Dünyamıza Kozmik Işın Yağıyor

Kozmik ışınlar Dünya üzerinde elde edilemeyecek kadar yüksek enerjili ve yüklü,helyum veya proton çekirdeğine benzeyen az miktarda foton ve elektron karışımından oluşan,ışık hızına yakın hareket eden atomaltı parçacıklardır.Uzayda nasıl oluştuğu ve kaynağının ne olduğu günümüzde hala anlaşılamamıştır. Uzayın her yönünden Dünyamıza yağabilen kozmik ışınlar çoğu zaman yeryüzüne kadar inebilmektedir.Ancak dünyamızın manyetik alanından dolayı enerjilerini yitirmekte ve insanlara hasar vermemektedirler.

Son yıllarda ise Dünyamızın maruz kaldığı kozmik ışın yağmurları epeyce artmış,bu da bilim çevrelerini endişeye sevketmiştir.Durumu Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi NASA da “Keşif” başlığıyla duyurduğu haberde,Dünyamızın güneş sistemi dışında kaynağı belirlenemeyen bir yerden gelen kozmik ışınların bombardımanı altında bulunduğunu ifade etmiştir.
kozmik bombardiman Dünyamıza Kozmik Işın Yağıyor
Nasa bilim adamlarında heyecan yaratan yüksek enerjili yoğun elektron bombardımanının daha öncekilerden farkı ise güneş sistemi dışında farklı bir kaynaktan geldiğinin gözlenmesi ve bu kaynağın ne olduğunun saptanamaması.Louisiana Üniversitesi Öğretim üyesi Prof. Dr. John Wefel ise böyle birşeyin ilk kez görüldüğünü, ışınların kara delikten gelme ihtimali üzerinde durulduğunu ve

bunun büyük bir keşif olduğunu vurguluyor.Güneşten gelen kozmik ışınlar genelde atmosferde sapmaya uğrarken,bu ışınların ise nasıl bir etki göstereceği henüz tam olarak bilinmiyor.

2012 Söylentilerini her fırsatta reddeden NASA’nın bu ışınlar hakkında yaptığı son incelemeleri bilmiyoruz ancak, NASA kozmik ışınların yüksek enerjili bir şekilde yeryüzüne ulaşması sonucunda  insanınkozmik isin enerjisi 300x247 Dünyamıza Kozmik Işın Yağıyor genetik yapısı DNA ya etki edebileceği,hücre yapısına ciddi değişiklikler ve bozulmalar doğurabileceği,elektrik,elektronik sitemlere hasarlar verebileceğini belirtiyor.

2012 ye yaklaşık iki yıl kadar bir sürenin kaldığı şu günlerdeFoton kuşağı ve etkilerini hatırlarsak,insan DNA ‘sında oluşacağı söylenen değişme ve gelişmeler,2 sarmallı DNA dan 12 sarmallı DNA ya yükseliş,insan hücrelerinin büyüyüp şişmesi, elektriksiz ve karanlık günler vs..ortak noktalar olarak göze çarpıyor ve aceba kozmik ışınlarla foton kuşağını ve 2012 yi ilişkilendirebilirmiyiz diye düşünmeden edemiyoruz.

Tabi bizim düşünce ve yorumlarımız bi yana işin uzmanları önümüze nasıl bir tablo koyacak şuan için onu beklemek zorundayız.


21 Aralık 2012 ve Foton Kuşağı Yorumsal Analiz

Foton kuşağı dediğimiz olayın bilimsel olarak varlığı tam olarak açıklanamasa da, ne olduğu tam olarak bilinemese de; kamuoyu konu hakkında oldukça meraklı. Aslında ‘bir şeyler olacak’ diyenlere ‘felaket tellalı’ ya da ‘nerden biliyorsun, Allah’tan başkası bilemez’ deniliyor. Konuyla ilgilenmeyen ya da bilgi sahibi olmayanlara ise ‘gamsız’ sıfatı yakıştırılıyor. Kimse tam olarak ne olacağını bilmiyor. Ya da bir şeyler olup olmayacağını. Şimdiye kadar elimizdeki resmi kaynaklı veriler de bile net bir açıklama yok. Olayın başlangıç noktası ya da insanların neden bu fikre kapıldığını merak edenler için söyleyelim. İlk çıkış noktası maya kehanetleri. Bunları takiben yazılmış kıyamet senaryoları ve milyon dolarlık bütçelerle hazırlanan Hollywood filmleri, insanları merak ve korkuya sürüklüyor. Nerden geldiği belli olmayan, resmi dayanağı olmayan haberler kulaktan kulağa yayılıyor. Ve her seferinde üzerine bir şeyler eklenip içinden bir şeyler çıkarılarak…

Kimin ya da hangi kurumun resmi bir açıklama yapacağını bilmiyoruz. NASA’nın (ki bu kurum; şuan

fotonkusagi 21.12.2012 300x210 21 Aralık 2012 ve Foton Kuşağı Yorumsal Analizdünyadaki en bilinen ve en etkin bilimsel uzay araştırmaları yapan kurum) yaptığı açıklamalar şimdiye kadar pek tatmin edici olmadı. Yapılan bu açıklamaların İnsanların korku ve ya paniğe kapılmasını engellemek için söylenen yalanlar mı olduğunu, konu hakkında bilgilerinin dâhilinde herhangi bir gelişme olmadığı için mi, yoksa gerçekten de dünyamızı yakın gelecekte bu tür bir sorunun beklemediği için mi söylenen sözler olup olmadığını görmek için insanların biraz daha beklemesi gerekiyor.

