Yeni Bir Dünya Keşfedildi – ESA
Yeni Bir Dünya keşfedildi başlığı ne kadar uygun bilmiyorum ama, Avrupa uzay ajansı (ESA) kamuoyunu bu şekilde bilgilendirmiş. Bir çoğumuz Dünyamız dışında farklı dünyaların, galaksilerin olabileceğine inanmasken yine bir çoğumuzda böyle oluşumların var olabileceği üzerinde duruyoruz. Daha önce Nasa Dünyamızdan yüzlerce ışık yılı uzakta, Güneş sistemimize benzer bir galaksinin var olabileceği ihtimalini açıklamıştı. Bu seferde Avrupa uzay ajansı çektiği fotoğraflardan Yeni bir dünya keşfedildi diyor. ESA Rosetta uzay mekiği Dev göktaşı
Lutetia’nın 400′den fazla görüntüsünü almayı başararak, “yeni bir dünya” keşfetti. ESA’nın Almanya’nın Darmstadt kentindeki uzay operasyonları merkezinin yetkilisi Holger Sierks, uzay aracının Osiris adlı kamerasıyla dün 100 kilometreyi aşkın çapı bulunan dev göktaşı Lutetia’nın krater ve birçok ayrıntısını gösteren harika görüntüler elde edebildiğini belirterek, “Rosetta bilim adamlarını yıllarca meşgul edecek yeni bir dünya keşfetti” dedi.Rosetta’nın hatasız bir yol izleyerek çok başarılı bir görev yerine getirdiğini söyleyen Sierks, “Eskiden uzaktaki bir yabancı olan göktaşı şimdi yakın bir dost oldu” diye konuştu. Avrupa sondası Rosetta, dün TSİ 19.10′da Mars ve Jüpiter’in yörüngeleri arasında bulunan ve güneş sisteminin geçmişi konusunda önemli ipuçları sağlayabilecek Lutetia’nın yaklaşık 3 bin km uzağından, daha sonra da 6 km uzunluğundaki daha küçük göktaşı Steins’a 800 mesafeden geçti.
Dünyadan 450 milyon km uzakta bulunan ve gönderdiği veri sinyallerinin ulaşması 25 dakika süren Rosetta, saatte 55 bin km hızla yanından geçtiği göktaşının bileşenlerini tespit edebilmek için çevresinde gaz veya toz ya da manyetik alana sahip bulunup bulunmadığını ölçtü. 2 Mart 2004′te uzaya gönderilen Rosetta, Güneş çevresindeki seyahatinde şimdiye dek yaklaşık 5 milyar km yol katetti ve hızını artırmak, aynı zamanda rotasını değiştirmek için üç kez Dünya’nın (Mart 2005, Kasım 2007 ve Aralık 2009) ve bir kez de Şubat 2007′de Mars’ın yakınından geçerek gezegenlerin çekim gücünü kullandı. Bu kozmik bilardonun son etabında, Rosetta uzay aracı, 2014′te Dünya’ya 675 milyon km uzaktaki 67/P Churyumov-Gerasimenko kuyruklu yıldızına toplam 6,5 milyar km yol katettikten sonra yaklaşacak.
Gök cisminin yörüngesine girerek yan yana hareket edecek ve ayrıntılı görüntülerini Dünya’ya geçecek Rosetta, daha sonra kuyruklu yıldızın yüzeyine kimyasal analiz yapması için buzdolabı büyüklüğünde bir robotu Kasım 2014′te indirecek. Kuyruklu yıldızın yörüngesine girerek, Philae modülünü bırakması planlanan Rosetta’nın Amerikalıların kullanımına tahsis edilmesi öngörülüyor. Oluşumlarından bu yana çok az kimyasal değişikliğe uğrayan kuyruklu yıldızların keşfi, Güneş Sistemi ve evrenin gerçeklerinin anlaşılması açısından önemli bulunuyor.
Uzay aracının asıl hedefi olan Wirtanen kuyruklu yıldızı ise çoktan Güneş Sistemi’nin dışına çıkmış bulunuyor. Yaklaşık bir milyar avroya mal olan Rosetta uzay mekiği Avrupa’nın uzay çalışmalarının amiral gemisi niteliği taşıyor. Uzmanlar, kuyruklu yıldıza inen aracın ayaklarının çok sağlam olması gerektiğini belirterek, inişin yıldızın seyir yönünün tersine olması nedeniyle bu operasyonun zorluğuna dikkat çekiyor.
Kuyruklu yıldız projesine ve ilk kez bir kuyruklu yıldıza iniş yapacak uzay aracına, 1799′da Mısır’ın Reşit (Rosetta) kenti civarında bulunan, üzerinde Yunanca ve hiyeroglif yazılar ve hiyeroglifin çözülmesini sağlayan bazalt tabletten ”Rosetta” adını veren bilim adamları, hedef olarak ilk başta, Dünya’yı sık sık ziyaret eden Wirtanen kuyruklu yıldızını seçmişlerdi.
