruplar, kıyamete meydan okuyor ve insanları gerek yönetim biçimlerinin değişeceği gerek felsefelerin değişeceği gerek teknolojilerin değişeceği gerekse dinlerin değişeceği yeni bir anlayışa sürüklemek istiyorlar. Kendilerinden ne kadar da eminler… Yoksa bir uzay gemisini ihtişamla indirip, bize daha açıklamadıkları ama buldukları bir iki yeni teknoloji gösterip tüm insanların da inançlarını test etmeye kalkarlar mı acaba, ne dersiniz? Büyük felaketler olacak diyorlar; depremler seller oluşturabilecek teknolojileri oldukları hep söyleniyordu değil mi? Büyük savaşlar olacak diyorlar; zaten yıllardır ortadoğuda ağırlıklı olmak üzere tüm dünyada gerek iç savaşlar gerek devletler arası savaşlar çıkması için hükümetleri ve toplumları yönlendirmiyorlar mı? Bir de kehanetlerin pek çoğunda müslümanarın kazanacağını söylüyor olmaları da müslümanların istekli olarak bu savaşa girmeleri için midir yoksa..?

İflas etmekte olan ekonomilerini kurtarmak adına emdikleri kanlar yetmemiş olmalı onlara… Allah’a inanmadıkları için, “Playing God” diye tabir edilen, O’nun rolünü üstlenmeye çalışmak gibi sapıkça bir yola girip, Yaradan’ın anlattıklarından esinlenerek, kendilerine uydurdukları senaryolarla tüm insanları kandırmaya hazırlanıyorlar… Belki de senaryolarının en sonu tasarladıkları ve cennet diye tanıtacakları ve de kafirlerin inanacağı bir yeni yerleşim yeri ile bitiyordur. Ancak tek bir şeyi hiç düşünmüyorlar… Ya gerçekten müslümanlar kazanırsa… Ya Allah daha önce yok ettiği pek çok kavim gibi, yeniden bir kavmin yok olmasını da emrederse… Ya haddini çok aşmış olanları, felaketleriyle perişan edecekse… Ya gerçekte inanmadıkları ama insanları manipule etmek için kullandıkları Mesih, İslamiyet için savaşmaya gelirse ve yaptıklarından dolayı onlardan hesap sorarsa… Basit bir kasırgaya bile karşı koyamayanlar, kıyameti çağırıyorlar ve kıyameti yönetebileceklerini düşünüyorlar ise, onlar için vakit gelmiş olmalıdır.

Onlar bu yola girecekleri için mi bu kehanetler yapıldı, bu kehanetler olduğu için mi onlar bu yola girdi yoksa hepsi uydurmaydı da insanoğlu egolarına mı yenik düşmekte bilemem ama inançlarımızın en yoğun ve zorlu şekilde sınanacağı günlerin çok yakın olduğu aşikar… Allah yardımcımız olsun… Allah’a sığının, dua edin, Allah yar ve yardımcıdır…

Yazan: aykut


2012 Öncesi Theia Efsanesi Üzerine

2012 öncesi Theia başlıklı, efsaneler gerçekleşecek ve annunakiler yer yüzüne mi gelecek diye bilinmeyen.com da yayınlanan bir yazıyı paylaşmak istedim. Ata Nirun’un kaleme aldığı yazı Nasa haberine dayanarak, 2012 yılı, kıyamet söylentileri ve Theia efsanesi üzerine kurulmuş. Nasa’nın güneş fırtınası raporuna da değinen Nirun, bunu kendince de çok güzel yorumlamış. Nasa haberinin kaynağıda yazının altında mevcut. Sizde yazı ve 2012 hakkındaki düşüncelerinizi yorum yazarak paylaşabilir ve bu söylentilere, araştırmalarınız, beklentileriniz ve görüşlerinizle cevap verebilirsiniz. Şimdi hem bilimsel, hem yorumsal tadında olan bu yazıyı okumaya başlayalım.