21 Aralık 2012; şuanda tüm insanların en çok merak ettiği, bir o kadar da çekindiği bir tarih. O günden önce bir şeylerin daha da belirginleşeceği kesin ancak bunun ne zaman olacağını bilemiyoruz. Elimizde bulunan en son ve tek resmi bilgi bize NOAA tarafından verildi. NOAA, NASA kadar kadar popüler olmasa da okyanus ve uzay araştırmaları yapan resmi bir kuruluş. Kendilerine gönderdiğimiz maillerde bize gayet açık cevaplar verdiler. Sorduğumuz sorular ve aldığımız cevaplara http://www.fotonkusagi.net/bilimsel-bakisla-2012/fotonkusagi-net-sordu-noaa-cevapladi.html adresinden ulaşabilirsiniz…

Gerçekleşen ve gerçekleşmesi kesin bazı olayların bu teoriyi desteklediğini göz önüne alırsak, bir şeyler olacağı ihtimali, hiçbir şey olmayacakmış gibi düşünmemizi engelliyor. Kadercilikten uzaklaşıp bilimsel bir gözle 21 aralik 2012 21 Aralık 2012 ve Foton Kuşağı Yorumsal Analizdeğerlendirme yaptığımızda, belirli periyotlarla güneşte meydana gelen fırtınalar, bir sonraki fırtınanın daha öncekilerden güçlü olacağını gösteriyor. 400 yıldır biriken bir solar enerjinin açığa çıkması sonucu daha önceki 10-11 yılda bir gerçekleşen fırtınalardan çok daha güçlü bir fırtına beklendiği söylenebilir. Bu fırtınanın ise 2012 yılında gerçekleşmesi bekleniyor. Bu fırtınalar yüzünden dünyanın manyetik alanının etkilenmesi söz konusu olabilir. Böyle bir durum gerçekleşir ve aşırı şekilde devam ederse; enerji kesintileri ve pusulaların ters yönü göstermesi gibi sorunlarla karşılaşılabilir. Bu açıklamalar ise tamamen bilimsel.

manyetik- alan-2012Aslında bu konu ile ilgili her şey ‘eğer şöyle olursa böyle olur’a dayanıyor. Eğer güneş fırtınaları olursa manyetik alanda değişiklikler meydana gelebilir. Böyle bir değişimde enerji durumunda sorunlar yaşanabilir. Olayın ilginç yanı ise yüzyıllar öncesinde yaşamış Maya Uygarlığı’nın, dünyada 2012 yılında bir şeyler olacağına dikkati çekmesi. Herkesin merak edipte çözemediği soru; yüzyıllar öncesinde yaşamış bir toplumun nasıl oluyor da böylesine ilginç bir kehanette bulunabiliyor. Hem de yaklaşık olarak bir tarih değil, gün, ay ve yıl belirterek net ve kesin bir tarih veriyorlar. Bu tarih 21.12.2012.

Şimdilik beklemekten ve yapılacak resmi açıklamaları dinlemekten başka bir çaremiz yok. Belki de bir şeyler olacak gibi düşünerek en basitinden bazı tedbirler almaya başlayabiliriz. Kim bilebilir ki beklide ikinci bir Nuh tufanı yaşanacak. Ya da kim bilebilir ki hiçbir şey olmadan dünyamız güvenli bir şekilde güneşin etrafında dönmeye devam edecek.
O yüzden hep birlikte kimseyi ciddiye almadan ve herşeyi ciddiye alarak bekleyeceğiz…


Yazar : Arif Baştürk




Yazarlar

  •  Arif BasturkArif Baştürk
  •  Seda Kubra Küçükaslan Seda Kübra Küçükaslan
  •  Ece Bostancı Ece Bostancı

En Son Yorumlayanlar

  • HİKMET KARA: hepsi yalan bunların
  • reis: sevgili mahmut efendi, ramazanın eksik bilgileri olabilir, ama olayın başka bir yönüne bakmaya çalışıyor, senin...
  • eda: bu ne ya bence başka sayfa açın
  • ??????: bişey anlamaadımki
  • Mucahittan: Bakin arkadaslar, Nasanin cok mantiksiz cevap verdigi gozlerinizin onunde.. Herseyi ALLAH BİLİR.FAKAT...
  • mehmet ali: dünyanın sonu 19.02.2012 saat 09.00