Betelguese Yıldızı 2. Güneş mi olacak?
Bilim dünyası evrendeki dev yıldız olarak nitelediği betelguese isimli yıldızın ani şekil değişikliklerini merakla izliyor. Dev Betelguese yıldızındaki çok hızlı şekil değişikliklerinin bir süpernova patlamasına işaret olabileceği fikrind ebirleşen bilim adamları, böyle bir patlama sonucunda evrende 2. bir güneş oluşacağını ve güneşin ışık enerjisine yakın bir enerjiyle aydınlanacağımız vurguluyorlar.
Rus Uzay Ajansı Roskosmos bilim adamları internet sitesinde yer verdikleri değerlendirmede, Hawaii’deki Mauna Kea yanardağının zirvesinde bulunan Keck Teleskobu vasıtasıyla ulaşılan betelguese verilerini açıkladılar, Bilim adamlarına göre Betelgeuse’nin son 16 yılda kutuplarından basılarak daha önce sahip olduğu yuvarlak şeklini hızla kaybettiğinin gözlendiğini aktarıldı. Dev yıldızda meydana gelen bu değişikliklerin; aylar hatta haftalar içerisinde Betelgeuse’nin süpernova’ya dönüşeceğinin işareti olabileceğini öne sürüyorlar.
Bazı bilimadamları, meydana gelecek supernova patlamalarında yayılacak ışığın şiddetinin Ay’ın yansıttığı ışığa eşdeğer olacağını söylerken; kimi bilimadamları ise patlamanın çok daha parlak olacağını iddia ederek, Dünya’nın kısa süreliğine de olsa adeta 2 güneşie sahip olacağını savunuyor. Patlamanın Dünya için tehlikeli olmadığını vurgulayan gök bilimciler patlama sonrasında oluşan zararlı parçacık dalgalarının yüzlerce yıl sonrasında yeryüzüne ulaşacağını belirtiyorlar.
GECELER BEYAZA BÜRÜNECEK
Süpernova patlamasının 5-6 hafta süreceğini belirten bilimadamları, patlama sırasında yayınlanacak yüksek ışık enerjisinden dolayı dünyamızın bazı bölgelerinde insanların bem beyaz gecelere tanıklık edeceğini, bazı bölgelerde ise gündüz aydınlık saat süresinin 2-3 saat uzayacağını vurguluyorlar.
Patlamanın ardından ise dev Betelgeuse yıldızı tamamen sönecek ve insanlara bulutsu (Nebula) şeklinde dünyadan görünebilecek.
YENGEÇ YILDIZI İKİ YIL PARLAMIŞTI
Benzer bir olay 1054 yılındada Çin ve Arap astronomlar tarafından kayıtlara alınmıştır. Yine birir süpernova neticesinde oluşan Crab Nebula olarak adlandırılanYengeç Bulutsusu, uzaklığı 6000 ışık yılı olmasına rağmen haftalarca Venüs gezegeninden daha parlak olarak görünmüş ve yaklaşık iki yıl boyunca da çıplak gözle izlenecek parlaklıkta bulunmuştur.
Rosmoskos bilim adamlarının betelguese hakkında yaptığı değerlendirmeler, foton kuşağı teorisindeki aydınlık gecelerle gösterdiği benzerlik ise bir tesadüf mü bilinmez…
2012 Yorumsal…
Herkes bir şekilde de olsa 2012 yılında veya 2012 yılına kadar olumsuz olayların yaşanacağını biliyor..Ne kadar ”Hadi canım sen de” dese de bazıları,”Balık Baştan Kokar” misali, yaşadıklarımızın ve yaşananların bizi hiç de mutlu bir sona götürmediğini biliyoruz içten içe…Bir Kıyamet’in içindeyiz aslında.Kıyamet bir felaket değil,aksine bilinçlenmek demektir.İnsanlığın bilinçlenmesi demektir.Şuurların ayağa kalkmasıdır tam karşılığı.
İnsan bilincinin ayaklanabilmesi için iyiyle kötünün çarpışması gerekmektedir..İyinin kötülüğe bakıp bütün de oynayan rolünü kabul etmesi,kötünün ise iyiliğe bakıp bir yol bulması için…Tarihin belirttiği sona bu kadar odaklanmadan sürece odaklanmak yaraları iyileştirecektir.İnsanın dönüp kendisine bakması ‘’süreci” oluşturacaktır.Yaşadığı her an ve karşılaştığı tüm olaylarda kendi içine dönüp soru sorması,herkesi ve herşeyi vicdanından geçirmesi sürecin sancısını azaltacaktır. 2012 veya sonrasında yaşanacak her ne var ise bu ‘’süreç”tir bize şeytanın bacağını kırdırtacak olan.İnsanı İnsan yapan en önemli özellik SEVGİ dir ya hani..kuyrukta beklerken,sınavda çözerken,arabada giderken,komşuya kızarken,paylaşırken,paylaşmazken…vs,dönüp kendi içimize bakabilmek ve kendimize şu soruyu sormak bize yol aldıracak ve bu dünyaya gelmemizin asıl nedenini anlamamızı sağlayacaktır:”BENİM NİYETİM NEDİR? SEVGİ MİDİR?BEN BU DAVRANIŞI YAPARKEN SEVGİYLE Mİ HAREKET EDİYORUM?GERÇEK DUYGUM NEDİR?”Aldığınız cevaplarla Bir süre sonra gerçek sizle karşılaşacaksınız.Dışarda ki bir kimseyi suçlayamayacak ama Kendinizi de suçlamayacaksınız..