NASA’nın ikiz diye tanımlanan (Stereo) uydularının dünyadan çok uzak olmayan ama iyi bilinmeyen bir uzay alanına girdikleri ve orada çok eski bir gezegenin kalıntılarının bulunduğu açıklandı. Eğer orada iddiaları doğrulayıcı birşey bulunursa çok önemli bir gizem aydınlanmış olacak yani Ay’ın kökeni ya da başlangıcı hakkında bilgi elde edilecek.

Goddard Space Flight Center’daki Stereo Projesi görevlilerinden bilimci Mike Kaiser şöyle diyor; “Bu gezegenin adı Theia, tabii ki bu varsayıma dayanan bir gezegen. Biz asla onu görmedik fakat birçok araştırmacı bu gezegenin 4.5 milyar yıl evvel orada olduğu ve Dünya ile çarpıştığı görüşünde ve bu çarpışmanın sonucunda Ay ortaya çıkmış yani Ay söz konusu uzaysal çarpışmadan kalan bir parça. “Theia Hipotezi”nin sahipleri Princeton Üniversitesi’nin parlak teorisyeni Edward Belbruno ile Richard Gott. Ay’ın orjini bu büyük çarpışma teorisinin temelini oluşturuyor. Birçok astronom Güneş’in oluşum ve gelişim sürecinde, Mars çapında bir proto-gezegenin Dünya ile çarpıştığını kabul ediyorlar. Çarpışmanın ardından her iki gezegenin kalıntılarının karıştığı ve yaralı Dünyanın sonradan Ay olan parça ile bütünleştiği düşünülüyor. Bu senaryo, bize hem Ay jeolojisini yanısıra da Ay çekirdeğinin çapını, yoğunluğunu ve de Ay kayalarının kompozisyonunu açıklayabiliyor. Evet, bu iyi bir teori ama eksik bir yönü var ya da cevapsız bir soru. Söz konusu olan bu dev proto-gezegen nereden geldi?

Gerek Belbruno gerekse de Gott, Güneş/Dünya Lagrange Noktaları’ndan söz ediyorlar. Bu tanım, uzayın belli bölgelerinde Güneş’le Dünya’nın bütünleşmesinden oluşan çekim alanınlarıyla ilgili. Uzaydaki bağımsız eğim alanları, suyun Dünya’nın altında toplanmasına benziyor. Lagrange Noktaları’nın birisinde Theia’nın bulunduğu düşünülüyor, Theia Yunan Mitolojisi’ndeki Titanlar’dan birisi ve Ay Tanrıçası Selene’yi doğurmuş. İşte burası ilginç, Ay’ın orjini araştırılırken Selene özellikle kullanılmış. Bilgisayar modellerine göre, 4 ve 5 no’lu Lagrange Noktaları’nda bulunan Theia’nın çapı Ay’ı oluşturmaya yetecek kadar büyüktü ve oralarda oluşan güç dengeleri yeterince materyalin ya da maddenin oluşmasına izin vermişti. Daha sonra da, Theia oluşmakta olan Venüs gibi gezegenlerin çekim alanlarını güçlendirerek yörüngeleri etkiledi ve Dünya’nın da başına gelen çarpışmalara neden oldu.

Eğer bu iddia doğruysa, Theia tamamen yokoldu gibi fakat bazı antik gezegen kuramcılara göre halen 4 ve 5 no’lu Lagrange Noktaları’nda bulunabilir. Mike Kaiser; “Stereo Uyduları şu anda bu bölgeye giriyorlar, bu bize Theia’nın asteroid çapındaki kalıntılarını araştırmamız için daha iyi konum veriyor.” diyor. Bu kalıntılara “Theiasteroids” deniyor, Theiasteroid’ler teleskop bulunmadan önce de görülmüşler ama birşey anlaşılamamıştı ama şimdiki sonuçlar bir km. çapından daha büyük olan cisimleri gösteriyor. Stereo uydularının bu bölgeye daha çok girmeleriyle, daha küçük cisimler de gözlenebilecek. Theiasteroid’lerin keşfi Stereo Uyduları’nın ana görevi ama uydular aslında birer Güneş gözlemcisi ve Kaiser devam ediyor; “Henüz birşey göremedik ama eğer çok sayıda asteroidi o bölgede keşfedersek, o zaman ayrıntılara inebileceğiz, bu bize asteroidlerin Dünya’nın ve Ay ile aynı bileşime sahip olduklarını açıklayacak ve böylece Belbruno ile Gott’un teorisi desteklenecek.”