Duygularını analiz ederken kendi gerçekleri ile yüzleşmekten kormayan insanlar haline geleceksiniz.. işte dünyamızı değiştirecek gerçek insan davranışı budur.Çünkü bir süre sonra kendisiyle barışık olmanın bir şekilde yolunu bulmuş olacaktır.İnsanlık bir süreçten geçmekte..Çok ama çok zor bir süreçtir bu..Bu süreci herkes dışarda arıyor.Oysa bu süreç içerde gerçekleşmektedir..2012 yılı ve sonrasında bu kadar sıkıntının içinden çiçek açmış olarak çıkmak için içimizde ki kurtlardan kurtulmak hatta onları bile olabildiğince kabul etmek gerek..iç dünyası dışarda ki dünyadan çok daha karmaşık olan insanın, kabuk değiştirmesinin sancılarıdır bunlar…HERKESE RASTGELE….
HÜLYA BAYGIN
21.12.2012′ye 2 Kala Dünyada ki Değişimler
Maya takviminin 21.12.2012 tarihini eski dünyanın son günü, 6. Güneş çağının başlangıcı olarak belirtmesine 2 yıl yakın bir süre kaldı. Günler geçtikçe dünyadaki değişimleri de yakından farkedebiliyoruz. Hep böylemiydi dünyamız diye sorduğumuzda açık bir değişimin gözlendiği muhakkak. Tabiki bunda yaşanan doğa olayları ilk sırayı çekerken, siyasi anlaşmazlıklar ve devletler arası polemikler de önemli yer tutuyor.
İlk olarak izlanda daki “Eyjafjallajoekull” buzulunun altında bulunan yanardağın 190 yıl sonra faaliyete geçmesi ve sık sık lav püskürtmesi, bunun sonucunda oluşan kara bulutlar birçoğumuzun ilk kez gördüğü, duyduğu bir durum belkide. İzlanda yanardağının bu kara bulutlarının hem insanlara, hem hava yolu şirketlerine hemde ülke ekonomilerine açtığı yaralar ve verdiği sıkıntılarda, basit gibi görünen bir sıkıntının boyutu biraz arttığında durumun nelere mal olabileceğini en güzel şekilde örneklendiriyor. Evlerinden tahliye olmak zorunda olan binlerce kişi de cabası tabi. İzlanda Üniversitesi Doğa Bilimleri Enstitüsü’nün incelemelerine göre İzlandanın 5. büyük buzulunun altında bulunan yanardağ faaliyetlerini sürdürmeye devam etmesi, buzulların hızla erimesi ve büyük bir sel tehlikesinin ortaya çıkması demek. Yine yanardağ faaliyetlerinin bölgedeki en büyük volkanik dağ olan Katla Yanardağını da faaliyete geçirmesinin bilançosunun ise ağır olacağı belirtiliyor.
Çin de değişimlerden nasibini alanlardan. Hemen yanı başındaki komşuları aşırı yağmurlar, seller ile boğuşurken Çin
son 60 yılın en kurak yılını yaşıyor. Meteoroloji yetkilileri ise kötümser; kısa ve orta vadede kuraklığın geçeceğine dair bir işaret olmadığını ifade ediyor. Yetkililer kuraklığın ekonomiye zararının yaklaşık 3 milyar dolar olduğunu tahmin ediyor. Kuraklıktan etkilenen 20 milyondan fazla Çinli’nin içme suyuna erişim konusunda zorluklar yaşadığı da kaydediliyor. Beş aydır süren kuraklığın özellikle Guangxi özerk bölgesinde ve Sichuan eyaletinde hayatı son derece olumsuz etkilediği belirtiliyor.
Diğer yandan Dünyada meydana gelen siyasi gelişmeler ise çok büyük sorunlara yol açabilecek cinsten. Gazze’ye yardım amaçlı yola çıkan Türk gemisi Mavi Marmaraya İsrail askerlerinin baskını, Ülkemizin ve İsrailin başrollerini çektiği bir durum ortaya çıkardı. Savaş senaryolarının sık sık telafuz edildiği bu dönemde Baba Vanga Aklımıza geliyor. Temennimiz ise birşeylerin büyümeden hukuki yollardan tatlıya bağlanması.


Arif Baştürk
Seda Kübra Küçükaslan