Araştırma daha aylar sürecek, Lagrange Noktaları dar veya küçük bir alanda değiller, 50 milyon km. genişliğinde bir alana yayılıyorlar. Uydular henüz bu alanın kenarındalar, Eylül/Ekim 2009′da çekim alanın alt sınırına en yakın yerde olacaklar ve çok sayıda gözlem yapılacak.

Bütün bunlar ne ifade ediyor? Elbette ki öncelikle bilimsel bir gelişmeyi hatta büyük bir başarıyı kanıtlıyor. Ama bu kadarla bitmiyor çünkü bu keşif, dünyanın ve insanlığın bilinmeyen geçmişinin anlatıldığına inanılan Sümer ve Babil kökenli Annunaki/Nibiru mitlerini açıkça destekliyor ve sanki söylencelere can veriyor. Bu mitler bizlere Dünyanın yakınında bulunan bilinmeyen bir gezegeni ima ediyorlar. Kendilerine Annunaki denilen dünyadışı canlıların hem o bilinmeyen gezegende, hem de Mars ve Venüs’de yaşadıkları anlatılıyor ve Annunakiler dünyaya da gelip, ilkel insanlarla birleşiyorlar böylece biz ortaya çıkıyoruz yani tanrıların suretinde olan bizler…

Mitlerin devamı Güneş Sistemi’nin bir bölümünde yaşanan tanrılar arasındaki mega savaşları anlatıyor. Diğer birçok mit ve söylencede de bu varsayım anlatılıyor yani Hitit, Maya, Aztek. Eski Yunan ve Kelt gibi…Sümer kökenli Marduk mitinde tanrı Marduk’un intikamı uzun uzun anlatılıyor, bilindiği gibi yazar Zacharia Sitchin’in sayesinde Marduk son yıllarda da kıyametin simgesi haline geldi. Ama şu anda önemli olan Stereo uydularının keşfettiği olası gezegen kalıntısının mitlerde parçalanan Tiamat olabileceği, sadece bu doğrulanırsa geçmişimiz artık çok farklı yorumlanabilir. Özetle ne Darwin kalır, ne de diğer Yaradılış inançları…

Bu arada 2012 olayı her geçen gün daha çok ilgi çekiyor ve gelişmeler birbirini izliyor. Acaba gerçekten 2012′de birşey olacak mı? NASA Mart 2009 sonlarında yaptığı bir açıklamada şimdiye kadar düşünülmeyen, farklı bir felaketten söz ediyordu. Raporda ne küresel ısınma, ne depremler, ne süper-volkan, ne göktaşı çarpması vardı, Güneş’te meydana gelmesi beklenen büyük bir fırtınadan söz ediliyordu. Güneş yüzeyinde meydana gelen büyük fırtınalarla ortaya çıkan plazma toplarının Dünya’daki enerji şebekelerini çökerterek insanlığı mutlak bir çöküşe sürükleyebileceği uyarısı yapılıyordu. Raporu NASA ile Amerikan Ulusal Bilimler Akademisi ortaklaşa hazırlamışlardı. Güneş’te meydana gelen enerji patlamalarının bugüne kadar Dünya’daki enerji ve iletişim hatlarında görece kısa süreli ve küçük çaplı hasarlara yolaçtığı, ancak büyük çaplı bir patlamanın Dünya’nın manyetik alanına muazzam bir hasar verebileceği belirtiliyordu Bahsi geçen patlamalardan bugüne kadar kayıtlara geçen tek örneğin 1859′da yaşanan “Carrington Olayı” olduğunu belirten uzmanlar, benzer bir patlamanın tüm dünyada on yıllarca onarılamayacak tahribata yol açabileceğini söylüyordu. Güneş yüzeyindeki olası bir büyük patlamanın, Dünya’da saatler içerisinde tüm enerji hatlarını eriterek kullanılamaz hale getirebileceği, bunun sonucunda da altyapının çökeceği ve insanlığın Taş Devri’ne dönüş yaşayacağı de öngörülüyordu. Ve NASA’nın raporunda böyle bir felaket için olası bir tarih de veriliyordu: 12 Eylül 2012…

Yine mitlere hatta dini kaynaklara göre çok daha öncelerde iki kıyametin yaşandığı ve bunların ateş ve su ile yaşandığı belirtiliyor. Acaba dört element kuramına göre şimdi sıra havada mı yani Ateş-Su-Hava ve Toprak sıralamasına göre çünkü anlaşıldığına göre Güneş’ten gelen tehlike ionosfere yönelik yani havaya. Geçmişe bakılırsa, dört-beş öngörü var; Nostradamus, Tevrat ve Kuran şifreleri, Maya Takvimi, Shipton Ana ve Novelty Kuramı. Nostrdamus çok müphem yani 1999 inancında olduğu gibi açık bir tarih yok yani 2012′den açıkça söz etmiyor fakat bir kıyamet öngörüsü var. Tevrat ve Kuran öngörüleri ise yoruma sınırsız açıklar. Maya Takvimi ile Novelty Kuramı eş değerde, ikisi de farklı yollardan 2012′yi işaret ediyorlar. Shipton Ana ise açıkça sonumuzu anlatmış. Ama bütün bunlar inançlarla ilgili oysa şimdi ortaya NASA çıktı ve NASA pozitif bilimin ta kendisi ve şimdi bizi uyarıyor…

Ne oluyor sizce? İster misiniz gerçekten kıyamet kopsun, en azından tüm iletişimin çökmesi bile yeterli, bir anda taş devrine dönebilir ve kesin birbirimizi yeriz. Eh, bu da bir yöntem, hep tufan olacak ya da yerler yarılacak değil ya?

Öte yandan sadece her sabah medya haberlerine bakmamız dahi, bir kıyametin olması gerektiğini kanıtlamıyor mu? Üstteki saçma denilen kehanetlerden çok daha öte saçma ve korkunç gerekçelerle neler yapmıyoruz ki… Yaş, cinsiyet demeden 45 kişiyi öldüren yaratıklar, onları töredir, gelenektir diye mazur göstermeye çalışan zeka özürlüler, genç kızların kafasını kesen sapıklar, para ya da inanç gibi şuursuz gerekçelerle birbirlerini kitle halinde öldüren gözü dönmüşler ve daha niceleri…

Bütün bunlar normal mi? Ama şunu sorabiliriz, biz zaten bu değil miyiz? Tüm geçmişimiz katliamlarla, kanla, nefretle dolu değil mi? Öyleyse ne diyebiliriz ki? Biz zaten buyuz yani defolu bir canlı türü…

Ve bunu gözleyen, izleyen ve yargılayan varsa veya varsalar belli ki en doğru kararı verecekler, hatta verdiler…

Nasa Theia Efsanesi haberi için science.nasa.gov/headlines/y2009/09apr_theia.htm-





Yazarlar

  •  Arif BasturkArif Baştürk
  •  Seda Kubra Küçükaslan Seda Kübra Küçükaslan
  •  Ece Bostancı Ece Bostancı

En Son Yorumlayanlar

  • sevkat: tamamen hayel ürünü kardeş bu dünyada geçirdiğimiz zamanı iyi değerlendirip merak ettiğimiz...
  • sevkat: Bu konu bilgelik gerektirir .Anlayabilen ,canavara ait sayıyı hesaplasın.Çünkü sayı bir insanı...
  • sevkat: muhammet kardeş sen buradan önce annen ve babanla tartıştınmı adını niye muhammed koymuşlar...
  • dogukan: slm,bu tartismay yeni gordum, ve enteresan buldum.. arkadaslar, sunu iyi bilmek lazimki bazi seyler normal...
  • Murat: şimdi arkadaslar hadi dedik bizim dinimizde gaybı sadece Allah bilir,,, Bazıları da dediki Muhammed...
  • muhammed: Din cehalettir. Okumadan bilmeden ahkam kesmeyin. Mısırın ölüler kitabı, eski ahit, yeni ahit, incil,...